Avukata Sor

Av. Aydın Aytuğ Hukuk Bürosu’nun Avukata Sor sayfası üzerinden hukuki sorularınızı bize iletebilir, İzmir’de sunduğumuz avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi alabilirsiniz. Uyuşmazlıklar, dava süreçleri ve hukuki haklarınız konusunda profesyonel destek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sorunuzu Sorun

Hukuki sorunuzu aşağıdaki formu doldurarak bize iletin. En kısa sürede uzman avukatımız cevaplasın.

Kişisel verileriniz 6698 sayılı KVKK kapsamında korunmaktadır.

Sorulan Sorular

126 soru bulundu

H
Hakan T.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Eşimin ailesi mahkemede benim aleyhime şahitlik yapmak istiyor. Eşin ailesinin şahitliği kabul olur mu?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Evet, eşin ailesinin şahitliği kabul edilir. HMK m. 240 çerçevesinde tanıklık yapmaya ehil herkes (belli istisnalar dışında) mahkemede dinlenebilir. Aile üyeleri, akrabalar, arkadaşlar, komşular, iş arkadaşları tanık olarak çağrılabilir. Ancak akraba tanıklıkları genel olarak daha az objektif kabul edilir. Mahkemenin yaklaşımı: Eş akrabası tanıkların ifadeleri değerlendirilirken mahkeme, bu kişilerin olaya taraflı yaklaşabileceğini bilir. Tanıkların beyanları kendi içlerinde tutarlı mı, diğer delillerle uyumlu mu, somut olay anlatımları mı yapıyorlar, yoksa genel değerlendirmeler mi yapıyorlar — bunlara bakılır. Kendi içinde tutarsız, somut olay anlatımı yapamayan, sadece genel yorumlar yapan tanıkların ifadesi çok ağırlıklı kabul edilmez. Karşı tanık dinletebilirsiniz: Eşinizin ailesinin tanıklık yapacağını öğrendiğinizde, siz de kendi tanıklarınızı hazırlayın. Özellikle tarafsız tanıklar (komşular, apartman görevlisi, iş arkadaşları, ortak arkadaşlar) önemlidir. Aile dışı tanıkların ifadesi, mahkemenin gözünde daha objektif kabul edilir. Çapraz sorgulama: Duruşmada eşin ailesi tanıklığı yaptığında, avukatınız çapraz sorgulama yapabilir. Tanığa şu soruları yönlendirmek etkili olur: "Olayı bizzat gördünüz mü, başkasından mı duydunuz?" "O tarihte nerelerdeydiniz?" "Tanıklığınızdan önce davacıyla konuştunuz mu?" "Müvekkilimin kusuru olduğuna dair somut ne gördünüz?" Bu sorularla tanıkta belirsizlik ve tereddüt yaratılırsa ifade zayıflar. Yalan şahitlik riski: TCK m. 272 uyarınca yalan tanıklık suçtur (1-3 yıl hapis cezası). Eğer eşin ailesinin açıkça yalan söylediğini ispatlayabilirseniz, hem bu tanıklar hakkında ceza davası açılabilir hem de beyanları dosyadan çıkarılabilir. Pratik öneri: Panik yapmayın, aileden gelecek tanıklıklara karşı somut karşı delil (mesaj, video, tarafsız tanık) hazırlayın. Eşinizin ailesinin yaptığı tanıklığın zayıf yönlerini belgelendirin.
B
Banu K.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Kocam benim ortak evde kalmamı istemiyor, zorla çıkartmaya çalışıyor. Dava sürecinde ortak eve kim girer, evi bana verdirebilir miyim?

AA
Av. Aydın Aytuğ
TMK m. 169 boşanma davası açılmasıyla birlikte hâkimin gerekli gördüğü tüm tedbirleri almasını emreder. Aile konutu kimde kalacak konusu, bu tedbirlerin en önemlilerindendir. Aile konutu tahsisi: Mahkeme, aile konutunun hangi eşe tahsis edileceğine karar verir. Bu karar mülkiyet hakkını devretmez — evin tapu sahibi hangi eş olursa olsun, mahkeme dava süresince fiili kullanım hakkını diğer eşe verebilir. Tahsis kararı alınırken dikkate alınan faktörler: Çocukların varlığı ve hangi eşin yanında kalacağı (velayet sahibi eşe öncelik verilir), eşlerin ekonomik durumu (alternatif barınma imkânı olmayan eş tercih edilir), evin kimin alışkanlıklarına göre düzenlendiği, sağlık durumu (yaşlı veya hasta eş öncelikli), şiddet geçmişi (şiddet uygulayan eş evden uzaklaştırılır). Aile konutu şerhi: TMK m. 194 uyarınca aile konutunun tapu kaydına aile konutu şerhi konulmasını talep edebilirsiniz. Bu şerh, konutun eşinizin rızası olmadan satılmasını, devredilmesini veya rehin edilmesini engeller. Dava dilekçenizle birlikte bu talebi de yapın. Hâkim genellikle hemen karar verir. Uzaklaştırma kararı: Eşiniz sizi sözlü veya fiziksel olarak tehdit ediyor, şiddet uyguluyorsa 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı alabilirsiniz. Bu karar: Eşinizin evden derhal uzaklaştırılmasını, size belirli mesafeden yaklaşmamasını (genelde 500 metre), iletişim yasağını içerir. Başvuru aile mahkemesine veya karakola yapılabilir; acil durumlarda kolluk kuvvetleri 48 saatlik ön tedbir alır. Pratik öneriler: Dava dilekçenizde açıkça "aile konutunun davacı kadına tahsis edilmesi ve aile konutu şerhinin tapuya işlenmesi" talebinde bulunun; varsa tehdit/şiddet durumu için 6284 kapsamında derhal koruma tedbiri isteyin; çocuk sizinle kalacaksa, bu durum mahkemeyi lehinize etkiler. Eşinizin evden çıkmamanız için baskı uygulamasına karşı, polis çağırmak ve tutanak tutturmak yasal hakkınızdır.
F
Feyza A.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Eşim beni tehdit ediyor, boşanma davası açmadan önce uzaklaştırma kararı alabilir miyim?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Evet, boşanma davası açılmadan önce de uzaklaştırma kararı alabilirsiniz. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, bu tür koruma tedbirlerinin her zaman başvurulabilir olmasını sağlar. Bu kanunun amacı şiddetin gerçekleşmesini beklemeden önlem almaktır; dolayısıyla dava açılmış olması şart değildir. Başvuru yolları: En yakın karakola veya jandarma karakoluna başvurabilirsiniz — kolluk kuvvetleri acil durumlarda 48 saatlik ön tedbir uygulayabilir. Aile mahkemesine doğrudan başvurabilirsiniz — dilekçeyle veya sözlü beyanla. Savcılığa başvurabilirsiniz. ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri) aracılığıyla da yönlendirilebilirsiniz. Acil hallerde polis anında yerinde tedbir alır. Başvuruda bulunmanız gerekenler: Kimlik belgesi, olayları anlatan yazılı veya sözlü beyan, varsa tanık bilgileri, mesajlaşma kayıtları (tehdit içeren), varsa darp raporu, daha önce yapılmış karakol başvuruları. Alınabilecek tedbirler: Uzaklaştırma kararı — eşin evden çıkarılması, size belirli mesafeden yaklaşmaması (genelde 500 m), iş yeri ve okula gelmemesi. İletişim yasağı — telefon, mesaj, sosyal medya yoluyla iletişim yasağı. Silah yasağı — silah taşıma ruhsatının geçici iptali. Sığınma evi ve maddi destek — gerekirse sığınma evi, kreş desteği, geçici nakdi yardım. Geçici velayet — çocuklar için geçici velayet kararı. Tedbir süreleri: İlk karar genellikle 6 aya kadar verilir; gerekçelerle uzatılabilir. Karar ihlali halinde eşiniz: 3-10 gün arası disiplin hapsi alabilir (tekrarlarsa artar), para cezası, yeniden gözaltı. Tedbir davası ile boşanma davası paralel yürütülür. Hatta tedbir kararı için başvuru yaptıysanız, aynı günlerde boşanma davasını da açmanız önerilir. Boşanma davası dilekçesinde tedbirlerin devamını da talep edin. Hayatınızı kaybedebileceğiniz seviyede tehdit yaşıyorsanız derhal 112 arayın veya en yakın karakola gidin. Kadın destek hattı Alo 183 ve Alo 155 her zaman ulaşılabilir.
T
Tolga H.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Boşanma davası açtım ama adli tatile denk geldi. Adli tatilde duruşma yapılır mı?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Adli tatil, HMK m. 102 uyarınca her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında uygulanır. Bu dönemde mahkemeler tatildedir ve prensipte duruşma yapılmaz; ancak bazı istisnalar vardır. Adli tatilde görülmeye devam eden işler: İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri, tutukluluk ve koruma tedbirleri, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma başvuruları, çocuk teslimi, aile içi şiddet davaları, acil durumlar. Boşanma davası genel olarak adli tatilde durur. Dilekçeler kaydedilir ve dosyaya konur ama duruşma tarihleri Eylül'e aktarılır. Sürenin durma etkisi: Adli tatil süresi, dava süreleri (istinaf, cevap, ıslah vs.) açısından durma süresi sayılır. Örneğin cevap dilekçesi süreniz 1 Temmuz'da 5 gün kalmışsa, adli tatil başladığında (20 Temmuz) süre durur, 31 Ağustos'tan sonra (1 Eylül) kalan 5 gün işlemeye başlar. Boşanmada adli tatil etkileri: Dava dilekçesi yaz döneminde verildiyse, işleme konulur ve ilk duruşma Eylül/Ekim aylarına alınır. Tedbir nafakası, geçici velayet gibi acil tedbirler adli tatilde de incelenir ve karar verilir. Aile konutu tahsisi ve aile konutu şerhi gibi talepler de acil nitelik taşıdığı için işlemlere konulur. Pratik etkileri: Yazın dava açarsanız süreç Eylül'e kadar durur — duruşmalar 2-3 ay gecikir. Şiddet, mal kaçırma, çocuk kaçırma riski gibi acil durumlarda 6284 ve HMK m. 389 ihtiyati tedbir yoluyla müdahale hep mümkündür. Adli tatilden önce karar çıkmış dosyalarda, istinaf süreleri durur ve tatilden sonra işler. Dava hazırlığı yaparken adli tatili göz önünde bulundurarak hareket etmek mantıklıdır. Gerçek acil bir durum yoksa Eylül-Kasım veya Mart-Mayıs aylarında dava açmak süreci daha öngörülebilir kılar. Davanızın karma özelliği varsa (şiddet, mal kaçırma vs.) tatile rağmen süreç işlemeye devam edebilir; avukatınızla stratejiyi birlikte belirleyin.
S
Sevil B.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Boşanma davasında arabuluculuk zorunlu mu oldu? Arabuluculuk olmadan dava açılabiliyor mu?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Hayır, boşanma davalarında arabuluculuk zorunluluğu bulunmamaktadır. 2022'de 7343 sayılı Kanun ile bazı aile hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu hale getirildi, ancak boşanma davası bu zorunluluk dışındadır. Arabuluculuğun zorunlu olduğu aile hukuku uyuşmazlıkları: Soybağının reddi ve tanınması davaları, nafaka davaları (boşanma kararının ardından nafaka miktarı değişikliği), velayetin değiştirilmesi davaları, kişisel ilişki kurulması davaları, mal rejimi tasfiyesi davaları (bazı türlerinde). Boşanma davası bizzat arabuluculuk kapsamı dışındadır. Eşler, doğrudan aile mahkemesine dava dilekçesi sunarak boşanma davası açabilir. Arabuluculuğa başvurma zorunluluğu yoktur; kendiniz talep ederek aile arabulucusu ile görüşebilirsiniz ama bu gönüllü bir seçimdir. İhtiyari arabuluculuk faydaları: Anlaşmalı boşanma hazırlığı için protokolün uzlaşarak hazırlanması, velayet ve kişisel ilişki düzeninde tarafların ortak karar alması, mal paylaşımı için karşılıklı taviz noktalarının belirlenmesi, süreç başlamadan duygusal ve mali tükenmeden kaçınma. Arabuluculuk merkezleri (Arabuluculuk Daire Başkanlığı) veya özel arabulucular üzerinden başvurulabilir; oturum başına ücret ödenir. Zorunlu arabuluculuğun devreye girmesi — velayet değişikliği örneği: Boşanmadan sonra çocuğun velayetini değiştirmek istediğinizde, önce arabuluculuğa başvurmak zorunlusunuz (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı düzenlemesi). Arabulucu eşlerle görüşür, anlaşma sağlanamazsa "anlaşmazlık tutanağı" düzenler; ancak bu tutanak olmadan dava açamazsınız. Nafaka artırımı talepleri için de aynı zorunluluk var. Sonuç olarak boşanma için arabuluculuk gerekmez; isterseniz ihtiyari yararlanırsınız. Ancak boşanma sonrası yaşanacak nafaka, velayet, kişisel ilişki konularında arabuluculuk şarttır. Bu ayrımın farkında olmak dava stratejinizi etkiler.
D
Deniz Ö.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Eşimle aynı evde yaşıyoruz hâlâ ama aramız çok kötü. Aynı evde yaşarken boşanma davası açılır mı?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Evet, aynı evde yaşıyor olmanız boşanma davası açmanıza engel değildir. Kanunda eşlerin ayrı yaşıyor olması gerektiğine dair bir zorunluluk yoktur. TMK m. 166/1 evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olmasını gerektirir; eşlerin aynı evde oturuyor olup olmaması tek başına belirleyici değildir. Uygulamada pratik durumlar: Ekonomik imkânsızlık (iki ev tutmak mümkün değilse), çocukların alıştıkları evden ayrılmasını önlemek, diğer eşin evi terk etmesini beklemek, adli süreç beklentisi (dava kararı sonrası evin paylaşılacağı beklentisi). Bu durumlarda aynı evde yaşamak zorunlu olabilir. Hukuki açıdan nasıl değerlendirilir: Aynı evde yaşarken evlilik birliğinin kuvveti sınandığı için mahkeme daha dikkatli olur. Eşlerin "ortak yaşamı sürdürme" iradesi var mı yoksa sadece aynı çatı altında oturma mı söz konusu — bu değerlendirilir. Aynı evde yaşayıp aynı yataktan kullanıyor olmak, beraber sofraya oturuyor olmak evlilik birliğinin sürdüğü şüphesini yaratır. Bu nedenle mahkeme evdeki yaşam düzeninizi ayrıntılı sorgular: Aynı odalarda mı yatıyorsunuz? Yemek pişirme, temizlik gibi işler nasıl dağılıyor? Birlikte etkinlik yapıyor musunuz? Cinsel hayat var mı? Birinin evden ayrılmadığı bir senaryoda, "aynı konutta yaşıyor olmaya rağmen aralarında hayat birlikteliği sona ermiş" durumu delillendirmelisiniz. İspat için deliller: Ayrı odalarda yattığınıza dair tanık ifadesi (aile üyeleri, yakın dostlar), mesajlaşmalarınızda "artık senden nefret ediyorum" gibi duygusal ayrılığı gösteren kayıtlar, son zamanlarda birlikte yapmadığınız aktiviteler, bir süredir cinsel ilişki olmadığına dair açıklamalar (duruşmada hâkime), mali gider paylaşımının ayrılması. Dava süresince aynı evde kalacaksanız, aile konutu tahsisi isteyerek eve siz alıp eşin çıkmasını talep edebilirsiniz. 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma da mümkündür.
K
Kemal B.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Eşim hamile. Hamile kadın boşanma davası açabilir mi veya açılabilir mi?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Hamilelik, boşanma davası açmaya engel değildir. Ne hamile kadına dava açılabilmesini ne de hamile kadının kendisinin dava açabilmesini kısıtlayan bir hüküm Türk Medeni Kanunu'nda yoktur. Hamile kadın boşanma davası açabilir: İsterse TMK m. 166/3 kapsamında anlaşmalı, isterse m. 166/1 çerçevesinde çekişmeli boşanma davası açabilir. Hamilelik eşler arası sorunları artırmış olabilir (eşin ilgisizliği, ayrılık, şiddet); hamile kadın bu koşullarda kendi ve bebeğin sağlığı için boşanmak isteyebilir. Hamile kadına karşı boşanma davası: Mümkündür ancak mahkeme hamileliğin getirdiği fiziksel-duygusal hassasiyeti dikkate alır. Hamile eşi koruyan özel düzenlemeler: Tedbir nafakası mutlaka hükmedilir — hamile eşin sağlık giderleri dahil destek alması sağlanır. Aile konutu tahsisi genellikle hamile eşe yapılır. Velayet karar verilmeden önce çocuk doğduysa, 0 yaş çocuk anneye verilir (Yargıtay içtihadı). Eşin şiddet veya baskı uygulaması halinde 6284 sayılı Kanun tedbirleri alınır ve uzaklaştırma kararı kolayca verilir. Çocuğun soybağı sorunu: Hamilelik evlilik içinde gerçekleşmişse, doğacak çocuk TMK m. 285 uyarınca evlilik içinde doğmuş sayılır ve koca baba olarak kabul edilir (soybağı karinesi). Koca çocuğun kendisinden olmadığını iddia ederse soybağının reddi davası açması gerekir; bu ayrı bir hukuki süreçtir. Boşanma kararı doğumdan önce kesinleşirse: Doğan çocuk yine kocaya ait kabul edilir (boşanma kararından önce gebe kalınmışsa). Uygulamada hamile kadın boşanma davalarında: Mahkeme süreci hızlandırır, eşin nafaka ödeme zorunluluğu titizlikle uygulanır, hamile eşe psikolojik destek alması için yönlendirme yapılır. Hamile olduğunuz dönemde hem maddi hem psikolojik destek almanız gerekir; aile hukuku avukatı yanında bir psikolog desteği de değerli olur. Sağlığınız öncelikli olmalı; dava stratejisini sonra planlayın.
N
Nida H.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Boşanma davası açmadan önce tanık olarak yakınlarım mahkemede yalan söyleyecek olsa, onlara bir şey olur mu?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Tanıklık ciddi bir hukuki yükümlülüktür; yalan söylemek ağır bir suçtur. TCK m. 272 yalan tanıklık suçunu düzenler ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörür. Suçun ağırlaşmış hali: Eğer yalan tanıklık sonucu davalı taraf haksız yere mahkum olur veya mağdur olursa ceza 2 yıldan 4 yıla kadar çıkar. Ceza davasında yalan tanıklık yapılmışsa ve bu yüzden birisi haksız mahkum olmuşsa ceza 3 yıldan 7 yıla kadardır. Yalan tanıklık suçunun unsurları: Tanığın mahkeme önünde yemin ederek ifade vermesi (boşanma davalarında yemin edildiği için geçerli), söylediklerinin gerçeğe aykırı olduğunun bilinmesi (kasıtlı olarak), beyanın davanın esasını etkileyecek nitelikte olması. Boşanma davalarında sık görülen yalan tanıklık hareketleri: "Görmedim" dediği olayı gerçekte görmüş olmak veya "Gördüm" dediği olayı hiç görmemiş olmak, eşin davranışlarını olduğundan farklı ya da abartarak anlatmak, davacı tarafın telkiniyle uydurulmuş hikâyeler anlatmak, hukuken rıza gösterilmiş davranışları "şiddet" veya "tehdit" olarak gösterme. Mahkemenin değerlendirmesi: Hâkim, tanıkların ifadelerinde çelişkileri arar. Tanıkların birbirleriyle ve olay delilleriyle tutarsız ifadeleri yalan tanıklık şüphesi doğurur. Çapraz sorgulamada zayıflayan, sorularda tereddüt eden, ayrıntı veremeyen tanıkların ifadeleri düşük ağırlıklı kabul edilir veya tamamen reddedilir. Yalan ispatlandığında sonuçlar: Tanığın ifadesi dosyadan çıkarılır; tanık hakkında savcılığa suç duyurusu yapılır; ceza davası açılır ve tanık hapis cezası alabilir; yalan tanıklık sonucu davayı kaybeden taraf, ağır kusur sayılmaktan kurtulamayabilir. Pratik öneriler: Yakınlarınızın size yardım etmek için gerçek dışı ifade vermesini asla istemeyin; hem onlar suç işler hem de yalanın ortaya çıkması durumunda davanızın tüm güvenilirliği sarsılır. Gerçek tanıklar, gerçek olayları anlatmalıdır; başka bir yol yoktur.
E
Ersin Y.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Boşanma davası açmak istiyorum ama eşim kayıp, adresini bilmiyorum. Ulaşılamayan kayıp eşe dava açılır mı?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Evet, eşi kayıp olan kişi boşanma davası açabilir. Türk hukukunda bu tür durumlar için iki ayrı yol vardır: Adresi bilinmeyen eşe ilan yoluyla tebligat ve gaiplik kararı sonrası boşanma. İlan yoluyla tebligat yolu: Eşinizin sadece güncel adresi bilinmiyorsa (ortadan kaybolmuşsa ama yaşadığı biliniyorsa), HMK m. 28 ve Tebligat Kanunu m. 29 uyarınca ilan yoluyla tebligat yapılır. Dava dilekçenizde "davalının adresi bilinmemektedir" beyanında bulunursunuz ve mahkemeden ilan yoluyla tebligat yapılmasını istersiniz. Mahkeme, araştırma yaparak (nüfus, SGK, GSM kayıtları) adres tespiti girişiminde bulunur. Bulunamazsa basında ilan edilir (mahalli veya ulusal gazete) ve 15 günlük süre geçtiğinde tebliğ edilmiş sayılır. Dava eşiniz gelmese bile gıyabında (yokluğunda) görülmeye devam eder. Boşanma kararı da bu şekilde verilebilir. Gaiplik kararı yolu: Eşiniz uzun süredir kayıp ve ölmüş olabileceğine dair ciddi şüphe varsa, TMK m. 32 uyarınca gaiplik kararı alabilirsiniz. Gaiplik kararının şartları: Kişinin ölüm tehlikesi içinde kaybolmuş olması ve üzerinden 1 yıl geçmesi, ya da hiçbir haber alınamadan 5 yıl geçmiş olması. Gaiplik kararı verildiği anda evlilik kendiliğinden sona erer (TMK m. 131). Ayrıca boşanma davası açmanıza gerek kalmaz; medeni haliniz "bekâr/dul" olur, yeniden evlenebilirsiniz. Gaiplik kararı için: Sulh hukuk mahkemesine başvurulur, delil sunulur (son haber alınma tarihi, kaybolma durumu), ilan yoluyla araştırma yapılır, karar verilir. Pratik öneriler: Eşiniz birkaç ay kayıpsa ilan yoluyla boşanma davası açmak daha pratik ve hızlıdır. Uzun yıllardır (5+) kayıpsa gaiplik kararı almak evliliği doğrudan sona erdirir. Her iki süreçte de eşinizin mal varlığı, çocuklar, mirasçılık gibi konularda ayrıca hukuki düzenleme gerekebilir. Kayıp eşin mal varlığı gaiplik halinde mirasçılara geçer (belirli güvenlik şartlarıyla). Bir avukatla durumunuzu değerlendirip en uygun yolu seçmeniz kritiktir.
M
Melike A.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Akıl hastası eşime nasıl boşanma davası açarım? Kendisi vesayet altında, mahkemeye bizzat gelemiyor.

AA
Av. Aydın Aytuğ
Akıl hastası ve vesayet altındaki eşe karşı boşanma davası açmak mümkündür, ancak özel bir usul izlenir. Kısıtlı eşin davada temsili, kendisine tayin edilmiş vasi tarafından sağlanır. Süreç şöyledir: Eşinizin kısıtlılık kararı ve atanmış vasisi varsa, dava doğrudan vasiye tebliğ edilir; vasi savunma hakkını kullanır, duruşmalara katılır. Eşiniz kendisi gelmez, ancak gerekirse ev veya hastane ziyaretlerinde hâkim ifadesini alır (SEGBİS üzerinden de olabilir). Henüz kısıtlılık kararı yoksa: Önce sulh hukuk mahkemesinde kısıtlılık davası açılmalı ve vasi atanması istenmelidir (TMK m. 405-406). Aile üyeleri (siz, eşinizin anne-babası, kardeşleri) bu davayı açabilir. Kısıtlılık kararı genelde 6-12 ay içinde çıkar. Vasi atanmış olduğu için boşanma davasında karşı tarafı temsil edebilir. Hangi boşanma sebebine dayanılır: TMK m. 165 akıl hastalığı nedeniyle boşanma özel sebebi kullanılabilir; şartları sağlıyorsa en temiz yoldur. Şartlar: Hastalık tedavi edilemez olmalı (resmi sağlık kurulu raporu); hastalık evlilik birliğini diğer eş için çekilmez hale getirmeli; iyileşme umudu olmadığı tıbben tespit edilmeli. Bu sebeple dava açtığınızda kusur aranmaz; tazminat hakkı genellikle doğmaz ama yoksulluk nafakası talep edebilirsiniz. TMK m. 166/1 genel sebep de kullanılabilir; ancak burada eşin kusuru sorgulanır. Akıl hastası eşe kusur yüklenmesi hukuken sorunludur. Bu nedenle özel sebep daha güvenlidir. Çocukların durumu: Akıl hastası eş çocuğa bakamayacağı için velayet size verilir. Geçici velayet ise dava başlangıcında hemen hükmedilir. Pratik öneriler: Eşinizin tedavi ettiği doktorundan rapor alın — hastalığın tedavi edilemezliği ve evlilik birliğine etkisi net olmalı. Vasinin tutumunu öğrenin — eşinizin mal varlığının korunması için genelde karşı çıkar. Mali haklarınızı (yoksulluk nafakası, mal rejimi tasfiyesi) ihmal etmeyin; eşinizin vasi malvarlığını koruyacaktır, siz de adil pay almalısınız. Davayı bir aile hukuku avukatıyla yürütmek neredeyse zorunludur.
Bizi ArayınWhatsApp