Tanımanın İptali Davası - TMK 295. Madde (2026 Rehberi)
Aile Hukuku
·13 dk okuma

Tanımanın İptali Davası - TMK 295. Madde (2026 Rehberi)

Tanımanın iptali davası, Türk Medeni Kanunu m. 295 ve devamı hükümlerinde düzenlenen, evlilik dışı doğmuş bir çocuk için yapılan tanımanın yanılma, aldatma, korkutma ya da tanıyanın biyolojik baba olmaması sebebiyle geriye etkili biçimde hükümsüzleştirilmesini sağlar. Dava tanıyan veya anne, çocuk, altsoy, Cumhuriyet savcısı ve Hazine tarafından aile mahkemesinde açılır; tanıyan için 1 yıl ve her halde 5 yıl, çocuk için ergin olduktan sonra 1 yıl hak düşürücü süre geçerlidir. İspat genellikle DNA testi ile sağlanır, hâkim re’sen araştırma ilkesine göre delilleri toplar. Karar kesinleşince soybağı geriye etkili biçimde ortadan kalkar; miras, velayet, nafaka ve soyadı yönünden sonuç doğurur.

Devamini Oku
Kızlık Soyadını Kullanma: Evli Kadının ve Boşanan Kadının Hakları (2026)
Aile Hukuku
·8 dk okuma

Kızlık Soyadını Kullanma: Evli Kadının ve Boşanan Kadının Hakları (2026)

Kızlık soyadını kullanma hakkı; Anayasa Mahkemesi’nin TMK m. 187 birinci cümlesini iptal eden 2023 kararı ve Yargıtay içtihatları ile birlikte, evli kadının mazeret göstermeksizin bekârlık soyadını tek başına kullanabilmesini mümkün kıldı. Başvuru aile mahkemesinde açılan dava ile veya bazı nüfus müdürlüklerinde idari yolla yapılabilir; dilekçede Anayasa m. 10, 20, 90/5, AİHS m. 8 ve 14 ile AİHM Ünal Tekeli / Türkiye kararı dayanak alınır. Evlilikte çift soyadlı kullanım için yine nüfus müdürlüğüne başvuru yeterlidir. Boşanmada TMK m. 173 uyarınca kadın kural olarak önceki soyadına döner; menfaati olduğunu ve eski eşe zarar vermeyeceğini ispatlarsa hâkim izniyle eski eşin soyadını kullanmaya devam edebilir. Dava genellikle tek celsede sonuçlanır.

Devamini Oku
Vesayet Davası ve Vasi Tayini (Atanması) Nedir? (2026)
Aile Hukuku
·12 dk okuma

Vesayet Davası ve Vasi Tayini (Atanması) Nedir? (2026)

Vesayet davası ve vasi tayini; küçüklerin ve kısıtlıların kişisel ve mali menfaatlerinin korunması için TMK m. 396-494 arasında düzenlenmiş bir kurumdur. Velayet altında olmayan küçükler, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, savurganlık, alkol-uyuşturucu bağımlılığı, kötü yönetim, bir yıldan fazla hapis cezası veya kendi isteğiyle kısıtlama hallerinde sulh hukuk mahkemesi tarafından vasi atanır. Vasi; defter tutma, malvarlığını yönetme, yıllık hesap verme, önemli işlemler için mahkemeden izin alma yükümlülüklerine tabidir. İki yıllık görev süresi uzatılabilir, vesayetin sebebi ortadan kalktığında sona erdirme davası açılır.

Devamini Oku
Mehir Nedir? Ne Zaman Verilir? (2026 Güncel Rehber)
Aile Hukuku
·12 dk okuma

Mehir Nedir? Ne Zaman Verilir? (2026 Güncel Rehber)

Mehir, erkeğin evlilik nedeniyle kadına vermeyi taahhüt ettiği mal veya paradan oluşan ekonomik yükümlülüktür. Türk Medeni Kanunu'nda doğrudan düzenlenmez; uygulamada bağışlama vaadi olarak nitelendirilir ve TBK m. 288 gereğince yazılı şekil şartına tabidir. Muaccel (peşin) ve müeccel (vadeli) olmak üzere iki türü vardır. Boşanma, ölüm veya evliliğin iptali halinde talep edilebilir. 10 yıllık zamanaşımına tabi olan mehir alacağı, aile mahkemesinde dava yoluyla veya mehir senedi varsa icra takibi ile tahsil edilebilir. Senette miktarın belirli, imzanın sağlıklı olması esastır.

Devamini Oku
Aile Konutu Şerhi Nedir? Nasıl Konulur? (TMK m. 194 — 2026)
Aile Hukuku
·11 dk okuma

Aile Konutu Şerhi Nedir? Nasıl Konulur? (TMK m. 194 — 2026)

Aile konutu şerhi, TMK m. 194 uyarınca eşlerin müşterek hayatını sürdürdüğü konutun tek taraflı satış, ipotek veya kira feshine karşı korunmasını sağlayan tapu kütüğüne yazılan açıklayıcı bir şerhtir. Malik olmayan eş, vukuatlı nüfus kayıt örneği ve aile konutu olduğunu kanıtlayan belgelerle tapu sicil müdürlüğüne harçsız başvurarak şerh tesis ettirebilir; reddi hâlinde aile mahkemesine başvurulabilir. Şerh konulduktan sonra malik eş diğerinin açık ve yazılı rızası olmadan tasarrufta bulunamaz; üçüncü kişilerin TMK m. 1023 iyiniyet karinesinden yararlanma şansı ortadan kalkar. Boşanmanın kesinleşmesi, evliliğin iptali veya eşlerden birinin ölümü hâlinde şerh kendiliğinden düşer.

Devamini Oku
İsim Değiştirme Davası: Şartları, Süreci ve Haklı Nedenler (2026 Rehberi)
Aile Hukuku
·12 dk okuma

İsim Değiştirme Davası: Şartları, Süreci ve Haklı Nedenler (2026 Rehberi)

İsim değiştirme davası, TMK 27. madde kapsamında haklı sebeplerin varlığında açılabilen çekişmesiz yargı işidir. İsmin alay konusu olması, söylenmesinin güç olması, kişinin farklı isimle tanınması ve cinsiyet değişikliği gibi sebepler haklı neden oluşturur. Dava asliye hukuk mahkemesinde açılır ve ortalama 3-5 ayda sonuçlanır.

Devamini Oku
Velayetin Değiştirilmesi Davası: Şartları, Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Aile Hukuku
·12 dk okuma

Velayetin Değiştirilmesi Davası: Şartları, Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Velayetin değiştirilmesi davası, boşanma sonrası belirlenen velayet hakkının değişen koşullar nedeniyle yeniden düzenlenmesini sağlayan aile hukuku davasıdır. TMK 183. madde kapsamında çocuğun üstün yararı ilkesi esas alınarak açılan bu davada velayet görevinin kötüye kullanılması, hayat koşullarında olumsuz değişiklik ve kişisel ilişkinin engellenmesi başlıca sebepler arasında yer alır.

Devamini Oku
E-Devlet Soyadı Değişikliği: Başvuru Süreci ve Şartlar (2026)
Aile Hukuku
·12 dk okuma

E-Devlet Soyadı Değişikliği: Başvuru Süreci ve Şartlar (2026)

E-devlet üzerinden soyadı değişikliği, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesi kapsamında yazım hatası, genel ahlaka aykırılık veya toplumda gülünç karşılanma gibi özel durumlarda mahkeme kararı aranmaksızın yapılabilir. 7039 sayılı Kanun ile getirilen bu idari başvuru hakkı bir defaya mahsus tanınmıştır. Kapsamı dışındaki talepler için Asliye Hukuk Mahkemesinde TMK 27. madde uyarınca haklı sebeplere dayanılarak dava açılması gerekmektedir.

Devamini Oku
Aile İçi Şiddetin Yargı Karşısındaki Sonuçları ve Cezaları
Aile Hukuku
·11 dk okuma

Aile İçi Şiddetin Yargı Karşısındaki Sonuçları ve Cezaları

Aile içi şiddet cezası şiddetin türüne göre değişmekte olup fiziksel şiddette kasten yaralama, psikolojik şiddette tehdit ve hakaret suçları kapsamında değerlendirilmektedir. 6284 sayılı Kanun mağdurlar için koruyucu tedbirler ve uzaklaştırma kararı gibi etkili koruma mekanizmaları öngörmüştür. Şiddet aynı zamanda boşanma davasında ağır kusur olarak kabul edilir.

Devamini Oku
Evlilikte Mal Paylaşımı Nasıl Olur? Hukuki Rehber 2026
Aile Hukuku
·12 dk okuma

Evlilikte Mal Paylaşımı Nasıl Olur? Hukuki Rehber 2026

Evlilikte mal paylaşımı, edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında boşanma halinde eşler arasında yapılır. TMK uyarınca evlilik süresince edinilen mallar eşit olarak paylaşılırken kişisel mallar paylaşım dışında tutulur. Katılma alacağı, değer artış payı ve mal rejimi sözleşmesi gibi konuları kapsayan bu rehber, mal paylaşımı sürecinde bilinmesi gereken tüm hukuki detayları açıklamaktadır.

Devamini Oku
Düğünde Takılan Takılar Kime Aittir? Ziynet Eşyası Rehberi (2026)
Aile Hukuku
·12 dk okuma

Düğünde Takılan Takılar Kime Aittir? Ziynet Eşyası Rehberi (2026)

Düğünde takılan takılar kime aittir, boşanmada takılar nasıl paylaşılır? Ziynet eşyası davası, Yargıtay kararları, ispat kuralları, zamanaşımı süreleri ve dava masrafları hakkında kapsamlı hukuki rehber.

Devamini Oku
Yeniden Kurulan Ailelerde Çocuğun Soyadı Değişikliği (2026)
Aile Hukuku
·11 dk okuma

Yeniden Kurulan Ailelerde Çocuğun Soyadı Değişikliği (2026)

Boşanma sonrası yeniden evlenen ebeveynlerin velayeti kendilerinde olan çocuğun soyadı değişikliği süreci, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları ışığında hukuki çerçeve, dava şartları, çocuğun üstün yararı ilkesi ve üvey babanın soyadının çocuğa verilmesi gibi konular detaylı biçimde ele alınmaktadır.

Devamini Oku
Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Nüfus Kayıt Süreci (2026)
Aile Hukuku
·11 dk okuma

Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Nüfus Kayıt Süreci (2026)

Evlilik dışı doğan çocukların nüfus kaydı, annenin doğum belgesiyle nüfus müdürlüğüne başvurmasıyla yapılır. Çocuk ile anne arasında soybağı doğumla kurulur. Babalık bağı ise tanıma beyanı veya babalık davası ile tesis edilir. TMK uyarınca evlilik dışı doğan çocuklar, evlilik içinde doğan çocuklarla eşit haklara sahiptir. Nüfus kaydı otuz gün içinde yapılmalıdır.

Devamini Oku
Cinsel Uyumsuzluk ve Sorunların Evlilikteki Rolü (2026)
Aile Hukuku
·11 dk okuma

Cinsel Uyumsuzluk ve Sorunların Evlilikteki Rolü (2026)

Cinsel uyumsuzluk, eşler arasında cinsel yaşama ilişkin beklentilerin örtüşmemesi durumudur. Türk Medeni Kanunu'nda doğrudan özel boşanma sebebi olarak sayılmasa da evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında boşanma sebebi oluşturabilir. Yargıtay kararlarına göre cinsel ilişkiden sebepsiz kaçınma, tedaviye yanaşmama ve cinsel şiddet ağır kusur olarak nitelendirilmektedir. Cinsel uyumsuzluk davalarında tanık beyanları, sağlık raporları ve mesajlaşma kayıtları delil olarak kullanılabilir.

Devamini Oku
Evlat Edinme Şartları: Başvuru Süreci ve Hukuki Rehber (2026)
Aile Hukuku
·12 dk okuma

Evlat Edinme Şartları: Başvuru Süreci ve Hukuki Rehber (2026)

Evlat edinme şartları, Türk Medeni Kanunu'nun 305 ila 320. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Evlat edinmek isteyen kişilerin otuz yaş, en az beş yıllık evlilik veya on sekiz yaş farkı gibi koşulları karşılaması gerekir. Başvuru Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne yapılır. Süreç; sosyal inceleme, eşleştirme, en az bir yıllık geçici bakım ve Aile Mahkemesi kararı aşamalarından oluşur. Bekar kişiler de otuz yaşını doldurmuş olmak koşuluyla evlat edinebilir.

Devamini Oku
Soybağının Reddi Davası: Şartları, Süresi ve Hukuki Sonuçları (2026)
Aile Hukuku
·7 dk okuma

Soybağının Reddi Davası: Şartları, Süresi ve Hukuki Sonuçları (2026)

Soybağının reddi davası, baba ile çocuk arasındaki hukuki babalık bağının ortadan kaldırılmasına yönelik özel bir aile hukuku davasıdır. TMK madde 285 kapsamında evlilik içinde veya evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu babalık karinesi ancak soybağının reddi davası ile çürütülebilir. Dava, koca veya çocuk tarafından Aile Mahkemesinde açılır. Bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. DNA testi en güçlü delildir ve yüzde doksan dokuz virgül sekiz doğruluk oranına sahiptir.

Devamini Oku

Evlilik, boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı gibi konular; bir insanın hayatında karşılaşabileceği en kritik hukuki süreçlerin başında gelir. Bu süreçler yalnızca hukuki değil, aynı zamanda duygusal, mali ve toplumsal boyutlarıyla bireylerin yaşamını derinden etkiler. Aile hukuku da tam olarak bu noktada devreye girer: Aile birliğinin kuruluşundan sona ermesine, çocukların korunmasından eşler arası mali ilişkilerin düzenlenmesine kadar geniş bir alanı kapsayan bu hukuk dalı, Türk Medeni Kanunu'nun en temel yapı taşlarından birini oluşturur.

Bu kategoride, aile hukuku alanında karşılaşılan güncel sorunları, yasal düzenlemeleri ve uygulamadaki değişiklikleri ele alan makalelere yer veriyoruz. Amacımız, hukuki süreçlere hazırlıksız yakalanan bireylere rehberlik etmek ve haklarını bilmeleri için güvenilir bir bilgi kaynağı sunmaktır.

Bu Kategoride Hangi Konuları Bulacaksınız?

Boşanma Davaları ve Süreç Yönetimi

Türkiye'de her yıl yüz binlerce boşanma davası açılmaktadır. Anlaşmalı boşanma ile çekişmeli boşanma arasındaki farklar, dava açma şartları, dilekçe hazırlama süreci ve mahkeme aşamaları hakkında detaylı yazılar bu kategorinin temel içeriklerini oluşturur. Boşanma sebeplerinin hukuki karşılıklarını — şiddetli geçimsizlik, aldatma, terk, hayata kast gibi konuları — somut örneklerle ele alıyoruz.

Boşanma sürecinde yapılan en büyük hatalardan biri, duygusal kararlarla hareket edip hukuki hazırlığı ihmal etmektir. İlk dilekçenin içeriği, sunulan delillerin niteliği ve duruşma öncesi hazırlık aşamalarının titizlikle yürütülmesi, davanın seyrini doğrudan belirleyen unsurlardır. Makalelerimizde bu kritik aşamaların her birini ayrı ayrı inceliyoruz.

Velayet Hukuku ve Çocuğun Üstün Yararı

Boşanma davalarında en hassas konu şüphesiz çocukların velayetidir. Mahkemeler velayet kararlarında çocuğun üstün yararı ilkesini esas alır; ancak pek çok ebeveyn bu ilkenin pratikte ne anlama geldiğini yeterince kavrayamadan sürece girmektedir. Anne veya babanın duygusal beklentileri ile mahkemenin hukuki değerlendirmesi arasındaki fark, taraflar için beklenmedik sonuçlar doğurabilir.

Bu kategoride velayetin belirlenmesinde rol oynayan faktörleri, sosyal inceleme raporu sürecini, müşterek velayet tartışmalarını ve velayet değişikliği davalarını ele alan yazılar yayımlıyoruz. Çocukla kişisel ilişki kurulması, kişisel ilişki düzeninin ihlali halinde başvurulacak hukuki yollar ve yurt dışına çıkış izni gibi alt başlıklar da velayet konusunun ayrılmaz parçaları olarak bu kategoride yer almaktadır.

Nafaka Türleri ve Güncel Uygulamalar

Nafaka, boşanma sürecinde ve sonrasında en çok ihtilaf yaratan konuların başında gelir. Türk hukukunda dört temel nafaka türü bulunmaktadır: Dava süresince hükmedilen tedbir nafakası, boşanma sonrası yoksulluğa düşecek eş için belirlenen yoksulluk nafakası, çocuğun bakım ve eğitim masraflarına katkı amacıyla düzenlenen iştirak nafakası ve muhtaç hısımlara yönelik yardım nafakası.

Nafaka miktarının hesaplanması, artırım ve azaltım davaları, nafakanın kaldırılması şartları ve nafaka yükümlülüğünün ihlalinde başvurulacak hukuki yollar, bu kategorideki makalelerimizin sıkça işlediği konulardandır. Özellikle her yıl güncellenen ÜFE oranlarına göre nafaka artış hesaplamaları ve Yargıtay'ın güncel içtihatları, okuyucuların en çok merak ettiği başlıklar arasındadır.

Mal Paylaşımı ve Mal Rejimi Uyuşmazlıkları

2002 yılından bu yana Türkiye'de geçerli olan yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejime göre evlilik birliği içinde edinilen mallar üzerinde eşlerin eşit katılma alacağı hakkı bulunur. Ancak kişisel mallar, miras yoluyla edinilen varlıklar ve evlilik öncesine ait mülkler bu paylaşımın dışında tutulmaktadır.

Mal paylaşımı davaları, özellikle değerli taşınmaz veya ticari varlıkların söz konusu olduğu durumlarda son derece karmaşık bir hal alabilir. Katılma alacağı hesaplaması, değer artış payı, katkı payı alacağı ve mal rejiminin tasfiyesi gibi teknik konuları, güncel Yargıtay kararları ışığında anlaşılır bir dille açıklıyoruz.

Aile İçi Şiddet ve Koruma Tedbirleri

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında başvurulabilecek koruma tedbirleri, bu kategorideki önemli başlıklardan birini oluşturur. Uzaklaştırma kararı, iletişim yasağı, barınma tedbiri ve diğer koruyucu önlemlere ilişkin yazılarımızda hem başvuru sürecini hem de karşılaşılabilecek hukuki sorunları ele alıyoruz.

Nişanlanma, Evlenme ve Evliliğin İptali

Aile hukuku yalnızca boşanma ile sınırlı değildir. Nişanlanmanın hukuki sonuçları, nişanın bozulması halinde tazminat hakları, evlenme engelleri, evliliğin butlanla sona ermesi ve evliliğin yokluğu gibi konular da bu alanın kapsamındadır. Mutlak butlan ve nispi butlan ayrımı, evlenme ehliyet şartları ve yabancı uyruklu kişilerle evlenme prosedürleri hakkında hazırladığımız rehber niteliğindeki yazıları bu kategoride bulabilirsiniz.

Soybağı, Babalık ve Evlat Edinme

Soybağının kurulması ve reddi davaları, babalık davası, tanıma ve evlat edinme süreçleri de aile hukukunun önemli alt dallarıdır. Özellikle soybağının reddi davasında hak düşürücü süreler, DNA testi ve ispat yükümlülüğü gibi konular, bu alanda en çok araştırılan başlıklar arasında yer almaktadır.

Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının veya yabancı uyruklu eşlerin boşanma, velayet ve nafaka konularında aldıkları yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de geçerli olabilmesi için tanıma ve tenfiz davası açılması gerekmektedir. Bu sürecin şartları, başvuru usulü ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında hazırladığımız makaleler, özellikle gurbetçi okuyucularımız için büyük önem taşımaktadır.

Neden Bu Kategoriyi Takip Etmelisiniz?

Aile hukuku alanında mevzuat ve içtihatlar sürekli güncellenmektedir. Nafaka hesaplama yöntemlerindeki değişiklikler, velayet konusunda Yargıtay'ın yeni yaklaşımları ve aile arabuluculuğu gibi güncel gelişmeler, hak kaybına uğramamak için takip edilmesi gereken önemli konulardır.

Bu kategoride yayımladığımız yazılar, genel hukuki bilgi vermekle yetinmez; İzmir ve çevresindeki aile mahkemelerinin uygulamalarını, güncel istatistikleri ve somut dava örneklerini de içerir. Amacımız, aile hukuku alanında karşılaştığınız sorunlara net ve güvenilir yanıtlar sunarak doğru adımları atmanıza yardımcı olmaktır.

Aile hukukuyla ilgili aklınıza takılan bir konu varsa veya belirli bir konuda detaylı bilgi almak istiyorsanız, bu kategorideki makalelerimizi inceleyebilir ya da bizimle doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

Sikca Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma ile çekişmeli boşanma arasındaki fark nedir?
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma kararı, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat gibi tüm konularda mutabık kalarak mahkemeye başvurmasıdır. Taraflar bir boşanma protokolü hazırlar ve bu protokolü mahkemeye sunar. Hâkim, protokolü uygun bulursa genellikle tek celsede boşanma kararı verebilir. Anlaşmalı boşanmanın ön koşulu, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve her iki eşin de boşanma iradesini mahkeme huzurunda bizzat beyan etmesidir. Süreç, ortalama 1 ila 3 ay içinde tamamlanır. Çekişmeli boşanma ise eşlerin boşanmanın kendisi veya yan sonuçları üzerinde anlaşamadığı durumlarda gündeme gelir. Bu dava türünde taraflar, boşanma sebeplerini kanıtlamak zorundadır. Şiddetli geçimsizlik, aldatma, terk, hayata kast, onur kırıcı davranış ve akıl hastalığı gibi sebepler çekişmeli boşanmanın yasal dayanağını oluşturur. Çekişmeli boşanma davaları, ilk derece mahkemesinde ortalama 8 ila 18 ay sürer. İstinaf ve temyiz aşamalarına taşınması halinde toplam süre 2 ila 3 yılı bulabilir.
Boşanma davasında velayet nasıl belirlenir?
Velayet kararlarında mahkemenin esas aldığı temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Hâkim bu kararı verirken çocuğun yaşını, fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarını, ebeveynlerin yaşam koşullarını ve çocukla olan ilişki kalitesini değerlendirir. Velayet kararı öncesinde mahkeme, pedagog veya sosyal hizmet uzmanı aracılığıyla bir sosyal inceleme raporu hazırlatır. Bu rapor, her iki ebeveynin ev ortamı, gelir durumu, çocuğa karşı tutumu ve sosyal çevresi hakkında detaylı bilgi içerir. Küçük yaştaki çocuklarda özellikle anneye yakınlık ilkesi sıklıkla gözetilir; ancak bu mutlak bir kural değildir. Anne veya babanın çocuğa yönelik ihmal, istismar ya da kötü alışkanlıkları tespit edilirse velayet diğer ebeveyne verilebilir. Ayrıca yeterli olgunluğa erişmiş çocukların görüşü de mahkeme tarafından dikkate alınır. Velayet kararları kesin değildir; koşulların değişmesi halinde her zaman velayet değişikliği davası açılabilir.
Boşanmada nafaka türleri nelerdir ve miktarı nasıl hesaplanır?
Türk hukukunda dört temel nafaka türü bulunur. Tedbir nafakası, dava süresince ekonomik açıdan zayıf olan eşin ve müşterek çocukların geçimini güvence altına almak için geçici olarak hükmedilir. Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası yoksulluğa düşecek eşe ödenir; kusuru daha ağır olmayan ve geçimini sağlayamayacak durumda olan eş bu nafakayı talep edebilir. İştirak nafakası, velayeti almayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkısını düzenler ve çocuk ergin olana kadar devam eder. Yardım nafakası ise boşanmadan bağımsız olarak yardıma muhtaç hısımlara yönelik bir düzenlemedir. Nafaka miktarı hâkimin takdirine bağlıdır. Hâkim, nafaka yükümlüsünün gelir durumunu, yaşam giderlerini, bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısını ve nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını birlikte değerlendirir. Mahkeme karar öncesinde her iki tarafın ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin araştırma yaptırır. Nafaka artış oranı ise Yargıtay uygulamalarına göre genellikle ÜFE veya TÜFE endeksine göre belirlenir.
Boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır?
Türkiye'de 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren geçerli olan yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejime göre evlilik birliği süresince edinilen mallar üzerinde her iki eşin eşit katılma alacağı hakkı vardır. Eşlerden birinin maaşı, yatırım gelirleri, emekli ikramiyesi ve evlilik süresince edindiği taşınmazlar edinilmiş mal sayılır. Ancak kişisel mallar bu paylaşımın dışında tutulur. Evlilik öncesine ait mülkler, miras yoluyla kazanılan varlıklar, manevi tazminat alacakları ve kişisel kullanıma özgü eşyalar kişisel mal niteliğindedir. Mal paylaşımı davası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava olarak açılır. Taraflar arasında mal rejimi sözleşmesi varsa bu sözleşme hükümleri uygulanır; yoksa kanuni rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Değerli taşınmaz veya ticari varlıkların söz konusu olduğu davalarda bilirkişi incelemesi yapılarak malların güncel değeri tespit edilir.
Boşanma davası ne kadar sürer?
Süre, davanın türüne göre önemli ölçüde değişir. Anlaşmalı boşanma davalarında tarafların her konuda mutabık olması halinde genellikle tek celsede karar verilir ve kesinleşme dahil tüm süreç 1 ila 3 ay içinde tamamlanır. İstinaftan feragat dilekçesi verilmesi halinde bu süre daha da kısalır. Çekişmeli boşanma davalarında ise süreç çok daha uzundur. İlk derece mahkemesinde yargılama, dosyanın kapsamına bağlı olarak ortalama 8 ila 18 ay arasında sonuçlanır. Celseler arasındaki süre genellikle 2 ila 4 aydır. Delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, sosyal inceleme raporu ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi gibi aşamalar süreyi belirleyen başlıca etkenlerdir. İstinaf aşaması ortalama 1 ila 2 yıl, temyiz aşaması ise yaklaşık 2 yıl ek süre gerektirebilir. İzmir gibi büyükşehirlerde mahkeme yoğunluğu nedeniyle bu süreler ortalamanın üzerine çıkabilmektedir.
Boşanma davası açmak için hangi belgeler gereklidir?
Boşanma davası açmak için hazırlanması gereken temel belgeler şunlardır: Nüfus cüzdanı fotokopisi, evlilik cüzdanı fotokopisi veya nüfus kayıt örneği, varsa müşterek çocuklara ait nüfus kayıt örneği ve dava dilekçesi. Çekişmeli boşanma davalarında boşanma sebebini destekleyecek her türlü delil de dosyaya eklenmelidir. Bu deliller arasında tanık listesi, mesaj ve yazışma kayıtları, fotoğraflar, banka hesap dökümleri, doktor raporları veya darp raporları yer alabilir. Anlaşmalı boşanma davalarında ise bunlara ek olarak her iki eşin imzaladığı boşanma protokolü hazırlanmalıdır. Protokolde nafaka miktarı, velayet düzenlemesi, mal paylaşımı, tazminat talepleri ve çocukla kişisel ilişki kurulması gibi konuların açıkça belirtilmiş olması gerekir. Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin son altı aydır birlikte oturdukları yerdeki Aile Mahkemesine açılır. O yerde Aile Mahkemesi bulunmuyorsa Asliye Hukuk Mahkemesi görevli kabul edilir.
Velayet kararı sonradan değiştirilebilir mi?
Evet, velayetin değiştirilmesi davası her zaman açılabilir. Velayet kararları kesin hüküm niteliği taşımaz; çocuğun koşullarında veya ebeveynlerin durumunda esaslı bir değişiklik meydana geldiğinde mahkemeden yeniden değerlendirme talep edilebilir. Velayetin değiştirilmesini gerektiren nedenler arasında velayet sahibi ebeveynin çocuğu ihmal etmesi, çocuğa kötü muamelede bulunması, yaşam koşullarının kötüleşmesi, çocuğun eğitim ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanamaması veya çocuğun kendi tercihinin değişmesi sayılabilir. Mahkeme, velayet değişikliği talebini değerlendirirken yine çocuğun üstün yararı ilkesini esas alır. Yeni bir sosyal inceleme raporu hazırlatılır ve gerektiğinde çocuğun görüşü alınır. Velayet değişikliği otomatik bir hak değildir; talep eden tarafın değişen koşulları somut delillerle ispatlaması gerekir.
18 yaşını geçen çocuk için nafaka ödenmeye devam eder mi?
İştirak nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla, yani ergin olmasıyla sona erer. Ancak çocuk ergin olduktan sonra eğitimine devam ediyorsa durum farklılaşır. Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesine göre, ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasıyla sona ermekle birlikte, çocuk eğitimi devam ettiği sürece ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitim masraflarını karşılamakla yükümlüdür. Bu durumda çocuk, artık kendi adına yardım nafakası davası açabilir. Yardım nafakası, muhtaç olan altsoy veya üstsoyun, mali gücü olan hısımından talep edebileceği bir nafaka türüdür. Üniversite eğitimine devam eden, henüz bir gelire sahip olmayan çocuk, anne veya babasından yardım nafakası talep edebilir. Mahkeme bu talebi değerlendirirken çocuğun gerçekten eğitim alıp almadığını, nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunu ve çocuğun başka gelir kaynağı bulunup bulunmadığını inceler.
Aile içi şiddet durumunda hangi koruma tedbirlerine başvurulabilir?
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddet mağdurlarına kapsamlı bir koruma mekanizması sunmaktadır. Bu kanun kapsamında alınabilecek tedbirler ikiye ayrılır: mülki amir (kaymakamlık veya valilik) tarafından verilen koruyucu tedbirler ve hâkim tarafından verilen önleyici tedbirler. Koruyucu tedbirler arasında mağdura barınma yeri sağlanması, maddi yardım yapılması, psikolojik ve hukuki danışmanlık verilmesi ve geçici koruma altına alınması yer alır. Önleyici tedbirler ise şiddet uygulayana yönelik olup; ortak konuttan uzaklaştırma, mağdura ve yakınlarına yaklaşma yasağı, iletişim yasağı, silah teslimi ve alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı halinde tedavi yükümlülüğü gibi önlemleri kapsar. Bu tedbirler için herhangi bir delil sunma zorunluluğu yoktur; mağdurun beyanı yeterlidir. Karakol, savcılık veya doğrudan Aile Mahkemesine başvurulabilir. Acil durumlarda kolluk kuvvetleri de geçici tedbir kararı verebilir. Koruma kararının ihlali, Türk Ceza Kanunu uyarınca zorlama hapsi yaptırımını doğurur.
Yurt dışında alınan boşanma kararı Türkiye'de geçerli midir?
Yabancı bir ülkede verilen boşanma kararı, Türkiye'de kendiliğinden geçerli olmaz. Bu kararın Türkiye'de hüküm doğurabilmesi için tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir. Tanıma davası, yabancı mahkeme kararının Türk hukuk düzeninde kabul edilmesini sağlarken; tenfiz davası, kararın icra edilebilirliğini — yani nafaka tahsili, mal paylaşımı uygulaması gibi sonuçlarının hayata geçirilmesini — mümkün kılar. Tanıma ve tenfiz davası açılabilmesi için bazı şartların sağlanması gerekir: Kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık ilkesinin bulunması veya ilgili uluslararası sözleşme kapsamında olması, kararın o ülke hukukuna göre kesinleşmiş olması, kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve davalının savunma hakkının kısıtlanmamış olması temel koşullardandır. Dava, Türkiye'deki taraflardan birinin yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Tanıma ve tenfiz işlemi tamamlanmadan Türkiye'deki nüfus kayıtlarında herhangi bir değişiklik yapılması mümkün değildir.
Bizi ArayınWhatsApp