Boşanma Hukuku Makaleleri — Sayfa 5

106 makale · 5. sayfa / 5

Tedbir Nafakası ve Şartları
Boşanma Hukuku
·12 dk okuma

Tedbir Nafakası ve Şartları

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası süresince ekonomik olarak zayıf eşin ve müşterek çocukların geçimini sağlamak amacıyla mahkeme tarafından hükmedilen geçici bir nafakadır. TMK m. 169 ve m. 197 dayanağıyla dava tarihinden başlar, kararın kesinleşmesine kadar devam eder; kusur şartı aranmaz ve hakim tarafından re'sen de verilebilir. Miktar hakimin takdiriyle tarafların sosyal-ekonomik durumu ve çocukların ihtiyacı gözetilerek belirlenir. Ödenmemesi halinde icra takibi ve 5358 sayılı Kanun çerçevesinde tazyik hapsi yaptırımları devreye girer; kesinleşme ile yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşür.

Devamini Oku
Boşanma Davası Avukatlık Ücreti ve Mahkeme Masrafları
Boşanma Hukuku
·11 dk okuma

Boşanma Davası Avukatlık Ücreti ve Mahkeme Masrafları

Boşanma davası avukatlık ücreti 2026 AAÜT'ye göre asgari 45.000 TL (KDV dahil 49.500 TL) olarak belirlenmiştir. Anlaşmalı boşanmada baro tavsiyeleri 75.000-100.000 TL, çekişmeli boşanmada 110.000-150.000 TL aralığındadır. Mahkeme masrafları ise başvurma harcı 615,40 TL, gider avansı 2.500-3.000 TL, bilirkişi ücreti 3.500-15.000 TL seviyelerindedir. Avukatlık Kanunu m. 164 uyarınca yazılı ücret sözleşmesi esas olup karşı vekalet ücreti doğrudan avukata aittir. Adli yardım ve baro yardımı kapsamında ücretsiz temsil imkanları mevcuttur.

Devamini Oku
Boşanmadan Sonra Soyadı Değişikliği Nasıl Yapılır?
Boşanma Hukuku
·9 dk okuma

Boşanmadan Sonra Soyadı Değişikliği Nasıl Yapılır?

Boşanma kararı kesinleştiğinde TMK m. 173 uyarınca kadın kızlık soyadına kendiliğinden döner; nüfus müdürlüğüne ayrı dilekçe gerekmez. Kimlik, pasaport ve ehliyet için yenileme şarttır. Eski kocanın soyadını kullanmak isteyen kadın, menfaat ve kocaya zarar vermeme kriterlerini ispat ederek aile mahkemesinden TMK m. 173/2 izni alabilir. AYM 2022-155/38 iptali ve 28 Ocak 2024 değişikliği ile evli kadın da soyadını serbestçe belirler. Yeniden evlenme halinde eski eşin soyadı izni sona erer ve koca koşul değişikliğinde iznin kaldırılması davasını açabilir.

Devamini Oku
Boşanma Davasında Facebook Yazışmaları Delil Olur Mu?
Boşanma Hukuku
·9 dk okuma

Boşanma Davasında Facebook Yazışmaları Delil Olur Mu?

Boşanma davasında Facebook, WhatsApp ve Instagram yazışmaları HMK m. 189/2 uyarınca ancak hukuka uygun elde edildiğinde delil olur. Eşin size gönderdiği mesajlar, kamuya açık paylaşımlar ve rızayla paylaşılan hesap içerikleri kabul edilirken; şifre kırma, casus yazılım veya yetkisiz erişimle elde edilen veriler TCK m. 243-244 ve m. 132-136 kapsamında cezai sorumluluk doğurur ve mahkemece reddedilir. Ekran görüntüsü tek başına yeterli değildir; notere tespit, e-tespit ve bilirkişi raporuyla desteklenmelidir. Yargıtay 2. HD 2018/5463 K. ve HGK 2002/2-617 K. kararları uygulamanın temelini oluşturur.

Devamini Oku
Boşanma Davasında Psikolojik Şiddet - İspat ve Karar
Boşanma Hukuku
·10 dk okuma

Boşanma Davasında Psikolojik Şiddet - İspat ve Karar

Psikolojik şiddet; sürekli aşağılama, küçümseme, izolasyon, ekonomik baskı, gaslighting ve tehdit gibi davranışları kapsayan, TMK m. 162 ve m. 166 uyarınca boşanma sebebi oluşturan bir şiddet türüdür. 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı, uzaklaştırma tedbiri ve elektronik kelepçe uygulaması mümkündür. İspatında tanık beyanı, mağdurun kendi konuşmasını içeren ses kaydı (Yargıtay HGK 2018/2-903), mesaj, psikolog raporu ve önceki koruma kararları kullanılır. Tam kusur tespiti halinde TMK m. 174 ile 50.000-500.000 TL arası manevi tazminat, velayet ve yoksulluk nafakası kararları mağdur lehine sonuçlanır.

Devamini Oku
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik)
Boşanma Hukuku
·10 dk okuma

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik)

Şiddetli geçimsizlik halk arasındaki adıyla bilinen, TMK m. 166 ile düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması, çekişmeli boşanma davalarının büyük çoğunluğunun dayanağıdır. Madde dört fıkra içerir: genel sebep (166/1), az kusurlu davalının itiraz hakkı (166/2), anlaşmalı boşanma (166/3) ve 3 yıllık fiili ayrılık sonrası mutlak boşanma (166/4). Hakim, ortak hayatı çekilmez hale getiren kusurları tanık beyanı, dijital kayıtlar, darp-psikolog raporları ve 6284 koruma kararları ile değerlendirir. Tam kusurlu eş davayı kaybeder; eşit kusurda boşanmaya karar verilir; tazminat ve yoksulluk nafakası kusursuz ya da az kusurlu eşe verilir.

Devamini Oku
Narsist Eşten Boşanma: Hukuki Rehber
Boşanma Hukuku
·11 dk okuma

Narsist Eşten Boşanma: Hukuki Rehber

Narsist eşten boşanma; duygusal istismar, gaslighting, sosyal izolasyon ve ekonomik şiddet örüntüleri nedeniyle TMK m. 166/1 evlilik birliğinin temelinden sarsılması hükmüne dayanır. Narsistik kişilik bozukluğu akıl hastalığı kabul edilmediğinden özel sebep değil, genel sebep üzerinden ilerlenir. İspat; tanık beyanları, adli psikiyatri raporu, HMK m. 293 uzman görüşü, dijital deliller, sağlık kayıtları ve 6284 sayılı koruma kararları ile sağlanır. Kusur tayini, TMK m. 174/1-2 maddi–manevi tazminat, TMK m. 175 yoksulluk nafakası, TMK m. 169 tedbir nafakası ve çocuğun üstün yararı çerçevesinde velayet sonuçları birlikte değerlendirilir. Narsist eşin çekişmeli dava stratejileri, mal rejimi tasfiyesinde muvazaa riskleri ve boşanma sonrası psikolojik taciz aşaması için stratejik yol haritası sunulur.

Devamini Oku
Tek Celsede Boşanma (Anlaşmalı Boşanma Rehberi)
Boşanma Hukuku
·9 dk okuma

Tek Celsede Boşanma (Anlaşmalı Boşanma Rehberi)

Tek celsede boşanma, TMK m. 166/3 hükmü çerçevesinde anlaşmalı boşanma davasının ilk ve tek duruşmada karara bağlanmasıdır. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya davayı kabul, hâkim huzurunda bizzat dinlenme ve mali-kişisel sonuçların tam uzlaşıyla düzenlendiği bir protokolün mahkemeye sunulması zorunludur. Protokol; yoksulluk ve iştirak nafakası, maddi-manevi tazminat, velayet ve kişisel ilişki, mal rejimi tasfiyesi, soyadı ve feragatleri kapsamalıdır. Hâkim çocuğun üstün yararı, yoksulluk nafakası ve mal paylaşımı bakımından değişiklik talep edebilir; kabul edilmezse dava çekişmeliye dönüşür. Karar aynı celsede çıksa bile kesinleşme için gerekçeli karar tebliği ve istinaf süresi geçmelidir.

Devamini Oku
Boşanırken Borçlar Ortak Mı? (Mal Rejimi ve Borç Paylaşımı)
Boşanma Hukuku
·10 dk okuma

Boşanırken Borçlar Ortak Mı? (Mal Rejimi ve Borç Paylaşımı)

Boşanırken borçların ortak olup olmadığı, mal rejimi tasfiyesi ve aile birliği temsil kurallarıyla birlikte değerlendirilir. 1.1.2002 sonrası evliliklerde yasal rejim TMK m. 218 edinilmiş mallara katılmadır. TMK m. 188-189 aile birliğinin olağan ihtiyaçları için yapılan işlemlerde müteselsil sorumluluk doğurur. Konut kredisi, araç kredisi, kredi kartı borcu ve tüketici kredisi kullanım amacına göre kişisel veya ortak yarar kapsamına sokulur; ticari borç ve kumar borcu kişisel kalır. TMK m. 229 eklenecek değerler, TBK m. 19 muvazaa itirazı ve İİK m. 277 tasarrufun iptali ile mal kaçırma girişimleri engellenir. TBK m. 584 eş rızasız kefalet geçersizdir. İç ilişkide rücu hakkı doğar.

Devamini Oku
Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma (TMK m. 162)
Boşanma Hukuku
·9 dk okuma

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma (TMK m. 162)

TMK m. 162, eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesi, pek kötü davranması ya da ağır derecede onur kırıcı davranış sergilemesi hâlinde öngörülen özel ve mutlak boşanma sebebidir. Fiilin ispatı boşanma için yeterlidir; evlilik birliğinin çekilmezliğini ayrıca kanıtlamaya gerek yoktur. Hak düşürücü süre öğrenmeden itibaren 6 ay ve her hâlde 5 yıldır; affeden tarafın dava hakkı düşer. Hayata kast öldürme kastını gerektirir; pek kötü davranış sistematik şiddeti kapsar; onur kırıcı davranış ağır hakareti ifade eder. Deliller arasında darp raporu, 6284 koruma kararı, ceza dosyası, tanık, dijital kayıtlar yer alır. Davalı tam kusurludur; TMK m. 174/1-2 tazminat, TMK m. 175 yoksulluk nafakası ve velayet bu esasa göre şekillenir.

Devamini Oku

Evliliğin sona ermesi, yalnızca duygusal bir süreç değil; velayet, nafaka, mal paylaşımı ve tazminat gibi çok sayıda hukuki sonucu beraberinde getiren kapsamlı bir yargılama sürecidir. Boşanma hukuku, Türk Medeni Kanunu'nun evlilik birliğinin sona erdirilmesine ilişkin hükümlerini kapsayan, aile hukukunun en yoğun uygulama alanıdır.

Bu kategoride, boşanma sürecinin her aşamasını — dava açma şartlarından duruşma sürecine, geçici tedbirlerden kesinleşme sonrası işlemlere kadar — ele alan makalelere yer veriyoruz. Aile Hukuku kategorimizde geniş çerçeveyi çizerken, bu kategoride boşanma sürecinin kendisine odaklanıyor ve pratik rehberler sunuyoruz.

Bu Kategoride Hangi Konuları Bulacaksınız?

Anlaşmalı Boşanma

Eşlerin boşanmanın tüm sonuçları üzerinde mutabık kaldığı ve birlikte mahkemeye başvurduğu anlaşmalı boşanma, en hızlı ve en az yıpratıcı boşanma yoludur. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, her iki eşin boşanma iradesini mahkeme huzurunda beyan etmesi ve hâkimin protokolü uygun bulması koşuluyla genellikle tek celsede sonuçlanır. Anlaşmalı boşanma protokolünün nasıl hazırlanacağı, neleri kapsaması gerektiği ve hâkimin müdahale edebileceği noktalar makalelerimizin temel konularıdır.

Çekişmeli Boşanma ve Boşanma Sebepleri

Eşlerin anlaşamadığı durumlarda çekişmeli boşanma davası gündeme gelir. Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olmak üzere ikiye ayrılır. Zina, hayata kast, pek kötü muamele, suç işleme, terk ve akıl hastalığı özel boşanma sebeplerini oluştururken; evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) genel boşanma sebebidir. Her bir sebebin ispat yükümlülüğü, delil türleri ve kusur değerlendirmesi ayrı makalelerde ele alınmaktadır.

Boşanmada Kusur Tespiti

Boşanma davalarında kusur değerlendirmesi, nafaka, tazminat ve velayet kararları üzerinde doğrudan etkili olan kritik bir unsurdur. Mahkemenin kusur tespitinde hangi ölçütleri esas aldığı, eşit kusur ve ağır kusur hallerinin sonuçları ve kusurun ispatında kullanılabilecek delil türleri bu kategorideki önemli başlıklardandır.

Geçici Tedbirler

Boşanma davası süresince mahkeme, eşlerin ve çocukların korunmasına yönelik geçici tedbirler alabilir. Tedbir nafakası, çocuğun geçici velayeti, eşlerin ayrı yaşamasına karar verilmesi ve ortak konuta ilişkin tedbirler, dava süresince tarafların haklarını koruyan önemli mekanizmalardır.

Boşanma Sonrası İşlemler

Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra nüfus kaydının güncellenmesi, kadının soyadı değişikliği, tapu ve banka işlemleri gibi pratik süreçler de makalelerimizde ele alınmaktadır. Kesinleşme sonrası açılacak mal paylaşımı davası ve nafaka artırım-azaltım davaları da bu alt başlığın konuları arasındadır.

Neden Bu Kategoriyi Takip Etmelisiniz?

Boşanma süreci duygusal kararlar almaya en açık olunan dönemdir. Hukuki bilgi eksikliği, süreçte telafisi güç hatalara yol açabilir. Bu kategorideki makalelerimiz, sürecin her aşamasında bilinçli adımlar atmanız için güvenilir bir kaynak sunmaktadır.

Sikca Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer ve şartları nelerdir?
Anlaşmalı boşanma, eşlerin tüm konularda mutabık olması halinde genellikle tek celsede sonuçlanır; kesinleşme dahil toplam süreç bir ila üç ay arasındadır. Temel şartları şunlardır: Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin boşanma konusunda birlikte başvurması veya birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi, her iki eşin mahkeme huzurunda boşanma iradelerini bizzat beyan etmesi ve nafaka, velayet, mal paylaşımı ile tazminat konularını düzenleyen bir boşanma protokolünün hâkim tarafından uygun bulunmasıdır. Hâkim, özellikle çocukların korunması açısından protokolde değişiklik önerebilir. İstinaftan feragat edilmesi halinde kesinleşme süresi daha da kısalır.
Boşanma davası hangi mahkemede açılır?
Boşanma davası, Aile Mahkemesinde açılır. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi bu davaya bakar. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Eşlerden biri yurt dışında yaşıyorsa, Türkiye'deki eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Her iki eş de yurt dışında yaşıyorsa dava Türkiye'deki herhangi bir Aile Mahkemesinde açılabilir.
Boşanmada kadının hakları nelerdir?
Boşanma sürecinde kadın, erkekle eşit haklara sahiptir. Dava süresince tedbir nafakası talep edebilir. Boşanma sonrasında kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası isteyebilir. Evlilik birliği içinde edinilen mallar üzerinde edinilmiş mallara katılma alacağı hakkı vardır. Boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğramışsa manevi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatleri zarara uğramışsa maddi tazminat talep edebilir. Velayet konusunda çocuğun üstün yararı ilkesi esas alınır; cinsiyet tek başına belirleyici değildir. Kadın, evlenmeden önceki soyadını yeniden kullanma hakkına sahiptir.
Boşanmada mal paylaşımı otomatik olarak yapılır mı?
Hayır, mal paylaşımı boşanma davasından ayrı bir süreçtir. Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından eşlerden birinin talebiyle mal paylaşımı davası açılır. Mahkeme kendiliğinden mal paylaşımına karar vermez. Mal rejiminin tasfiyesi davası, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Eşler arasında mal rejimi sözleşmesi yoksa yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Evlilik öncesi mallar, kişisel mallar ve miras yoluyla edinilen varlıklar paylaşım dışındadır.
Boşanma davası devam ederken eşim nafaka ödemek zorunda mı?
Evet, boşanma davası devam ederken mahkemeden tedbir nafakası talep edilebilir. Tedbir nafakası, dava süresince ekonomik açıdan zayıf olan eşin ve müşterek çocukların geçimini güvence altına almak amacıyla hükmedilen geçici bir nafakadır. Bu nafaka için kusur aranmaz; ekonomik durumu daha iyi olan eş, diğer eşe ve çocuklara nafaka ödemekle yükümlü tutulabilir. Tedbir nafakası, davanın açıldığı tarihten itibaren boşanma kararının kesinleşmesine kadar devam eder. Mahkeme tedbir nafakasına talep üzerine veya resen karar verebilir.
Aldatma halinde boşanma davası nasıl açılır ve ispat nasıl yapılır?
Zina, Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesinde düzenlenen özel bir boşanma sebebidir. Aldatılan eş, zinayı öğrendiği tarihten itibaren altı ay ve her halükârda zina eyleminin üzerinden beş yıl içinde dava açmalıdır; bu süreler hak düşürücüdür. Aldatmayı affeden eşin dava hakkı düşer. Zinanın ispatında hukuka uygun şekilde elde edilen her türlü delil kullanılabilir: otel kayıtları, mesaj ve yazışma kayıtları, fotoğraflar, telefon arama kayıtları ve tanık beyanları sıklıkla başvurulan delil türleridir. Hukuka aykırı yollarla — örneğin telefon dinleme veya izinsiz takip — elde edilen deliller mahkemede kabul edilmez. Zina sebebiyle boşanma halinde aldatan eş tam kusurlu sayılır ve lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmez.
Bizi ArayınWhatsApp