Terk Nedeniyle Boşanma Davası: TMK 164, İhtar Süreci ve Şartları (2026)

Terk nedeniyle boşanma davası, Türk Medeni Kanunu madde 164 kapsamında düzenlenen özel bir boşanma sebebidir. Eşlerden birinin haklı sebep olmaksızın ortak konutu terk etmesi ve en az altı ay süreyle dönmemesi halinde terk edilen eş boşanma davası açabilir. Dava öncesinde hakim veya noter aracılığıyla ihtar gönderilmesi zorunludur. İhtar terkten itibaren dördüncü ay dolduktan sonra yapılabilir ve tebliğden itibaren iki ay içinde dönüş olmazsa dava hakkı doğar. Gerçek terk ve yapıntı terk ayrımı, davanın hangi tarafça açılabileceğini belirler.

Av. Aydın Aytuğ

Av. Aydın Aytuğ

Kurucu Avukat

2 Nisan 20267 dk okuma
Terk Nedeniyle Boşanma Davası: TMK 164, İhtar Süreci ve Şartları (2026)

Terk nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu madde 164 kapsamında düzenlenen özel bir boşanma sebebidir. Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmesi ya da haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi durumunda terk edilen eş boşanma davası açabilir. Terk nedeniyle boşanma davası, belirli sürelere ve usul şartlarına bağlı olması bakımından diğer boşanma sebeplerinden ayrılır.

Uygulamada terk nedeniyle boşanma davası ne kadar sürer sorusu sıkça sorulur. Sürelerin doğru hesaplanması halinde dava süreci ortalama 6 ile 12 ay arasında tamamlanır. Ancak ihtarın usulüne uygun yapılmaması veya karşı tarafın haklı sebep iddiasında bulunması süreci uzatabilir. Terk nedeniyle boşanma davasında nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi talepler de birlikte değerlendirileceğinden sürecin kapsamlı bir şekilde planlanması gerekir.

Terk sebebiyle boşanma davalarında ihtar süreci, dava açma şartları ve ispat yükümlülükleri titizlikle yerine getirilmelidir. Aksi halde dava reddedilebilir. Özellikle terk nedeniyle boşanma davası açmayı düşünen kişilerin süreyi doğru hesaplaması ve noter aracılığıyla ihtarı usulüne uygun göndermesi büyük önem taşır. Bu makalede TMK 164 kapsamında terk nedeniyle boşanma davasının tüm hukuki boyutlarını, şartlarını, ihtar sürecini ve Yargıtay kararlarını kapsamlı biçimde ele alıyoruz.

TMK Madde 164: Terk Sebebiyle Boşanma

Türk Medeni Kanunu'nun 164. maddesi terk sebebiyle boşanmayı şu şekilde düzenler: Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ise istem üzerine hakim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmışsa terk edilen eş boşanma davası açabilir.

Kanun koyucu bu düzenlemeyle evlilik birliğini koruma altına almayı ve terk edilen eşin mağduriyetini gidermeyi amaçlamaktadır. Terk sebebiyle boşanma davası, mutlak değil nispi bir boşanma sebebidir. Başka bir deyişle hakimin takdir yetkisi bulunmaktadır ve tüm koşulları değerlendirerek karar verir.

Bu madde, terk eylemini kusura dayalı özel bir boşanma sebebi olarak tanımlar. Dolayısıyla dava açabilmek için kanunda öngörülen tüm koşulların eksiksiz biçimde sağlanması gerekir. Koşullardan herhangi birinin eksik olması davanın reddine neden olur.

Terk Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları

TMK 164'e dayalı boşanma davasının kabul edilebilmesi için beş temel koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur:

  • Fiili ayrılık: Eşlerden birinin ortak konutu terk etmiş olması veya diğer eşi ortak konuttan uzaklaştırmış olması gerekir. Terk, fiziksel olarak ortak yaşam alanından ayrılmayı ifade eder.
  • Haklı sebebin bulunmaması: Terk eden eşin bu eylemini haklı kılacak bir gerekçesinin olmaması şarttır. Şiddet, tehdit gibi durumlar haklı sebep oluşturabilir ve bu hallerde ayrılan eşe terk kusuru yüklenemez.
  • Evlilik yükümlülüklerini yerine getirmeme kastı: Terk eyleminin bilinçli ve kasıtlı olarak evlilik birliğinden doğan sorumlulukları yerine getirmeme amacıyla gerçekleşmiş olması gerekir.
  • Altı aylık süre: Ayrılık durumunun kesintisiz olarak en az altı ay devam etmiş olması zorunludur. Bu süre içinde kısa süreli temaslar veya çocukla görüşmeler süreyi kesmez; ancak fiili olarak birlikte yaşamaya dönüş süreyi keser.
  • İhtar şartı: Terk edilen eşin, hakim veya noter aracılığıyla terk eden eşe eve dönmesi için ihtar göndermesi ve bu ihtarın sonuçsuz kalması gerekir.
Terk nedeniyle boşanma ihtar belgesi ve noter işlemleri

İhtar Süreci: Dava Açmanın Ön Koşulu

Terk nedeniyle boşanma davasında ihtar, davanın en kritik ön koşuludur. İhtar olmaksızın açılan dava reddedilir. İhtar sürecinin işleyişi ve dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

  • İhtar zamanı: Terkten itibaren en az dört ay geçtikten sonra ihtar gönderilebilir. Dördüncü ay dolmadan gönderilen ihtar geçersiz sayılır.
  • İhtarı gönderen makam: İhtar, hakim veya noter aracılığıyla gönderilir. Taraflar arasında yapılan özel yazışmalar veya sözlü uyarılar hukuki açıdan ihtar niteliği taşımaz.
  • İhtarın içeriği: İhtarda eşin davet edildiği konutun açık adresi, dönüş için tanınan süre, ihtara uymamanın hukuki sonuçları ve varsa yol giderlerinin karşılanacağına dair bilgi yer almalıdır.
  • Dönüş süresi: İhtarın tebliğinden itibaren iki ay içinde eve dönülmezse dava açma hakkı doğar. Bu iki aylık süre, altı aylık toplam terk süresine dahildir.
  • İhtarın samimiyeti: Yargıtay, ihtarın samimi olup olmadığını değerlendirir. Davet edilen konutun yaşamaya elverişli olmaması, eşyaların bulunmaması veya konutun güvenli olmaması gibi durumlar ihtarın samimiyetsiz bulunmasına neden olur.

Bununla birlikte ihtarın usulüne uygun yapılmaması, dava sürecinde en sık karşılaşılan ret sebeplerinden biridir. Bu nedenle ihtar süreci mutlaka uzman bir avukat eşliğinde yönetilmelidir.

Gerçek Terk ve Yapıntı Terk Ayrımı

Terk sebebiyle boşanma hukukunda iki farklı terk türü bulunur. Bu ayrımın doğru yapılması, davanın hangi tarafça açılabileceğini belirler.

  • Gerçek terk: Eşlerden birinin kendi iradesiyle ortak konutu terk etmesidir. Bu durumda dava, terk edilen eş tarafından açılır. Terk eden eşin haklı bir sebebi olmaksızın evi bırakıp gitmesi gerçek terk olarak nitelendirilir.
  • Yapıntı (hükmi) terk: Eşlerden birinin diğerini ortak konuttan kovması, eve dönmesini engellemesi veya konut değiştirerek yeni adresi bildirmemesi durumunda yapıntı terk söz konusu olur. Bu halde eve dönüşü engellenen eş, terk edilen konumundadır ve boşanma davası açma hakkına sahiptir.

Yargıtay kararlarına göre eşini evden uzaklaştıran veya eve dönüşünü fiilen engelleyen kişinin terk sebebiyle boşanma davası açma hakkı bulunmaz. Bu durum, yapıntı terk kapsamında değerlendirilir ve dava hakkı eve dönüşü engellenen eşe aittir.

Terk Nedeniyle Boşanma Davasında Dikkat Edilecek Hususlar

Dava sürecinin sağlıklı ilerlemesi için aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:

  • Süre hesabı: Altı aylık terk süresi ve iki aylık ihtar süresi dikkatle takip edilmelidir. Sürelerin hatalı hesaplanması davanın reddine yol açar.
  • Konutun uygunluğu: Eşin davet edildiği konut, yaşamaya elverişli ve temel ihtiyaçları karşılayacak donanımda olmalıdır. Eşyasız veya bakımsız bir konuta davet yapılması ihtarı geçersiz kılar.
  • Yol giderleri: İhtar gönderilirken terk eden eşin dönüş yol giderlerinin karşılanacağı belirtilmelidir. Bu husus ihtarın geçerlilik şartlarından biridir.
  • Kusur affı meselesi: İhtar gönderen eş, terk eden eşin önceki kusurlarını affetmiş sayılır. Dolayısıyla terk davasında manevi tazminat talep etmek mümkün değildir. Bu önemli hukuki sonuç nedeniyle bazı durumlarda TMK 166'ya dayalı genel boşanma davası daha avantajlı olabilir.
Terk edilen eş yalnızlık ve boşanma süreci

Yargıtay Kararlarında Terk Sebebiyle Boşanma

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, terk nedeniyle boşanma davalarında önemli içtihatlar geliştirmiştir. Bu kararlar dava sürecinde yol gösterici nitelik taşır:

  • İhtarın samimiyeti ilkesi: Yargıtay, davet edilen konutun yaşamaya elverişli olup olmadığını ve ihtarın gerçek bir barışma iradesini yansıtıp yansıtmadığını titizlikle değerlendirir. Samimiyetsiz ihtar, davanın reddine yol açar.
  • Yapıntı terk kararları: Eşini evden kovarak veya kilit değiştirerek eve dönüşünü engelleyen kişinin terk davası açamayacağı yerleşik içtihatla sabittir. Bu durumda dava hakkı eve alınmayan eşe aittir.
  • Haklı sebep değerlendirmesi: Eşin şiddet, tehdit veya onur kırıcı davranışlara maruz kalarak evi terk etmesi haklı sebep olarak kabul edilir. Bu durumda ayrılan eşe terk kusuru yüklenemez.
  • Süre kesintisi kararları: Kısa süreli görüşmeler, telefon aramaları veya çocukla buluşmalar terk süresini kesmez. Ancak ortak konutta birlikte geceleme gibi fiili birliktelik süreyi keser.

Ayrıca belirtmek gerekir ki Yargıtay, eşin yakınlarıyla birlikte yaşamayı kabul etmemesini terk olarak değerlendirmez. Eşlerin bağımsız bir konutta yaşama hakkı bulunmaktadır. Dolayısıyla bağımsız konut sağlanmadan gönderilen ihtar da samimiyetsiz bulunarak reddedilebilir. Terk davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer Aile Mahkemesidir.

Terk Davasında Açılamayacağı Durumlar

Bazı hallerde TMK 164'e dayalı boşanma davası açılamaz veya açılsa bile reddedilir:

  • Mahkeme kararıyla ayrılık: Eşler mahkeme kararıyla ayrılık döneminde iseler bu süre zarfında terk davası açılamaz.
  • Haklı sebeple ayrılma: Terk eden eşin ayrılmasının haklı bir sebebe dayandığı ispatlanırsa terk iddiası kabul görmez.
  • Terk eden eşin dava açması: Kendisi terk eden eş, TMK 164'e dayanarak dava açamaz. Bu hak yalnızca terk edilen eşe tanınmıştır.
  • İhtar eksikliği: Usulüne uygun ihtar gönderilmeden açılan dava reddedilir.

Terk Davası ile Genel Boşanma Davası Karşılaştırması

Terk edilen eş, hem TMK 164'e hem de TMK 166'ya dayalı dava açabilir. İki seçenek arasındaki temel farklar şunlardır:

  • Süre şartı: TMK 164'te altı aylık terk süresi ve ihtar zorunluluğu varken TMK 166'da böyle bir süre şartı bulunmaz.
  • Tazminat hakkı: TMK 164'te ihtar gönderen eş önceki kusurları affetmiş sayıldığından manevi tazminat talep edemez. TMK 166'da ise kusurlu eşten maddi ve manevi tazminat istenebilir.
  • İspat kolaylığı: TMK 164'te belirli prosedürlere uyulması yeterli iken TMK 166'da evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının çeşitli delillerle ispatı gerekir.

Bu nedenle birçok durumda avukatlar, terk olgusunu TMK 166 kapsamında genel boşanma sebebi olarak ileri sürmeyi tercih edebilir. Hangi yolun seçileceği, somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Uygulamada terk davası ile birlikte tedbir nafakası talebi de ileri sürülebilir. Dava süresince ekonomik açıdan güçsüz durumda olan eş lehine mahkeme tedbir nafakasına hükmedebilir. Ayrıca müşterek çocukların velayeti konusunda da geçici düzenlemeler yapılabilir. Terk eden eşin çocuklarla kişisel ilişki kurma hakkı ise ayrıca değerlendirilir.

Terk Nedeniyle Boşanma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

  • Terk süresi ne kadar olmalıdır? TMK 164'e göre ayrılık en az altı ay kesintisiz devam etmiş olmalıdır. Terkten itibaren dördüncü ay dolduğunda ihtar gönderilebilir ve ihtarın tebliğinden sonra iki ay daha beklenir.
  • İhtar noter aracılığıyla mı gönderilir? İhtar hakim veya noter aracılığıyla gönderilebilir. Kişisel mektup, mesaj veya sözlü uyarılar hukuki açıdan geçerli ihtar sayılmaz.
  • Terk eden eş boşanma davası açabilir mi? TMK 164'e dayanarak açamaz. Bu hak yalnızca terk edilen eşe tanınmıştır. Ancak terk eden eş, TMK 166 gibi genel boşanma sebeplerine dayanarak dava açabilir.
  • Terk davasında tazminat alınabilir mi? İhtar gönderen eş, terk eden eşin önceki kusurlarını affetmiş sayıldığından manevi tazminat talep edemez. Maddi tazminat ise koşulları oluştuğunda talep edilebilir.
  • Eşim beni evden kovdu, ben mi terk etmiş sayılırım? Hayır. Eşin sizi evden kovması veya eve dönüşünüzü engellemesi yapıntı terk olarak değerlendirilir. Bu durumda siz terk edilen konumundasınız ve boşanma davası açma hakkı size aittir.

Terk nedeniyle boşanma davası, usul şartlarının titizlikle yerine getirilmesini gerektiren teknik bir dava türüdür. Sürelerin doğru hesaplanması, ihtarın usulüne uygun gönderilmesi ve delillerin eksiksiz hazırlanması davanın sonucunu doğrudan etkiler. İzmir ve çevresinde terk sebebiyle boşanma davası sürecinde hukuki danışmanlık almak isteyen kişiler, aile hukuku alanında deneyimli Avukat Aydın Aytuğ ile iletişime geçerek profesyonel destek alabilir.

Yorumlar

2 yorum · Ortalama 4.5/5

4.5

2 değerlendirme

M

Mehmet Y.

20 Mart 2025

Çok detaylı ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Boşanma süreciyle ilgili merak ettiğim tüm soruların cevabını burada buldum. Teşekkürler.

A

Ayşe K.

18 Mart 2025

Nafaka türleri hakkındaki açıklamalar çok faydalıydı. Keşke daha fazla Yargıtay kararı örneği de eklenmiş olsaydı.