Avukata Sor

Av. Aydın Aytuğ Hukuk Bürosu’nun Avukata Sor sayfası üzerinden hukuki sorularınızı bize iletebilir, İzmir’de sunduğumuz avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi alabilirsiniz. Uyuşmazlıklar, dava süreçleri ve hukuki haklarınız konusunda profesyonel destek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sorunuzu Sorun

Hukuki sorunuzu aşağıdaki formu doldurarak bize iletin. En kısa sürede uzman avukatımız cevaplasın.

Kişisel verileriniz 6698 sayılı KVKK kapsamında korunmaktadır.

Sorulan Sorular

126 soru bulundu

M
Mahmut H.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Çocuğun velayeti benim üstümde, anne nafaka ödemek zorunda mı? Genelde erkek öder diye biliyoruz.

AA
Av. Aydın Aytuğ
İştirak nafakası (TMK m. 182) cinsiyete bağlı değildir; velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn, velayet sahibi ebeveyne, müşterek çocuğun bakım ve eğitim masraflarına katkı olarak bu nafakayı öder. Yani anne velayeti alamadığında, baba için nafaka öder — tam sizin durumunuzdaki gibi. Kanunun cinsiyet körü yapısı: TMK'da "iştirak nafakasını kim öder" konusunda anne-baba ayrımı yoktur. "Velayet dışı kalan ebeveyn öder" denir. Dolayısıyla: Velayet annedeyse baba öder; velayet babadaysa anne öder. Ödeme miktarı: Mahkeme, annenin gelir ve mal durumunu değerlendirerek miktarı belirler. Belirlemede dikkate alınan faktörler: Annenin ücreti ve diğer gelirleri, çocuğun yaşı ve eğitim düzeyi, çocuğun özel ihtiyaçları (sağlık, eğitim), babanın (velayet sahibi) mali durumu (ne kadar katkı beklenebilir), yaşam standardı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi içtihatlarında, ortalama olarak ebeveynin net gelirinin %15-30'u arası bir iştirak nafakası uygun görülür. Annenin çalışmadığı veya işsiz olduğu durumlar: Anne çalışmıyor ve geliri yoksa, asgari bir iştirak nafakası hükmedilir ("annenin çalışması veya bir şekilde gelir elde etmesi gerekir" mantığıyla). Tamamen muaf tutulma çok nadirdir; çünkü çocuğun hakkıdır ve anne de bakım yükümlülüğü altındadır. Mali olarak çok zorda ise minimum miktar (asgari ücretin %5-10'u gibi) hükmedilebilir. Annenin çok yüksek geliri varsa: Mahkeme annenin gelirine orantılı daha yüksek nafaka hükmedebilir. Yıllık artış otomatik olarak TÜFE oranında işler. Çocuk nafakasını alamadığınızda ne yapabilirsiniz: İcra takibi başlatabilirsiniz, annenin maaşından kesinti yapılır (%25 sınıra kadar — İİK m. 83). Üç aydan fazla ödenmeyen nafaka için İİK m. 344 disiplin hapsi. Anne emekli ise emekli maaşından da kesinti yapılır. Pratik öneriler: Dava açarken iştirak nafakası talebinizi açık miktarla (örneğin aylık 5.000 TL) belirtin ve TÜFE artış maddesini eklemeyi unutmayın. Annenin gelirini gösterecek bilgileri (SGK, banka) mahkeme kanalıyla isteyin. Erkeğin annenin çocuk nafakasını alması yaygın bir durum haline geliyor ve hukuk bunu destekliyor.
E
Eda T.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Velayet davamda sosyal inceleme raporu alınacakmış. Uzmanlar benim evime de gelecek mi? Ne değerlendiriyorlar?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Sosyal inceleme raporu (SİR), aile mahkemelerinin velayet davalarında sıklıkla başvurduğu bilirkişi raporudur. Sosyal Hizmet Uzmanı tarafından hazırlanır ve her iki ebeveynin yaşam koşullarını, çocukla ilişkisini, bakım kapasitesini değerlendirir. Evinize ziyaret: Evet, sosyal hizmet uzmanı çoğunlukla habersiz veya önceden haber vererek her iki ebeveynin evine gider. Ziyaret amacı çocuğun büyüyeceği ortamı gözlemlemektir. Ziyaret sırasında uzmanın değerlendirdikleri: Evin fiziki yeterliliği — büyüklük, çocuğa ayrılmış oda/yatak, temizlik, hijyen, güvenlik (açık prizler, kenarlar vs.), oda sayısı, yapının dayanıklılığı. Evin sosyal ortamı — mahalle, çevre, gürültü seviyesi, okul-park yakınlığı, diğer aile üyeleri (kimle yaşadığınız). Çocuğun günlük hayatı — uyku saatleri, yemek düzeni, ödev yapma ortamı, oyun alanları, eğlence imkanları, teknoloji kullanımı (televizyon, bilgisayar saatleri). Ebeveynlik becerileri — çocuğun ihtiyaçlarını nasıl karşıladığınız, disiplini nasıl uyguladığınız, çocukla kurduğunuz iletişim biçimi. Ekonomik durum — ev kira mı, sizin mi; çalışma düzeniniz, gelir-gider dengeniz. Çocuğun çevresi — hangi aile üyelerinin çocukla yakınlığı var; büyükanne-büyükbaba-akraba desteği. Çocuğun psikolojik durumu — görüşme sırasında davranışı, ebeveynle etkileşimi, konuşma becerisi, genel ruh hali. Görüşme: Uzman sizinle ayrı ayrı da görüşür — ebeveynlik anlayışınızı, evlilik sorunlarına bakışınızı, çocuğa karşı tutumunuzu değerlendirir. Çocukla özel olarak görüşür (pedagog eşliğinde). Diğer aile üyeleriyle görüşür (büyükanne, büyükbaba ziyaretinde). Rapor sonrası: Uzman her iki evi ve ebeveyni karşılaştırarak "çocuğun üstün yararına" uygun olanı önerir. Rapor mahkemeye sunulur ve hâkim kararını verirken çoğunlukla bu rapora uyar. Ziyaret için hazırlık: Evi özel düzenlemeyin — sahte bir tablo oluşturmaya çalışmak tecrübeli uzmanın gözünden kaçmaz. Normal, temiz ve düzenli bir ev yeterlidir. Çocuğun odasında oyuncakları, kitapları görünür olsun. Çocuğa kesinlikle "şunu söyleyeceksin" demeyin — manipülasyon rapor tarafından tespit edilir. Doğal olun, çocukla gerçek ilişkinizi yaşayın. Rapor velayet davasının belkemiğini oluşturduğu için ciddiye almak gerekir.
S
Seda K.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Eşim beni aldattı. Aldatan babanın velayeti alma şansı olur mu?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Aldatma (zina) başlı başına velayet almayı engelleyen bir sebep değildir. Türk hukuku, velayet kararında "çocuğun üstün yararı" ilkesini benimser (TMK m. 182). Ebeveynlik yapma yeterliliği, ahlaki değerlendirmelere göre değil, çocuğun iyi yetişmesi, bakımı, eğitimi, sağlığı açısından değerlendirilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihatlarının yaklaşımı: Aldatma eşler arası bir sadakatsizlik olup, çocuğa karşı işlenmiş bir ihmal veya kötülük değildir. Bu nedenle aldatmanın kendisi velayet ehliyetinin yitirilmesine yol açmaz. Aldatan eş hâlâ iyi bir ebeveyn olabilir. Ancak aldatmanın ebeveynlik kalitesini etkilediği durumlar vardır: Aldatma ilişkisi çocuğun önünde yaşanıyorsa (çocuğun evde başkasıyla gördüğü), çocuğun psikolojisine zarar veriyorsa (çocuk travmatize olduysa), aldatma nedeniyle aile ekonomisi ve düzeni bozulduysa, aldatma ilişkisindeki kişi çocuğa zararlı biriyse (bağımlı, suçlu), aldatma süreci eşin çocukla ilgilenmesini engelliyorsa (fiziksel olarak uzakta olması, ilgisizlik). Bu durumlar velayet kararında dikkate alınır. Boşanma davasında durumunuz: Aldatma boşanmanın özel sebebidir (TMK m. 161); ağır kusurlu taraf aldatan eştir. Bu size tazminat ve nafaka açısından avantaj sağlar. Ancak velayet ayrı bir karardır. Mahkeme, aldatan eşin çocuğu bakma yeterliliğini bağımsız değerlendirir. Sizin pozisyonunuz: Çocuğun velayetini almak istiyorsanız, sadece eşinizin aldattığını değil, kendi ebeveynlik yeterliliğinizi de ispatlamalısınız. Sosyal inceleme raporu, pedagog raporu, çocuğun mevcut düzeni, okul durumu, sağlık kayıtları değerlendirilir. Yaş faktörü önemli: Küçük yaşlı çocuk (0-7) genelde anneye verilir; babanın aldatma iddiası alamayacağı anlamına gelmez ama kendisi anneden daha uygun olduğunu ispatlamalıdır. Pratik strateji: Aldatma olayını ağır kusur olarak ön plana çıkarın (tazminat için). Velayet için çocuğun yaşı ve üstün yararı üzerinden dava stratejisini kurun. Eşinizin aldatma sürecinde çocukla ilgilenmediğini, çocuğa zaman ayırmadığını somut olaylarla gösterin. Aldatan eşin kendisi "ben daha iyi ebeveynim" diyorsa, bu argümanı aldatma olayının yaratacağı istikrarsızlıkla çürütebilirsiniz. Avukatlık desteği olmadan bu nüansı yönetmek zordur.
M
Muhammed O.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Boşanma davasında kardeşler ayrı ayrı farklı ebeveyne mi verilir, birlikte mi kalırlar?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Türk hukukunda "kardeş birlikteliği" ilkesi gereği, kardeşler kural olarak aynı ebeveynin yanında kalır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadı, kardeşlerin birbirinden ayrılmasının çocukların psikolojik ve duygusal gelişimi için olumsuz olduğunu kabul eder ve aynı çatı altında büyümelerini tercih eder. Kardeş birlikteliği ilkesinin gerekçeleri: Kardeşler arası bağ, aile kimliğinin önemli bir parçasıdır, ebeveynleri ayrıldığında birbirleri için duygusal destek sağlarlar, ortak anılar ve kültürel değerler birlikte yaşandığında pekişir, kardeşlerin ayrılması tek başına travmatik bir olaydır. İstisnai durumlar — kardeşler ayrı verilebilir: Bir çocuğun özel ihtiyacı varsa (örneğin ciddi hastalık) ve bir ebeveyn bu ihtiyacı daha iyi karşılayabiliyorsa; büyük çocuk (15 yaş üstü) belirli bir ebeveyni açıkça tercih ediyorsa ve bu tercih makul ise; ebeveynlerden birinin sadece tek çocuğa uygun yaşam koşulları sağlayabilmesi; çok küçük yaş ile çok büyük yaş fark ediyorsa (bebek vs. ergen) ve ihtiyaçları radikal farklıysa; bir kardeş diğerine zarar veriyorsa (fiziksel, psikolojik). Yaş farkı çok olan kardeşler: Örneğin 2 yaşında ve 15 yaşında iki kardeş varsa: Küçük anneye, büyük babaya verilmesi daha kolay olabilir çünkü ihtiyaçları çok farklı. Ancak bu durumda bile mahkeme önce birlikte olmalarına çalışır. 15 yaşında olan kendi görüşünü ifade eder; 2 yaşında olan anneye duygusal olarak bağlı. Mahkeme genellikle "küçük kardeşin velayetini büyük kardeşle birlikte anneye vermek" şeklinde karar verir, büyük kardeş de kabul ederse. Eğer büyük kardeş baba ile kalmak isterse, mahkeme ikna edici bir yorumla verebilir. Kişisel ilişki düzeni çok önemli: Kardeşler ayrı kalsalar bile kardeşler arası kişisel ilişki düzenlemesi yapılır — kardeşler hafta sonları birlikte zaman geçirirler; yaz tatilinde birlikte kalırlar; dini bayramlar birlikte kutlanır. Sorunuzun pratik yanıtı: Kardeşler büyük olasılıkla aynı ebeveynin yanında kalır. Eğer kardeşler yaşça çok farklıysa (bebek-ergen), mahkeme ayırma konusunu düşünebilir ama nadirdir. Boşanma sürecinde kardeşlerin ilişkisini korumaya çalışın; eşinizle iletişiminizi çocuklar için hassas tutun. Ayrı kalma ihtimali varsa pedagog desteği alın.
C
Canan M.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Ben İstanbul'da, eski eşim Adana'da yaşıyor. Velayet bende. Farklı şehirlerde olmamız, çocuğun kişisel ilişki düzenini nasıl etkiliyor?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Ebeveynlerin farklı şehirlerde yaşaması, kişisel ilişki düzenini önemli ölçüde etkiler ve standart hafta sonu düzeni uygulanamaz hale getirir. Mahkeme bu durumda "pratik ve çocuğun yararına uygun" bir düzen kurmaya çalışır. Uzak mesafe kişisel ilişki modelleri: Ayda bir uzatılmış hafta sonu — babanız çocuğunu ayda bir cumadan pazartesiye kadar yanına alabilir (3-4 gün), uçak veya otobüsle. Yaz tatili ağırlıklı — çocuk yaz tatilinin 20-30 gününü baba yanında geçirir. Yarıyıl tatili — 7-10 günlük yarıyıl tatilinin tamamı veya yarısı baba yanında. Dini bayramlar — 2 günlük bayram tatilleri genelde babada geçer. Telefon ve video görüşmeleri — sık, günlük veya haftalık düzenli görüşmeler (15-30 dakika). Ulaşım: Ulaşım maliyetleri ciddi bir mesele olur. Mahkeme ulaşım masrafını genelde anne/velayet olmayan eşe yükler; yani baba kendi maliyetini karşılar. Çocuk uçakla seyahat ederse (özellikle 12 yaş altı), "refakatçisiz çocuk hizmeti" için ek ücret ödenir. Sabah uçuşla gönderilir, akşam dönüş uçuşuyla geri gelir gibi. Baba çocuğu kendi şehrine götürecekse dönüş sorumluluğu da onda olur. Ulaşım anlaşmazlıklarının önlenmesi için kesin tarih ve saatler protokolde yer almalıdır. Kişisel ilişki düzeninin ayrıntısı: Hangi günlerde, saat kaçta teslim alınacağı, nerede teslim edileceği (anne evi, havaalanı, otogar), ulaşım araçları, kim eşlik edecek (anne, baba, aile büyüğü), hafta içi iletişim (telefon/video saatleri), çocuğun eşyaları (kim taşıyacak), acil durumlar (çocuk hasta olursa ne yapılacak). Yaş faktörü: Küçük yaştaki çocuklar (3-6) uzun mesafe seyahatleri zorlukla kaldırır; mahkeme bunları dikkate alır. Ergenlik çağındaki çocukların kendi iradesi belirleyicidir; arkadaşlık çevresi ve hobileri göz önüne alınır. Şehir değiştirme: Velayet size ait olduğu için başka şehre taşınma kararı genel olarak sizdedir; ancak eski eşiniz bunun çocuk için zararlı olduğunu iddia ederek velayet değişikliği davası açabilir. Bu nedenle kararınızı pedagog ile görüşerek almak ve eski eşinizi bilgilendirmek iyi olur. Pratik öneriler: Protokol veya mahkeme kararında ulaşım detayları netleştirilsin. Teknolojiyi kullanın — FaceTime, Zoom ile sık görüşme çocuk için duygusal bağı korur. Büyük bayram-tatillerde karşılıklı esneklik önemli. Çocuğun yaşı büyüdükçe tercihleri daha fazla dikkate alınmalıdır.
E
Esma G.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Velayeti istemiyorum — kocam alsın. Çocuğu seviyorum ama bakma kapasitem yok. Bu mümkün mü?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Evet, velayet istememek hukuken mümkündür. TMK hiçbir ebeveyni velayet almaya zorlamaz; velayet hem bir hak hem de bir yükümlülüktür ve bu yükümlülüğü üstlenecek uygun ebeveynin seçilmesi çocuğun yararınadır. Velayet istememe sebepleri: Sağlık sorunları (ciddi fiziksel veya ruhsal hastalık); ekonomik yetersizlik (temel bakım koşullarını sağlayamayacak düzeyde); iş veya eğitim gereksinimleri (yurt dışında çalışma, üniversite eğitimi); psikolojik dayanıklılık eksikliği (bakım baskısını kaldıramayacağını düşünme); diğer ebeveynin açıkça daha uygun olması. Ebeveynliğinizi reddetmek değil, çocuğa en iyi bakımın sağlanması için sorumlu bir karar olarak değerlendirilir. Hukuki süreç: Dava dilekçesinde veya duruşmada "velayeti almayı talep etmiyorum, velayet kocama verilsin" beyanında bulunursunuz. Eşiniz de velayeti kabul ederse, mahkeme çocuğun üstün yararına uygun görürse velayeti eşinize verir. Kabul edilmesi için: Eşinizin velayet ehliyetine sahip olması, çocuğa uygun ortam sunabiliyor olması, çocuğun bakım ihtiyaçlarını karşılayabiliyor olması. Eğer ikiniz de velayet istemiyorsanız veya eşiniz de uygun değilse, mahkeme başka bir akrabaya (büyükanne, büyükbaba, hala, teyze) veya üçüncü bir vasiye velayet/bakım verebilir. Nafaka yükümlülüğü: Velayet almayan ebeveyn olarak, çocuk için iştirak nafakası ödemekle yükümlüsünüz (TMK m. 182). Çocuğun bakım ve eğitim masraflarına, gelir seviyenize uygun olarak katkıda bulunmak zorundasınız. Kişisel ilişki hakkı: Velayet size ait olmasa da çocukla kişisel ilişki hakkınız devam eder. Mahkeme, uygun bir görüşme düzeni belirler (hafta sonu, bayram, yaz tatili). Bu hakkı kullanmak veya kullanmamak size kalır, ancak çocuğunuzun duygusal gelişimi için mümkün olduğunca sürdürmeniz önerilir. Ruhsal sağlık: Velayeti istememenin ardındaki sebebi iyi analiz edin. Bazen bunun arkasında yetişkin yaşamdaki zorluklar, depresyon, kendinize güvensizlik var. Bir psikologdan destek alın; gerçekten velayeti alamayacak durumda mısınız yoksa bu anlık bir his mi? Pratik öneri: Kararınız net ise, bu dürüst tutumu mahkemeye açıkça bildirin. Mahkeme sahte bir "iyi anne" tablosu görmektense sizin gerçekçi ve sorumlu yaklaşımınıza saygı duyar. Çocuğunuzla ilişkinizi kişisel ilişki çerçevesinde sürdürmek değerlidir.
O
Okay B.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Çocuğumun okul kaydı velayet sahibinin adresine mi göre yapılır? Boşandık, velayet annede ama çocuk şu an geçici olarak annesi yerine benim yanımda.

AA
Av. Aydın Aytuğ
Okul kaydı, kural olarak velayet sahibi ebeveynin ikametgâh adresine göre yapılır. Millî Eğitim Bakanlığı'nın e-okul sistemi, öğrencinin adresini velayet sahibi ebeveyn üzerinden kaydeder. Sizin durumunuzda: Velayet annededir, çocuk fiilen sizde olsa bile okul kaydı annenin adresine göre yapılır. Çocuğun eğitimini göz önünde bulundurarak, bu durumu çözmeniz gerekebilir. Olası çözüm yolları: Velayet değişikliği davası: Çocuk uzun süredir sizde yaşıyorsa, TMK m. 183 uyarınca velayetin değiştirilmesi davası açabilirsiniz. Çocuk üzerinde fiili velayet sizin elinizdeyse, mahkeme bunu değerlendirir ve velayeti size verebilir. Velayet size geçtikten sonra okul kaydı kendi adresinize yapılır. Geçici velayet/bakım kararı: Dava sırasında geçici velayet kararı alıp çocuğun eğitim-öğretimine ilişkin yetkiyi size devredebilirsiniz. Annenin muvafakati: Annenizle iletişim kurup "çocuk şu an bende, okul kaydını benim adrese yapalım" konusunda yazılı muvafakat alabilirsiniz. Bu muvafakati okul idaresine sunduğunuzda adres değişikliği yapılabilir. Okul yöneticisi ile görüşme: Durumu okul müdürü ile görüşerek "çocuk fiilen bende, okul işlerini ben takip edeceğim" demeniz; bazı okullar esneklik gösterebilir ancak kural değildir. Mahkemeden özel yetki: Geçici velayet değil, belirli işlemler için (okul kaydı, seyahat izni vb.) mahkemeden özel yetki alabilirsiniz. Önemli uyarılar: Velayet sizde değilse, okul belgelerine imza atma (karne alma, veli toplantısına katılma) sınırlı olabilir. Acil sağlık durumlarında yasal temsilci olarak tanınmayabilirsiniz. Resmi belge imzalamak için velayet sahibinin yazılı izni gerekebilir. Çocuk resmi olarak sizde değilken, devlet okulu bazen velayet belgesi ister. Uzun süreli fiili bakım veriyorsanız durumunuzu resmileştirmeniz gerekir. Velayet değişikliği ya da anlaşmayla çözmek, çocuğun eğitiminin aksamaması için önemlidir. Pratik öneri: Çocuğun eğitim dönemini bozmamak için önce annesiyle görüşüp geçici bir çözüm bulun (muvafakatname). Uzun vadede durumunuz kalıcı olacaksa bir aile hukuku avukatıyla velayet değişikliği davası hakkında görüşün. Çocuğun okul değiştirmesi ve yeni ortama alışması kendisi için stres olacaktır; planlı hareket edin.
B
Bilge K.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Eski eşim çocuğumuzu bana karşı kışkırtıyor, çocuk benimle görüşmek istemiyor artık. Ebeveyn yabancılaştırma sendromu diye duydum, ne yapabilirim?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Ebeveyn yabancılaştırma sendromu (EYS / PAS - Parental Alienation Syndrome), bir ebeveynin diğerini sürekli olumsuz göstererek çocuğu diğer ebeveyne karşı düşman etmesi sürecidir. Türk hukukunda son yıllarda giderek daha fazla tanınan bir olgu ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında sistematik yabancılaştırma "velayetin değiştirilmesi için geçerli sebep" olarak kabul edilmeye başladı. Yabancılaştırma belirtileri: Çocuk size karşı mantıksız düşmanlık gösteriyor; çocuğun verdiği gerekçeler çocuksu veya mantık dışı ("benim kıyafetlerimi o aldı", "kötü kokuyor"); çocuk sizi aşırı karalama gösteriyor ama somut olay belirtemiyor; çocuk anlık dönüşlerle davranışını değiştiriyor (anneden alınca soğuk, alıştıkça rahat); çocuk sizinle ilgili sadece olumsuz şeyler hatırlıyor; sadece size değil, sizin ailenize de düşmanca; size karşı söyledikleri sürekli tekrar ve başkasından duymuş gibi kalıp ifadeler (anne telkininden); vicdan azabı yok. Yapabileceğiniz hukuki adımlar: Birinci adım — kişisel ilişki talebini sürdürün: Çocuk size gelmek istemese bile belirlenen kişisel ilişki günlerinde bulunma talebinizi bırakmayın; iletişim denemelerinizi belgeleyin (mesaj, çağrı kayıtları). İkinci adım — pedagog/psikolog değerlendirmesi talep edin: Aile mahkemesine dilekçeyle başvurup çocuğunuzun psikolojik değerlendirmesini talep edin. Yabancılaştırma tespit edilirse aile terapisi zorunlu kılınabilir. Üçüncü adım — velayetin değiştirilmesi davası: Sistematik yabancılaştırma belgelenirse TMK m. 183 uyarınca velayet size geçebilir. Bu dava için arabuluculuk zorunludur; ancak anlaşmazlık tutanağı alırsınız. Dördüncü adım — ceza soruşturması: Sürekli engelleme TCK m. 234 kapsamında suçtur. Delillendirme: Çocukla iletişim kurma çabalarınızı belgeleyin, çocuğun sizinle olan eski ilişkisini gösteren fotoğraf ve videolar, ebeveynlerin size karşı paylaştığı olumsuz içerikli sosyal medya paylaşımları, tanık ifadesi (çocuğun annesiyle konuşmalarını duyan kişiler), çocuğun psikolojik değerlendirme raporu. Çocuk yaklaşımı: Çocuğa karşı annesini kötü göstermeyin — aynı hataya düşmek yabancılaştırmayı iki yönlü yapar. Çocuğunuz size karşı düşmanca olsa bile sabırla, sevgiyle yaklaşın. Pedagog desteğiyle "tarafsız zemin" buluşmaları deneyin. Kendi psikolojik sağlığınız için de bir uzmana gidin. Bu süreç çok zordur ama umut vardır; yabancılaştırma çocuğu uzun vadede psikolojik olarak yaralar, mahkemeler bunu ciddiye alıyor.
H
Hakkı P.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Boşanma sonrası kızımın soyadını eski eşiminkinden benim soyadıma çevirmek mümkün mü?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Çocuğun soyadı, Türk hukukunda babanın soyadı olarak belirlenir (TMK m. 321) ve boşanma kararının kendisi bu durumu değiştirmez. Çocuğun soyadının değiştirilmesi sadece belirli hukuki süreçlerle mümkündür. Soyadı değiştirme yolları: Birinci yol — babanın rızası (Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27): Baba ve annenin birlikte noter veya nüfus müdürlüğüne başvurarak çocuğun soyadının değiştirilmesini talep etmesi mümkündür. Ancak eski eşiniz bunu kabul etmezse bu yol kapalıdır. Baba genellikle kabul etmez, çünkü çocuğun onun soyadını taşıması onun için duygusal bir bağdır. İkinci yol — soyadı değiştirme davası: Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 36 uyarınca "haklı sebep" varsa asliye hukuk mahkemesinde dava açılabilir. Haklı sebep olarak kabul edilen durumlar: Baba çocuğu ihmal ediyor, babalık yükümlülüklerini yerine getirmiyorsa; baba çocuğa kötü davranıyor veya şiddet uyguluyorsa; babanın soyadı utanç verici (sivrilik veya toplumsal olarak kötü anılan bir soyadı); çocuk kendi istemiyle anne soyadını almak istiyorsa (yaşı büyük ise); baba cezaevindeyse ve suçu çocuğu etkiliyorsa; çocuk ile baba arasında hiçbir ilişki yoksa (uzun süre görüşmeme vs.). Üçüncü yol — evlat edinme: Sizin yeni eşiniz varsa ve çocuğu evlat ediniyorsa, evlat edinme sonucu soyadı değişebilir. Ancak bu babanın rızası ile (TMK m. 309) veya babanın velayet ehliyetinin kaybı halinde mümkündür. Sıkı koşulları var. Dava süreci: Asliye hukuk mahkemesine başvurur, soyadı değiştirme talebinde bulunursunuz. Babanın savunma hakkı vardır — genelde itiraz eder. Tanık, pedagog raporu, çocuğun görüşü alınır. Mahkeme haklı sebep gördüğünde karar verir. Ortalama 12-18 ay sürer. Çocuğun yaşı: 12 yaşından büyük çocuklar mahkemede kendi tercihlerini ifade edebilir. Bu tercih mahkeme kararında ağırlık taşır. Küçük yaştaki çocukların soyadı değişikliği genelde güçlüklü olur. Pratik öneriler: Önce babayla konuşmayı deneyin; belki ikna olabilir (pek az olsa da). Haklı sebep varsa avukatla görüşüp dava açın. Babalık ilişkisinin tamamen koptuğu veya baba tarafından ihmal edildiği durumlarda dava kazanma şansı daha yüksektir. Kızınızın kendi görüşü yaşı büyüdükçe önem kazanır; 13-14 yaşlarında daha etkili olabilirsiniz. Bu dava duygusal ve hukuki olarak zor; profesyonel destekle ilerlemek en doğrusudur.
E
Emre A.Boşanma Hukuku

18 Nisan 2026

Cevaplandı

S:Çocuğun velayeti bende. Ben başka şehre taşınmak istiyorum (iş nedeniyle). Eski eşim engelleyebilir mi?

AA
Av. Aydın Aytuğ
Velayet sizde olduğu için kural olarak çocukla birlikte yaşayacağınız yeri belirleme yetkisine sahipsiniz. Ancak şehir değiştirme, eski eşin kişisel ilişki hakkını doğrudan etkilediği için hukuki süreç devreye girer. Eski eşinizin hakları: Eski eşin tamamen engelleme yetkisi yok; ancak kişisel ilişki düzeni ciddi bozulacaksa mahkemeye başvurabilir. Eski eşiniz şu iki yoldan birine başvurabilir: Kişisel ilişki düzeninin değiştirilmesi davası — şehir değiştirme sebebiyle yeni, uygun bir kişisel ilişki düzeni belirlenmesini isteyebilir. Velayetin değiştirilmesi davası — şehir değişikliği çocuğun üstün yararına aykırı ise velayetin kendisine verilmesini talep edebilir. Mahkemenin değerlendirmesi: Şehir değişikliğinin meşru sebepleri (iş değişikliği, sağlık nedeni, aile birleşmesi) var mı; çocuğun mevcut şehirdeki hayatı (okul, arkadaşlar, sosyal çevre) ne kadar bozulacak; yeni şehirde çocuğa uygun koşullar sunabiliyor musunuz; diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkı korunabilecek mi; çocuğun görüşü (büyükse). İşinizin değişmesi makul sebeptir: İş kaybı, terfi, maaş artışı gibi sebepler meşru sayılır. Çocuğun geleceği için iyileşme varsa (eğitim imkanları, yaşam standardı) bu güçlü gerekçedir. Eski eşiniz "çocukla görüşemem" diyerek engellemeye çalışabilir ama bu tek başına yeterli sebep değildir. Pratik adımlar: Önce eski eşinizle görüşün, şehir değişikliğinizi açıklayın, yeni bir kişisel ilişki düzeni önerin. Kişisel ilişki için yaratıcı öneriler sunun — tatil ve hafta sonu düzenini güçlendirin, video görüşmeler ekleyin, dönüşümlü yaz tatili, ulaşım masraflarını sizin karşılamanız. Eski eş ikna olmazsa mahkemeye dilekçe verebilirsiniz — "mevcut kişisel ilişki düzeninin şehir değişikliğine uyarlanması" talebiyle. Çocuğun psikolojik hazırlığı da önemli — pedagog desteği alın, çocuğu yavaş yavaş yeni duruma alıştırın. Önemli uyarı: Haber vermeden şehir değiştirip çocuğu götürürseniz, eski eşiniz velayet değişikliği davası açıp haklı çıkabilir. Bu tür çocuk kaçırma benzeri davranışlar mahkemede aleyhinize sonuç doğurur. Süreci şeffaf yürütün; iyi niyetinizi mahkemeye gösterin. Yurt dışı taşınma söz konusuysa çok daha sıkı kurallar var — eski eşin muvafakatnamesi şarttır, yoksa mahkeme izni gerekir.
Bizi ArayınWhatsApp