Avukata Sor

Av. Aydın Aytuğ Hukuk Bürosu’nun Avukata Sor sayfası üzerinden hukuki sorularınızı bize iletebilir, İzmir’de sunduğumuz avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi alabilirsiniz. Uyuşmazlıklar, dava süreçleri ve hukuki haklarınız konusunda profesyonel destek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sorunuzu Sorun

Hukuki sorunuzu aşağıdaki formu doldurarak bize iletin. En kısa sürede uzman avukatımız cevaplasın.

Kişisel verileriniz 6698 sayılı KVKK kapsamında korunmaktadır.

Sorulan Sorular

126 soru bulundu

Ö
Özge V.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Psikiyatrik rahatsızlığım var (depresyon, tedavi görüyorum). Velayet davasında aleyhime olur mu, çocuğu elimden alırlar mı?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Psikiyatrik rahatsızlık yaşamak tek başına velayet kaybetme sebebi değildir. Türk hukuku "çocuğun üstün yararı" ilkesiyle hareket eder ve ebeveynlik kapasitesi üzerinden değerlendirme yapılır. Ciddi, tedavisiz veya ebeveynlik yeteneğini yok edecek düzeydeki rahatsızlıklar velayet kaybına yol açabilir; ancak tedavi altındaki hafif-orta düzeyde rahatsızlıklar kaybettirmez. Mahkemenin değerlendireceği faktörler: Tanınız ne? (depresyon, anksiyete, bipolar, şizofreni vs.); tedavi sürecinde misiniz, düzenli takip yaptırıyor musunuz; hastalığın çocuğa olan etkisi var mı (ihmal, ilgisizlik, tepki vermeme); ilaç tedavisi altında günlük yaşamınızı sürdürebiliyor musunuz; kriz dönemleri çocuğu etkiliyor mu; çevrenizde çocuğa destek olabilecek aile üyeleri var mı. Depresyon ve ebeveynlik: Depresyon yaygın bir hastalık (yetişkinlerin %15-25'i yaşamı boyunca). Tedavi altındaki depresyon, işlevsel ebeveynliği engellemez. Çalışıyor, çocuğunuzla ilgileniyor, günlük yaşam düzenini sürdürebiliyorsanız, tedavi görüyor olmanız aleyhinize değil lehinize sayılır — sorumlu davranıyor olmanız göstergesi. Davada nasıl hazırlanın: Tedavi raporları, doktor görüşü: Psikiyatristinizden "ebeveynlik yeteneğiniz etkilenmiyor, tedavi kontrolünde" şeklinde rapor alın. Bu çok önemlidir. İlaç kullanımınızın sürekliliğini belgeleyin. Çocuğunuzla ilişkinizi gösterecek deliller: Fotoğraflar, tatil, okul etkinlikleri, etkinlik kayıtları. Sizin günlük yaşamınızı gösteren kanıtlar: İş kaydı (çalışıyorsanız), sosyal etkinlikler. Aile desteğiniz: Yakın aile üyelerinin çocuğa yardımcı olabileceği belgelenirse artı puan. Karşı tarafın stratejisi: Eşiniz psikiyatrik durumunuzu büyüterek velayet almaya çalışabilir. Bu durumda: Savunmanızı güçlü tutun, doktor raporları çok önemli, sosyal inceleme raporu tarafınızdan olumlu gelecek şekilde hazırlık yapın, kendinize güvenin ve duruşmada sakin-toparlı görünün. Pedagog raporu çok kritik olur — siz ve çocuğunuz arasındaki sağlıklı bağı gösterir. Önemli uyarı: Eğer gerçekten şu an kriz dönemindeyseniz ve çocuğunuzun güvenliği tehdit altındaysa, geçici olarak bir süre aileinizle yaşamak ve tedaviye odaklanmak mantıklı olabilir. Bu zayıflık değil, sorumluluk gösterir. Mahkemeye "tedavi görüyor ve iyileşmeye odaklanıyorum" tavrıyla çıkmak, çocuğun da sizi tercih etmesini destekler. Kesinlikle avukat desteği alın — bu tür hassas davalarda profesyonel stratejinin değeri çok yüksektir.
A
Atilla B.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Anne velayetindeki çocuğumu yurt dışına kaçırma riski olduğunu düşünüyorum. Nasıl önleyebilirim?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Çocuğun yurt dışına kaçırılması riski, Türk hukukunun en ciddi aile hukuku problemlerinden biridir. Özellikle yabancı uyruklu veya çifte vatandaşlı eşler söz konusu olduğunda risk artar. Önleyici tedbirler: Birinci adım — aile mahkemesinden çocuğa yurt dışı çıkış yasağı: Aile mahkemesine dilekçe verip çocuk için "yurt dışı çıkış yasağı" kararı alabilirsiniz. Bu karar Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'ne iletilir, çocuğun pasaportunda ve sınır kapılarında kayıt oluşturulur. Pasaport süresi dolsa bile yenilenmesi de engellenebilir. Dilekçede somut riski gösterin — karşı ebeveynin yabancı uyruklu olması, yurt dışı iletişimleri, varsa kaçırma tehdidi beyanları. İkinci adım — pasaport iptali: Çocuğun mevcut pasaportunun iptalini talep edebilirsiniz. Mahkeme kararıyla ilgili makamlar pasaportu bloke eder. Yeni pasaport çıkarılması için her iki ebeveynin muvafakati zorunludur (zaten yasal kural). Üçüncü adım — muvafakatname düzenlemenin yasaklanması: "Diğer ebeveyn adına muvafakatname düzenlenmemesi" yönünde noterlere uyarı yazısı gönderilebilir. Dördüncü adım — sınır kapılarında uyarı kaydı: Mahkeme kararıyla Göç İdaresi ve sınır kapılarına (havalimanı, kara sınırı, deniz) uyarı kaydı düşülür. Çocuğun adı sistemde "yurt dışı çıkışı yasak" olarak işaretlenir. Riskli durumlar: Eski eşin yabancı uyruklu olması; çifte vatandaşlık (özellikle Türkiye'nin Lahey Sözleşmesi'ne taraf olmayan ülkelerden birinden vatandaşlığı olması); karşı tarafın ailesinin yurt dışında yaşaması; son dönemde yurt dışı seyahat planları veya mülk alımları. Eğer çocuk zaten kaçırıldıysa: Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi kapsamında iade talebi yapabilirsiniz (Türkiye taraftır). Başvuruyu Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü yapar. Şartlar: Kaçırma son 1 yıl içinde olmalı (1 yıldan fazla olduysa şansınız azalır); gidilen ülke de Lahey Sözleşmesi'ne taraf olmalı (ABD, AB ülkeleri, Suriye ve bazıları hariç). Polis ve INTERPOL yardımı da talep edilebilir. Uyruk farklı veya sözleşme kapsamında olmayan ülkeye kaçırıldıysa, ikili antlaşmalar veya diplomatik yollar gerekir; bu süreç çok uzar (bazen yıllar). Bu nedenle ÖNLEMEK kritiktir. Pratik öneriler: Şüpheniz varsa derhal bir aile hukuku avukatıyla görüşün ve acil mahkeme tedbirleri alın. Çocuğunuzun pasaportunu ve kimliğini sakin bir yerde (size ait yerde) tutun. Karşı tarafla ilgili şüpheli mesajlaşmaları saklayın. Çocuğu kaçırma girişimi tespit ederseniz derhal 155'i arayın.
N
Nurten Ö.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Kocam çocuğu alınca çocuğa zarar verebileceği konusunda haklı şüphem var. Hafta sonu görüşmesini nasıl engelleyebilirim veya sınırlayabilirim?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Çocuğun güvenliği her şeyden önemlidir ve Türk hukuku çocuk güvenliğini korumak için çeşitli araçlar sunar. Hafta sonu kişisel ilişkiyi düzenleme veya askıya alma kararı mahkemeden alınabilir. Kişisel ilişkinin kısıtlanabileceği durumlar: Ebeveyn çocuğa fiziksel veya psikolojik şiddet uygulamış ise; madde veya alkol bağımlılığı varsa; ciddi akıl hastalığı varsa (tedavi altında değil); ceza infazı geçmişi olup tehdit oluşturuyorsa; ebeveynin yeni eşi veya çevresi çocuk için tehlikeli ise; çocuğun uyku, beslenme, hijyen düzeni ciddi biçimde bozulursa; çocuk ebeveyniyle görüşme sonrası sürekli travmatize halde geri dönüyorsa. Başvurabileceğiniz hukuki yollar: Birinci adım — kişisel ilişki düzeninin değiştirilmesi: Mevcut kişisel ilişki düzeni çocuğa uygun değilse, düzenin değiştirilmesini isteyebilirsiniz. Nezaretli görüşme talep edilebilir (bir aile üyesi veya sosyal hizmet uzmanı eşliğinde). Görüşme süresi kısaltılabilir, yatılı olmaktan çıkarılabilir, belirli mekânda (ör. AVM, park) yapılabilir. İkinci adım — kişisel ilişkinin askıya alınması: Ciddi güvenlik tehditleri varsa kişisel ilişkinin tamamen askıya alınmasını isteyebilirsiniz. Geçici tedbir kararıyla hızla karar verilebilir (birkaç gün içinde). Üçüncü adım — pedagog/psikolog raporu: Çocuğun durumunu değerlendirecek uzman raporu talep edin. Rapor çocukla uygun olmayan durum tespit ederse mahkeme önlem alır. Dördüncü adım — 6284 sayılı Kanun koruma tedbirleri: Şiddet, tehdit varsa uzaklaştırma kararıyla çocuğa da yaklaşma yasağı konulabilir. İspat yöntemleri: Çocuğun size gelirken ve dönerken davranışlarındaki değişiklikler — fotoğraflı, tarihli kayıtlar; çocuğun söyledikleri — okulda hangi öğretmene anlatmışsa onun ifadesi; sağlık muayenesi — çocukta fiziksel izler, psikolojik rapor; tanık ifadesi — aile üyeleri, okul personeli, arkadaşlar; eski eşinizin davranışlarını gösteren yazışma ve kayıtlar. Çocuğun ifadesi kritik — pedagog eşliğinde, gizli bir odada çocuk kendi deneyimini anlatır. Çocuk bilinçli veya bilinçsiz olarak hangi ortamın güvensiz hissettirdiğini belli eder. Önemli uyarılar: Sadece "şüpheliyim" demek yeterli değil; somut olay ve delil gerekli. Aksi halde mahkeme sizi "kişisel ilişkiyi kötü niyetle engelleyen ebeveyn" olarak görebilir — bu kendi velayet durumunuzu bile tehlikeye atar. Şüpheleriniz güçlü ama belirsiz ise önce pedagog değerlendirmesi isteyin, sonra somut adımlara geçin. Acil tehdit varsa (şiddet, tehdit, madde kullanımı) derhal polisi arayın ve mahkemeye başvurun. Çocuk güvenliği tartışmasızdır; ancak süreci hukuki ve belgeli yürütmek sizi ve çocuğu korur.
S
Sema I.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Çocuğumun velayeti bende ve ben yeniden evlendim. Yeni eşim çocuğu evlat edinmek istiyor. Eski eşim izin vermezse ne olur?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Yeni eşin çocuğu evlat edinmesi, Türk hukukunda "tek taraflı evlat edinme" (eş evlat edinmesi) olarak adlandırılır ve belirli koşulları gerektirir. Temel kural: TMK m. 306 uyarınca küçüğün evlat edinilmesinde ana ve baba olmak üzere her ikisinin de rızası şarttır. Sizin durumunuzda eski eşiniz (biyolojik baba), rızasını vermezse evlat edinme kural olarak mümkün değildir. Rıza aranmayan istisnai durumlar (TMK m. 311): Anne veya babanın kim olduğu bilinmiyorsa; baba uzun süre belli olmayan bir adresteyse; baba ayırt etme gücünden sürekli yoksun ise (akıl hastalığı); baba küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmemişse (uzun süreli ilgisizlik, nafaka ödememe, ziyaret etmeme). Bu son sebep önemli: Eski eşiniz çocuğa uzun zamandır ilgi göstermiyor, nafakasını ödemiyor, kişisel ilişkiyi kullanmıyor, çocukla iletişim kurmuyorsa — mahkeme rızasının aranmamasına karar verebilir. Hangi durumda rızasız evlat edinme mümkündür: Baba çocuğun tüm ihtiyaçlarını ihmal etmiş olmalı (uzun yıllar — genelde 3-5 yıl); babanın ilgisiz olmasının makul sebebi bulunmamalı; biyolojik babanın "baba" olarak varlığı sadece isimden ibaret olmalı. Dava süreci: Aile mahkemesinde evlat edinme davası açılır. Babanın rızası yoksa "rızasının aranmamasına" dair karar da talep edilir. Sosyal inceleme raporu alınır (çocuğun mevcut durumu, yeni eşle ilişkisi, biyolojik babayla ilişkisinin durumu). Pedagog görüşmesi yapılır. Çocuk 12 yaş üstü ise çocuğun rızası da aranır (TMK m. 308). 15 yaş üstü çocuk kendi rızasına bağlı. Evlat edinmenin sonuçları: Çocukla evlat edinen arasında soybağı kurulur (anne-baba gibi ilişki oluşur); çocuk evlat edinenin soyadını alır; miras hakkı doğar; biyolojik babayla soybağı kalkmaz ama pratik tüm ebeveynlik yeni eşe geçer; biyolojik babaya nafaka yükümlülüğü sona erer. Dikkat edilecek hususlar: Biyolojik baba ilgili ve ilişkisi varsa, evlat edinme neredeyse imkansız. Çocuk yaşça büyükse ve babasıyla ilişkisi varsa, baba rızasını veren tek ebeveyn değildir — çocuk da düşünülür. Evlat edinme öncesi yeni eş ile çocuk arasında fiili bir ilişki kurulmuş olması gerekir (en az 1 yıllık süre — TMK m. 305). Pratik öneri: Eski eşinizin ilgisi varsa ve itiraz ediyorsa, evlat edinme çok zor. Sadece soyadı değişikliği istiyorsanız (bkz. başka bir soru yanıtı) daha uygun olabilir. Bu süreci bir aile hukuku avukatıyla değerlendirmeniz şart.
C
Cem E.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Eski eşim çocuğa nafakayı zamanında ödemiyor, 6 aydır biriken borç var. Ne yapabilirim?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Nafaka borcu, Türk hukukunda imtiyazlı alacak kategorisindedir ve tahsili için güçlü yasal araçlar mevcuttur. 6 aylık birikme birçok yaptırımın kullanılabileceği ciddi bir sürece karşılık gelir. Birinci adım — icra takibi: İcra dairesine başvurarak nafaka takibi başlatırsınız. Mahkeme kararı ilamlı takip için yeterlidir; kararı ibraz edip "gelen aylara ait birikmiş + yasal faiz ile birlikte" borç tahsili talep edilir. Eski eşinize ödeme emri gider — 7 gün içinde ödeme yapmazsa haciz işlemleri başlar. İkinci adım — maaş haczi: İİK m. 83 uyarınca borçlunun maaşından 1/4 oranında haciz konulabilir; nafaka için bu sınır bazen daha yüksek uygulanabilir (temel geçim şartıyla). Eski eşinizin işyerine haciz ihbarnamesi gönderilir ve maaşından kesinti yapılarak size ödenir. Bu her ay düzenli tahsilat sağlar. Üçüncü adım — mal varlığına haciz: Eski eşinizin banka hesaplarına, arabasına, gayrimenkullerine haciz koyabilirsiniz. Banka hesaplarındaki para blokeye alınır ve size ödenir. Araç satışa çıkabilir. Dördüncü adım — disiplin hapsi (tazyik hapsi): İİK m. 344 uyarınca nafaka borcunun 3 aydan fazla ödenmemesi halinde disiplin hapsi talep edebilirsiniz. Sulh ceza hakimliğine başvurulur, 3 aya kadar disiplin hapsi verilebilir. Hapis ceza değil, borcu ödemeye zorlayıcı etkilidir. Borç ödendiğinde hapis biter; ödenmezse hapis tamamlanır. Beşinci adım — emekli maaşı ise: Emekli maaşından da nafaka haczi yapılabilir (İİK m. 83 istisnası). SGK'ya başvurarak maaştan direkt kesinti sağlanabilir. Altıncı adım — yurt dışı çıkış yasağı: Nafaka borcundan dolayı İİK m. 36 çerçevesinde yurt dışı çıkış yasağı talep edilebilir. Kendiniz yapabileceğiniz işlemler: Nafaka ödeme borcunu kaydedin — hangi ay ne kadar birikti; her ödememe tutanak tutun; eski eşle yazışmaları saklayın (mesaj, e-posta); icra takibi başlatmak için bir avukatla görüşün (adli yardım da alabilirsiniz). Önemli bilgiler: Nafaka alacakları imtiyazlı alacaktır — diğer borçlardan önce tahsil edilir. Geriye dönük 10 yıllık birikmiş nafaka istenebilir (zamanaşımı). Eski eşiniz iflas etse bile nafaka sona ermez. Pratik öneri: Borç biriktikçe değerini kaybediyor; en kısa sürede icra takibi başlatın. Kendi başınıza uğraşmak yerine bir avukat veya adli yardım süreci size kolaylaştırır. Nafaka çocuğunuzun hakkıdır — bu hakkı savunmaktan geri durmayın.
D
Dilara K.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Boşandıktan sonra çocuğu göstermemenin cezası nedir? Eski eşim çocuğumu saklıyor, ben görmüyorum.

AA
Av. Aydın Aytuğ
Çocuğu göstermemenin hem hukuki hem de cezai yaptırımları vardır. TMK m. 182, kişisel ilişki hakkının sadece velayet dışı ebeveynin değil, çocuğun da bir hakkı olduğunu düzenler. Bu hakkın ihlali çeşitli yaptırımlara yol açar. Ceza yönünden: TCK m. 234 "Çocuğun teslim yükümlülüğüne aykırılık" suçunu düzenler. Mahkeme kararıyla çocuğun teslim edilmesi gerekenin karşılanmamsı 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Bu suç şikayete bağlıdır; kişisel ilişki günü olan ebeveyn savcılığa suç duyurusu yapmalıdır. Tekrarlayan olaylarda ceza artar. İcra yönünden: İİK m. 25/a uyarınca icra yoluyla çocuk teslimi yapılabilir. 2024 tarihli değişiklikle süreç ASPB (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı) bünyesinde "Çocuk Teslimi" birimi tarafından yürütülüyor. İcra memuru, pedagog ve sosyal hizmet uzmanı ile gerekirse polis eşliğinde, çocuk hakkınızdaki kişisel ilişki günlerinde teslim alınır. Tekrarlayan engellemede İİK m. 341 disiplin hapsi uygulanır — 10 güne kadar. Velayetin değiştirilmesi yaptırımı: Sürekli ve sistemli engelleme TMK m. 183 uyarınca velayetin size devredilmesine yol açabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihatlarında, kişisel ilişkiyi kötü niyetle engelleyen ebeveynin velayet ehliyetini yitirdiği kabul edilmiştir. Bu, en ağır yaptırımdır. Maddi tazminat: TBK m. 58 kişilik hakları ihlali çerçevesinde manevi tazminat davası açabilirsiniz. Çocuğunuzla görüşememeniz psikolojik zarara yol açmışsa, karşı ebeveynden tazminat talep edebilirsiniz. İspat ve süreç: Kişisel ilişki günlerinde mesaj, çağrı kayıtları tutun ("bugün geliyorum" gibi) — cevap gelmese bile delil olur; kapı önüne giderseniz polisi çağırın ve olay tutanağı tutturun; tanık getirin (akraba, arkadaş); mahkeme kararını ibraz ederek savcılığa suç duyurusu ile başlatın. Pratik öneri: İlk ihlaldeyken yazılı iletişimle çözmeye çalışın, belki anlaşmazlık çözülür. Devam ederse icra takibine başlayın — bu genelde uyarıcı etki yapar. Tekrar ederse disiplin hapsi talep edin. Sistematik engelleme varsa velayet değişikliği davası açın. Hepsi bir arada yaşanıyorsa ceza davasını da unutmayın — bu özellikle manipülatif eski eşler üzerinde gerçek caydırıcı etki yaratır. Çocuğunuzla görüşmeniz sadece sizin hakkınız değil, çocuğunuzun da hakkıdır; geri durmayın.
A
Aylin N.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Eşim Alman vatandaşı, birlikte Almanya'da yaşıyorduk. Şimdi ayrıldık, Türkiye'ye döndüm. Davayı hangi ülkede, hangi hukuka göre açmalıyım?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Yabancı uyruklu eşle boşanma davalarında iki önemli soru vardır: Dava nerede açılır ve hangi ülkenin hukuku uygulanır. Yetki: MÖHUK m. 41 uyarınca Türk mahkemelerinin yetkisi; eşlerden birinin Türk vatandaşı olması, davalı yabancının Türkiye'de ikametgahı olması veya son ortak yerleşim yerinin Türkiye olması halinde bulunur. Siz Türk vatandaşı olduğunuz için Türkiye'de dava açabilirsiniz. Almanya'da da davayı açma hakkınız var; iki ülkede paralel dava olabilir, ancak bu tavsiye edilmez. Uygulanacak hukuk: MÖHUK m. 14 uyarınca eşler müşterek vatandaşlığa sahipse o ülkenin hukuku; değilse müşterek yerleşim yerinin hukuku; o da yoksa en sıkı ilişkili olduğu ülkenin hukuku uygulanır. Eşler Türk-Alman çiftiyse ve birlikte Almanya'da yaşıyordunuz, kural olarak Alman hukuku uygulanır. Türkiye'de açsanız bile mahkeme Alman medeni kanununa göre karar verebilir. Hangi ülke daha avantajlı: Almanya'da boşanma süreci 1 yıllık ayrılık sonrası açılabilir, mali paylaşım daha dengeli olabilir; Türkiye'de süreç aynı çerçevede ama mali sonuçlar farklıdır. Çocuk varsa velayet kuralları da değişir. Pratik öneri: Her iki ülkenin hukukunu karşılaştıran bir avukatla görüşün — bazıları Türkiye, bazıları Almanya'yı tercih eder. Mali hakların korunması açısından stratejik seçim önemli. Almanya'da dava açıp Türkiye'de tanıma/tenfiz davası ile kararı tanıtmak da mümkün. Çocuk varsa bunu mutlaka dikkate almak gerekir; Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi de devreye girer. Uluslararası aile hukuku uzmanlığı olan bir avukatla çalışmanız çok önemli.
E
Engin K.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Yurtdışında (Almanya'da) boşandım. Bu kararı Türkiye'de nasıl tanıtırım? Medeni halim Türkiye'de hâlâ evli görünüyor.

AA
Av. Aydın Aytuğ
Yabancı ülke mahkemelerinden alınan boşanma kararları Türkiye'de kendiliğinden geçerli değildir; "tanıma ve tenfiz" davası açılarak Türk hukuk sisteminde de geçerli hale getirilmesi gerekir. Bu MÖHUK m. 50-59 çerçevesinde düzenlenmiştir. Tanıma ve tenfiz farkı: Tanıma — yabancı mahkeme kararının Türk hukukunda geçerli sayılması (boşanma kararları için bu yeterlidir). Tenfiz — yabancı mahkeme kararının icra edilmesi (nafaka, tazminat gibi parasal kararlar için). Boşanma kararları için sadece tanıma davası yeterlidir, ayrıca tenfiz gerekmez. Dava nerede açılır: Görevli ve yetkili mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili mahkeme: Talep edenin ikametgah adresi, Türkiye'de ikametgahı yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir aile mahkemelerinden biri. Gerekli belgeler: Yabancı mahkeme boşanma kararının aslı; karara kesinleşme şerhi (yabancı mahkemeden); apostil şerhi (Lahey Apostil Sözleşmesi'ne taraf ülkeler için); Türkçeye yeminli tercüman tercümesi ve noter tasdiki; dava dilekçesi; nüfus kayıt örneği; kimlik fotokopileri. Almanya Apostil Sözleşmesi'ne taraftır, bu yüzden Alman boşanma kararınız apostil ile kullanılabilir. Reddedilebilir durumlar: Türk kamu düzenine aykırılık (son derece nadir); Türk vatandaşının savunma hakkının ihlal edilmesi (tebligat alınmamış ise); aynı konuda Türkiye'de daha önce karar verilmişse. Normal durumlarda dava 3-6 ay içinde sonuçlanır. Süreç tamamlandıktan sonra: Mahkeme tanıma kararı verir; bu karar kesinleşir ve Türk mahkemesi tarafından nüfus müdürlüğüne bildirilir; medeni haliniz Türkiye'de de "boşanmış" olarak güncellenir. Pratik öneriler: Almanya'daki boşanma kararının kesinleşmiş versiyonunu alın — "Rechtskräftig" damgası önemli. Apostil Almanya'daki ilgili mahkemeden alınır. Tercümeyi Türkiye'deki yeminli tercüman yaptırın; orada yapılan tercümelere Türk mahkemeleri şüpheyle yaklaşabilir. Avukat olmadan da başvurabilirsiniz ama teknik detaylar sebebiyle profesyonel destek daha güvenli. Medeni haliniz güncellenmezse yeniden evlenemezsiniz ve nüfus kayıtlarında sorunlar yaşarsınız.
A
Aysun R.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Nişanlıydım, 6 ay sonra nişan bozuldu. Takılan altınlar, yüzük, hediyeler kimde kalır?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Nişan hediyelerinin akıbeti, TMK m. 122 "nişanın bozulması halinde hediyelerin iadesi" hükmüyle düzenlenmiştir. Temel prensip: Nişanın bozulması halinde nişanlılar birbirlerine veya ana babalarına verdikleri alışılmışın dışındaki hediyeleri karşılıklı olarak iade ederler. Hediyelerin sınıflandırılması: Birinci kategori — alışılmış hediyeler (iade edilmez): Doğum günü, yılbaşı, bayram hediyeleri; parfüm, küçük takı, kıyafet gibi günlük hediyeler; çiçekler, küçük değerli eşyalar. Bu hediyeler sembolik olduğu için iade söz konusu değildir. İkinci kategori — alışılmışın dışında hediyeler (iade edilir): Yüzük (nişan yüzüğü özellikle); altın set, bilezik, gerdanlık gibi değerli takılar; düğün için alınan eşyalar (buzdolabı, çamaşır makinesi); büyük meblağlı hediyeler; otomobil, arsa gibi yüksek değerli şeyler. Bu kategori iade edilir. Düğün takıları: Ayrı bir rejim vardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarına göre düğünde kadına takılan takılar kadının kişisel malı sayılır — evlilik gerçekleşsin veya gerçekleşmesin kadına aittir. Ancak nişan bozulduysa ve düğün yapılmadıysa, takılan şeyler nişan hediyesi sayılıp iade edilebilir. Kusur durumu: Nişanı kim haklı sebep olmadan bozmuşsa, hediye iadesi dengeleri bozabilir. TMK m. 120 kapsamında haksız olarak nişanı bozan taraf, diğerinin maddi ve manevi zararını tazmin etmekle yükümlüdür. Yüzük ve altınlar: Genelde iade edilir. Tek yüzük hediyesi 10 bin TL veya daha değerli ise iade kapsamında. Nişan yüzüğü sembolik sayıldığı halde değeri yüksekse iade istenebilir. Sizin durumunuzda ne yapmalısınız: Hediyeleri tek tek listeleyin (tarih, değer, kim verdi); karşı tarafla önce barışçıl iade denemesi yapın; anlaşma olmazsa sulh hukuk mahkemesinde "nişan hediyelerinin iadesi" davası açabilirsiniz. Dava zamanaşımı 1 yıldır (TMK m. 123) — nişanın bozulmasından itibaren sayılır. Maddi ve manevi tazminat ayrı dava konusudur. Avukatla görüşün, hediyelerin değerine göre dava açmak anlamlı olabilir.
B
Beren C.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:İmam nikâhıyla yaşadım 5 yıl boyunca. Eşim beni terk etti. Sadece imam nikahlıyken tazminat veya nafaka alabilir miyim?

AA
Av. Aydın Aytuğ
İmam nikahı, Türk hukukunda evlilik sayılmadığı için (TMK m. 143) boşanma tazminatı (TMK m. 174) veya yoksulluk nafakası (TMK m. 175) gibi haklardan yararlanamazsınız. Bu durum acı olsa da hukuki gerçektir. Ancak sizin için başka yollar mevcut olabilir. Nişan bozulması tazminatı: TMK m. 120-121 kapsamında nişanlılık süreci varsa ve haksız bozulma ise maddi-manevi tazminat istenebilir. İmam nikahı bir tür nişanlılık olarak değerlendirilebilir bazı durumlarda. Süre 1 yıldır. Kişilik haklarının ihlali (TBK m. 58): Eşiniz size karşı kişilik haklarını ihlal edecek davranışlarda bulundu ise (şiddet, hakaret, onur kırıcı muamele, psikolojik baskı), TBK genel hükümlerine göre maddi-manevi tazminat davası açabilirsiniz. Sebepsiz zenginleşme (TBK m. 77): 5 yıllık birlikte yaşam sürecinde ortak edinilen mal varlığı varsa, sizin katkınızı ispat ederek pay talep edebilirsiniz. Emek, para, ev işleri katkınızı belgeleyin. Hediyelerin iadesi: Eşinize verdiğiniz değerli hediyeler, altınlar, alışılmışın dışında eşyalar iade edilmelidir. Çocuk varsa: Çocuğun soybağı için babalık davası açın (TMK m. 295). Kabul edilmezse DNA testiyle ispat edilebilir. Soybağı kurulunca: Çocuk için iştirak nafakası talep edebilirsiniz; çocuk babanın mirasçısı olur; çocuğun soyadı baba tarafına geçer. Pratik öneriler: 5 yıllık birlikte yaşam süreci içinde yaşadıklarınızı belgeleyin — fotoğraflar, mesajlaşmalar, komşuların tanıklığı, ortak hesaplar. Kendi katkılarınızı ispat için maaş dekontları, eve yaptığınız harcamalar. Eğer eş varsa ve ortak ev olarak yaşadığınız yerde sizin adınız yoksa, tahliye davası açabilir. 5 yıllık birliktelik hukuken "medeni birliktelik" değildir; maalesef hukuk bu alanda çok sınırlı koruma sağlar. Bu durum, Türkiye'de imam nikahının yaygınlığına rağmen kanun koyucunun tercihidir. Resmi nikah yapmak, her zaman en güvenli yol. Bir aile hukuku avukatıyla görüşerek duruma özgü hangi dava yollarının size açık olduğunu değerlendirin.
Bizi ArayınWhatsApp