Koruma Talebi Dilekçe Örneği ve Uzaklaştırma Kararı (6284 - 2026)

Koruma talebi, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kişilere ağır ispat yükü aranmaksızın tanınan hızlı bir hukuki korunma mekanizmasıdır. Başvuru aile mahkemesi, Cumhuriyet savcılığı, mülki amir veya kolluk kuvvetlerine yapılabilir; tedbir kararı delil ve belge aranmadan ilk talepte verilir. Talep edilebilen tedbirler arasında yaklaşma yasağı, iletişim yasağı, konut tahsisi, silahtan arındırma, adres gizliliği, çocuklara yaklaşma yasağı ve elektronik izleme yer alır. Kararlar kural olarak altı ay verilir ve tehlike devam ettikçe uzatılabilir. İhlal halinde üç günden on güne, tekrarda otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanır. Karara karşı iki hafta içinde itiraz yolu açıktır.

Av. Aydın Aytuğ

Av. Aydın Aytuğ

Kurucu Avukat

18 Nisan 2026Güncelleme: 14 Mayıs 202611 dk okuma
Koruma Talebi Dilekçe Örneği ve Uzaklaştırma Kararı (6284 - 2026)

Aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet, sadece mağdurun değil, toplumun tümünün sorunu olarak değerlendirilen ciddi bir ihlaldir. Türk hukuku bu alanda hem önleyici hem de koruyucu tedbirler getirmiştir. Uygulamada en çok başvurulan mekanizma, halk arasında “uzaklaştırma kararı” olarak bilinen koruma talebidir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi altında olan kişilere, ağır ispat yükü aranmaksızın hızlı ve etkili hukuki korunma sağlamayı amaçlar. Bu yazıda koruma talebinin nasıl yapılacağını, hangi tedbirlerin istenebileceğini, başvuru makamlarını, süreci, tedbirlerin süresini, ihlal durumundaki yaptırımları ve dilekçe örneğine ilişkin önemli noktaları ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.

6284 Sayılı Kanun’un Amacı ve Kapsamı

2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Kanun, İstanbul Sözleşmesi’nin iç hukuka uyarlanması amacıyla çıkarılmıştır. Kanunun amacı, şiddete uğramış veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesidir. Önemli bir nokta, kanunun kapsamının yalnızca eşler arası ilişkilerle sınırlı olmamasıdır. Evli olmayan, nişanlı olmayan, aile bağı bulunmayan kişiler arasındaki ısrarlı takip, hakaret ve tehdit eylemleri de kanunun koruma kapsamına girer.

Kanun, şiddet kavramını geniş yorumlar. Fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik her türlü müdahale şiddet sayılır. Fiziksel şiddet dayağı ve darbeyi kapsarken, psikolojik şiddet hakaret, tehdit, aşağılama ve sürekli taciz gibi davranışları içerir. Cinsel şiddet rızaya dayanmayan her türlü cinsel davranıştır. Ekonomik şiddet ise eşin veya aile bireyinin parasını, malını elinden almak, harcamalarını engellemek, çalışmasına izin vermemek gibi davranışlarla kendini gösterir. Kanun bu farklı şiddet tiplerinin her birine karşı koruma sağlar.

Kimler Koruma Talebinde Bulunabilir?

6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talebinde bulunabilecek kişiler oldukça geniş bir çerçevede tanımlanmıştır. Kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru herkes başvuru hakkına sahiptir. Başvuru için medeni durum önemli değildir; evli olmak zorunlu değildir. Resmi nikah olmaksızın birlikte yaşayanlar, nişanlılar, eski eşler, ayrı yaşayan partnerler ve hatta tanışıklığı bulunmayan kişiler dahi gerekli koşullar oluştuğunda koruma tedbirlerinden yararlanabilir.

Başvuruyu mağdurun kendisi yapabileceği gibi, yakın akrabası veya şiddete tanık olan herhangi bir kişi de başvuru yapabilir. Ayrıca kolluk kuvvetleri olayı öğrendiğinde re’sen harekete geçer. Kadın sığınma evleri, sivil toplum kuruluşları ve ilgili barolar da mağdura hukuki destek sağlayarak başvuru sürecini yönlendirebilir. Çocuklar için Cumhuriyet savcılığı veya vesayet makamları kanunun öngördüğü koruma mekanizmalarını işletir.

Önemle belirtilmesi gereken bir konu şudur: başvuru için avukat tutma zorunluluğu yoktur. Mağdur doğrudan karakola, savcılığa veya aile mahkemesine başvurabilir. Ancak yasal sürecin doğru yönetilmesi, talep edilen tedbirlerin doğru belirlenmesi ve itiraz aşamasında hakların korunması bakımından avukatla çalışmak önemli avantaj sağlar. Parasal imkanı olmayanlar için baro adli yardımından ücretsiz avukat atanabilir.

Başvuru Yapılabilecek Makamlar

Koruma talebi için birden fazla başvuru yolu mevcuttur. Bu çoklu yol, mağdurun içinde bulunduğu koşullara göre en hızlı ve en erişilebilir yönteme ulaşabilmesi içindir. Başvuru yapılabilecek başlıca makamlar şunlardır.

Aile mahkemesi: Koruma tedbirlerinin asıl merci aile mahkemesidir. Dilekçe doğrudan aile mahkemesine sunulabilir. Aile mahkemesi kurulu olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bu başvuruları değerlendirir. Mahkemeye yapılan başvurular, hukuki olarak en güçlü ve en uzun süreli koruma sağlamaktadır.

Cumhuriyet başsavcılığı: Şiddet olayı bir suç unsuru da içeriyorsa savcılığa başvurmak mantıklıdır. Savcılık hem cezai süreci başlatır hem de gerekli koruma tedbirlerinin aile mahkemesinden istenmesini sağlar. Özellikle fiziksel yaralanma, tehdit, cinsel saldırı gibi olaylarda savcılığa başvuru yapılır.

Mülki amir (valilik/kaymakamlık): Koruma talebi illerde vali, ilçelerde kaymakam tarafından da alınabilir. Mülki amir başvurdan sonra aile mahkemesinden koruma kararı alınması için gerekli işlemleri başlatır. Aynı zamanda şiddet önleme ve izleme merkezleri (ŞÖNİM) aracılığıyla pratik destek sunar.

Kolluk kuvvetleri: En hızlı başvuru kolluk kuvvetleri yoluyla yapılandır. Karakolda bir tutanak düzenlenir ve acil durumlarda ilgili emniyet amiri, kanunda öngörülen bazı tedbirleri geçici olarak uygulayabilir. Örneğin şiddet uygulayanın konuttan uzaklaştırılması, silahlarının alınması gibi tedbirler kolluk kuvvetleri tarafından başvuru anında uygulanabilir. Kolluk tarafından alınan tedbirler en geç ilk iş günü içinde mülki amirin, ardından da aile mahkemesinin onayına sunulur.

Koruma talebi uzaklaştırma dilekçesi başvuru süreci

Talep Edilebilecek Tedbirler

6284 sayılı Kanun, koruma tedbirlerini hakim tarafından verilen koruyucu tedbirler ve mülki amir tarafından verilen tedbirler olarak iki başlık altında düzenler. Ayrıca önleyici tedbirler ayrı bir kategori oluşturur.

Hakim tarafından verilen koruyucu tedbirler: Mağdurun iş yerinin, çalışma koşullarının değiştirilmesi, ayrı yaşama hakkı verilmesi, konutun tahsis edilmesi, ortak konutun kullanımının mağdura bırakılması, mağdurun bulunduğu yerden uzaklaştırma, çocukların velayeti, tedavi ve terapi merkezlerine yönlendirme gibi hususlar sayılabilir. Bu tedbirler evlilik birliği olsa da olmasa da uygulanır.

Önleyici tedbirler: Şiddet uygulayanın mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaması, iletişim kurmaması, silahlarının teslim alınması, alkol ve uyuşturucu kullanmaması, eğitim programına katılması gibi tedbirler önleyici nitelikte olup şiddet uygulayana yönelik yükümlülükler getirir. Bu tedbirlerin en çok bilinenleri şunlardır: şiddet uygulayanın konuta 100 metreden daha yakın yaklaşmaması, mağdurun işyerine, okuluna, kreşe yaklaşmaması, telefon, SMS, e-posta, sosyal medya dahil hiçbir iletişim aracıyla mağdura ulaşmaması.

Mülki amir tarafından verilen tedbirler: Barınma yeri sağlama, geçici maddi yardım verme, rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunma, kreş imkanı sağlama gibi pratik desteklerdir. Şiddet mağduru kadının maddi açıdan sıkıntıda olması halinde bu tedbirler hayat kurtarıcı olabilir. ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi) bu tedbirlerin hayata geçirilmesinde koordinasyon görevi üstlenir.

Delil ve Belge Aranmaması İlkesi

6284 sayılı Kanunun en önemli özelliklerinden biri, koruma kararı verilmesi için somut delil aranmamasıdır. Mağdurun beyanı ve tehlikenin varlığına ilişkin kanaat yeterlidir. Kanunun 8. maddesi, koruma kararlarının “delil veya belge aranmaksızın” ve “ilk talepte” verilmesini düzenler. Bu düzenleme, şiddet mağdurunun derhal korunabilmesi için önemli bir esnekliktir. Çünkü şiddet olayları genellikle özel alanda yaşanır ve somut delil toplamak zor olabilir.

Bununla birlikte, tedbirin devamlılığı ve gerekirse uzatılması için delil niteliğinde bilgi ve belgelerin biriktirilmesi önerilir. Olayı anlatan ayrıntılı dilekçe, varsa hastane raporları, mesaj ekran görüntüleri, ses kayıtları, tanık bilgileri, önceki başvurulara ilişkin kayıtlar, koruma tedbirinin uzatılmasında önemli rol oynar. Fakat yine vurgulamak gerekir ki ilk başvuru için bu belgeler mutlak gerekli değildir.

Mahkeme bazen tedbir kararı vermeden önce mağdurla kısa bir görüşme yapar veya olayı yazılı olarak anlatmasını ister. Bu süreçte avukat yardımı çok değerli olabilir; çünkü olayın hukuki dil ve tam ayrıntısıyla anlatılması, kararın kapsamını ve süresini etkileyebilir.

Koruma Tedbirlerinin Süresi

Koruma tedbirleri kural olarak altı ay süreyle verilir. Bu süre, şiddet tehlikesinin ortadan kalkıp kalkmadığına bağlı olarak yeniden uzatılabilir. Mağdur veya avukatı, sürenin sona ermesinden önce başvuru yaparak tedbirin uzatılmasını talep edebilir. Tehlikenin devam ettiğine kanaat getiren mahkeme, tedbirleri yeniden aylar ve hatta yıllar boyunca uzatabilir.

Acil durumlarda ve yakın tehlikenin bulunduğu hallerde mahkeme daha kısa süreli tedbirler de verebilir ve sonrasında bunları gözden geçirebilir. Ayrıca mülki amir tarafından verilen pratik tedbirler (barınma, maddi yardım vb.) kendi süreleri içinde uygulanır ve ihtiyaç devam ederse uzatılabilir.

Tedbirin sona ermesi otomatik değildir. Tehlike kaldırıldığında veya mağdurun talebi üzerine mahkeme tedbiri kaldırma kararı verebilir. Aksi halde süre sonunda tedbir kendiliğinden sona erer. Bu nedenle tedbirin sona ermesinden önce mutlaka durum değerlendirmesi yapılmalı, tehlike devam ediyorsa uzatma talep edilmelidir.

Tedbirlerin İhlali ve Zorlama Hapsi

Koruma kararına uyulmaması, çok ciddi bir yaptırımla karşı karşıya kalmak anlamına gelir. 6284 sayılı Kanunun 13. maddesi, tedbir kararına aykırı davranan kişiye zorlama hapsi verileceğini düzenler. Zorlama hapsi, ceza hukuku anlamındaki hapis cezası değildir; idari nitelikte olup kararın icrasını sağlamaya yönelik bir disiplin önlemidir.

İlk ihlalde üç günden on güne kadar zorlama hapsi verilir. Tedbirin ihlali tekrar ederse her ihlal için on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanır. Toplam süre altı ayı geçemez. Bu yaptırımlar, koruma tedbirinin ciddi bir emrin ihlali olduğunu göstermek ve caydırıcılığı sağlamak amacıyla konulmuştur. Zorlama hapsine karar veren merci aile mahkemesidir ve karar icra ceza hakimliği aracılığıyla infaz edilir.

Koruma tedbirlerinin ihlali aynı zamanda ayrı bir suçu da oluşturabilir. Yaklaşma yasağını ihlal eden kişi aynı zamanda tehdit, kasten yaralama, hakaret gibi TCK’da yer alan suçları da işliyorsa, ayrıca ceza kovuşturmasına da tabi tutulur. Ayrıca elektronik kelepçe (elektronik izleme) uygulaması, yüksek riskli vakalarda devreye girer ve şiddet uygulayanın konumu sürekli izlenir.

Gizli Adres Hakkı ve Özel Yaşamın Korunması

Şiddet mağdurunun hayati önemdeki hakkı, adresinin gizli tutulmasıdır. 6284 sayılı Kanun, mağdurun talebi üzerine kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulmasını düzenler. Mahkeme kararıyla mağdur, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün sistemlerinde koruma altına alınır. Şiddet uygulayan kişi veya üçüncü kişiler, mağdurun yeni adresini sistem üzerinden öğrenemez.

Bu hak, sığınma evlerinde kalan veya şiddet uygulayanla tamamen bağını koparmış mağdurlar için hayati öneme sahiptir. Adres gizliliği, elektronik sistemlerin ötesinde, fiziksel güvenliği destekleyici bir mekanizmadır. Adres gizliliği için ek bir başvuru gerekir; koruma tedbir kararı içine yazılabileceği gibi ayrı bir dilekçeyle de talep edilebilir.

6284 sayılı kanun koruma kararı aile mahkemesi

Dilekçe Nasıl Hazırlanır?

Koruma talebi dilekçesinin iyi hazırlanması, sürecin başarılı yürütülmesi için önemlidir. Dilekçede hangi mahkemeye başvurulduğu başlık olarak belirtilir. Davacı (koruma talep eden) ve karşı taraf (şiddet uygulayan) bilgileri açık yazılır. Taraflar arasındaki ilişki kısa şekilde anlatılır: evlilik, birlikte yaşama, nişan, eski ilişki gibi.

Dilekçenin özünü olayların anlatımı oluşturur. Son yaşanan şiddet olayı veya şiddet tehlikesi tarih ve saat bilgisi ile detaylandırılır. Önceki olaylar da kronolojik biçimde aktarılır. Anlatım olgusal olmalı; duygu yüklü suçlamalardan kaçınılmalı ancak yaşananın ağırlığı da yok sayılmamalıdır. Hakaret, tehdit, dayak, ekonomik baskı gibi tutumların somut örnekleri verilir.

Ardından 6284 sayılı Kanun’un ilgili maddelerine (özellikle 5. ve 8. maddeler) atıfta bulunarak talep edilen tedbirler sıralanır. Yaklaşma yasağı, iletişim yasağı, silahtan arındırma, konut tahsisi, çocuklara yaklaşma yasağı gibi ihtiyaca göre spesifik talepler belirtilir. Dilekçenin sonunda, tedbir kararının delil aranmaksızın ve ivedi olarak verilmesi istenir. Ayrıca adres gizliliği gibi ek talepler varsa bunlar da belirtilir. Dilekçeye varsa sağlık raporları, mesaj kayıtları, tanık bilgileri eklenir ancak zorunlu değildir.

Dilekçenin dili sade ve nesnel olmalıdır. Duygu patlaması yerine yaşananların olgusal anlatımı hakimin durumu daha iyi değerlendirmesini sağlar. Mahkemenin derhal karar vermesi beklenen bir belge olduğu için gereksiz ayrıntıdan kaçınılır; ancak yaşanan tehlikeyi yeterince ortaya koyacak detay verilmelidir.

İtiraz Hakkı ve Süreç

Koruma kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. Hakim tarafından verilen kararlara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtirazı başka bir aile mahkemesi veya bulunmadığı yerde asliye hukuk mahkemesi değerlendirir. İtiraz üzerine karar verilen süreç, ilk aşamadan daha detaylı incelenir; karşı tarafın savunması da alınır.

Mülki amir tarafından verilen kararlara karşı ise idare mahkemesine başvurulabilir. Ancak bu genellikle mahkeme huzurundaki koruma tedbirlerine karşı itiraz kadar yaygın değildir. Önemli bir nokta, itiraz aşamasında da tedbirin yürürlükte kalmaya devam etmesidir. Yani itiraz mahkemesi farklı bir karar vermedikçe, ilk kararın koruyucu etkileri sürer. Bu, mağdurun güvenliği için tasarlanmış bir düzenlemedir.

İtiraz süreci genellikle kısa sürer. İtirazı değerlendiren mahkeme genellikle birkaç gün ila birkaç hafta içinde karar verir. Verilecek karar, ilk kararın kaldırılması, aynen devamı veya değiştirilmesi şeklinde olabilir. Mahkeme, her iki tarafın iddialarını ve durumu değerlendirerek en uygun kararı verir.

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM)

6284 sayılı Kanun’un etkili biçimde uygulanması için kurulan şiddet önleme ve izleme merkezleri (ŞÖNİM), pratik destek sağlayan kurumlardır. Her ilde faaliyet gösteren ŞÖNİM’ler, mağdurlara barınma yeri, maddi yardım, psikolojik destek, hukuki rehberlik gibi hizmetler sunar. Sığınma evlerine yerleştirme, geçici maddi yardım bağlama, iş başvurularına destek olma, çocuklar için kreş ve okul imkanı sağlama ŞÖNİM’in faaliyet alanlarındandır.

ŞÖNİM’e başvuru için mahkeme kararı şart değildir. Şiddet mağdurları doğrudan ŞÖNİM’e giderek hizmet talep edebilir. ŞÖNİM aynı zamanda koruma tedbirlerinin izlenmesinden de sorumludur. Tedbirin ihlali, şiddet uygulayanın davranışları ve mağdurun genel güvenliği sürekli izlenir. ŞÖNİM, 183 Sosyal Destek Hattı ile 7/24 ulaşılabilir bir kurumdur.

Pratik Öneriler

Koruma talebinde bulunmayı düşünen kişilerin bazı pratik noktalara dikkat etmesi yararlı olur. İlk olarak tehlikenin boyutu ne olursa olsun, bekletmeden başvuru yapılmalıdır. Kanun delil aramadığı için ilk aşamada yaşananların anlatılması yeterlidir. İkinci olarak, gerekirse 155 polis imdat hattı veya 183 sosyal destek hattı aracılığıyla acil yardım alınmalıdır. Karakol doğrudan başvuru yapılabilecek bir yerdir ve 7/24 hizmet verir.

Üçüncüsü, tedbir kararı alındıktan sonra bu kararın tebliğinin gerçekleşmesi önemlidir. Şiddet uygulayan kişi kararın tebliğinden önce tedbirin varlığından haberdar olmayabilir; bu da ihlal durumunda hukuki sonuç doğurmayabilir. Dördüncü olarak, tedbirin süresi dolmadan önce durumu yeniden değerlendirmek ve gerekirse uzatma talep etmek şarttır. Beşincisi, tehdit ve iletişim girişimleri olursa her birinin kaydının tutulması, ihlalin ispatlanmasında hayati önem taşır.

Avukatla çalışmak bu süreçte önemli bir avantajdır. Deneyimli bir aile hukuku avukatı, ihtiyaca göre en uygun tedbirleri talep eder, dilekçeyi hukuki dille hazırlar ve itiraz sürecinde savunmayı yapar. Maddi olanakları kısıtlı olanlar, baro adli yardım bürolarına başvurarak ücretsiz avukat imkanından yararlanabilir.

Sonuç

Koruma talebi, şiddet mağdurları için hukukun öngördüğü en hızlı ve etkili korunma mekanizmalarından biridir. 6284 sayılı Kanun, delil ve belge aranmaksızın, ilk talepte karar alınmasını mümkün kılarak mağduriyetin ağırlaşmasını önlemeyi amaçlar. Aile mahkemesi, savcılık, kolluk kuvvetleri ve mülki amir olmak üzere birden fazla başvuru yolu, mağdurun erişebileceği en yakın makama doğrudan ulaşmasını sağlar. Koruma kararlarının kapsamı; yaklaşma yasağından iletişim yasağına, konut tahsisinden adres gizliliğine kadar geniştir. İhlal durumunda zorlama hapsi uygulanır ve kararlar bu yönüyle caydırıcı niteliktedir. Altı aylık başlangıç süresi, ihtiyaç devam ettiği sürece uzatılabilmektedir. Mağduriyet yaşayan herkes, bekletmeden bir hukuki danışmana veya doğrudan yetkili makamlara başvurarak bu korumadan yararlanabilir. Şiddetle mücadele, hem hukuki hem de insani bir yükümlülüktür; koruma talebi de bu mücadelenin en önemli araçlarından biridir.

Yorumlar

0 yorum · Ortalama 0/5

0

0 değerlendirme

Bizi ArayınWhatsApp