Kalp Krizi İş Kazası Sayılır Mı? (5510 Sayılı Kanun - 2026)

İş yerinde veya iş nedeniyle geçirilen kalp krizi, 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi çerçevesinde iş kazası olarak değerlendirilir. SGK’nın 2016 genelgesi ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesi içtihatları bu yorumu pekiştirmiştir. İş kazası kabul edildiğinde SGK kusursuz sorumluluk esasıyla geçici/sürekli iş göremezlik ödeneği, ölüm aylığı, cenaze yardımı, tedavi giderlerinin karşılanması gibi hakları sağlar. İşverenden maddi ve manevi tazminat alınabilmesi için kusur ispatlanmalıdır; aşırı çalışma saatleri, periyodik sağlık kontrollerinin yaptırılmaması, mobbing, iş güvenliği eksiklikleri, mesleki stres gibi unsurlar kusur oluşturabilir. İşveren iş kazasını 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmek zorundadır; bildirmemek idari para cezası doğurur. Borçlar Kanunu’na göre tazminat davalarında 10 yıllık zamanaşımı uygulanır.

Av. Aydın Aytuğ

Av. Aydın Aytuğ

Kurucu Avukat

18 Nisan 2026Güncelleme: 14 Mayıs 202611 dk okuma
Kalp Krizi İş Kazası Sayılır Mı? (5510 Sayılı Kanun - 2026)

İş yerinde veya iş ile ilgili bir faaliyet sırasında geçirilen kalp krizinin hukuki niteliği, uzun süre tartışma konusu olmuştur. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi, iş kazasını belirli şartlar altında oluşan her türlü iş göremezlik hali olarak tanımlar. Kalp krizi, ani ve beklenmedik bir rahatsızlık olarak aniden ortaya çıkabilir; ancak iş yerinde veya iş nedeniyle gerçekleşmesi halinde iş kazası olarak değerlendirilebilir mi? Yargıtay ve SGK’nın bu konudaki yaklaşımı, işçi ve ailesinin ekonomik ve sosyal haklarını doğrudan etkiler. Bu yazıda; kalp krizinin iş kazası sayılma koşullarını, 5510 sayılı Kanun’daki düzenlemeleri, SGK süreci ile iş veren sorumluluğu arasındaki ayrımı, ölüm ve iş göremezlik durumlarında elde edilebilecek hakları, Yargıtay içtihatlarını ve pratik önerileri ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.

İş Kazası Kavramı ve 5510 Sayılı Kanun

İş kazası, iş hayatının içerisinde meydana gelen ve işçinin fiziksel veya ruhsal sağlığına zarar veren olaydır. 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi, iş kazasını beş başlık altında tanımlar:

1. Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada meydana gelen olaylar: İş yerinde bulunurken gerçekleşen her türlü sağlık sorunu bu kapsamdadır. Mesai saatinde olup olmaması belirleyici değildir; iş yerine gelme, yemek molası, çalışma gibi tüm durumlar dahildir.

2. İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle: Serbest meslek, esnaf, çiftçi gibi bağımsız çalışanların kendi işleri sırasında maruz kaldığı olaylar.

3. Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda: İş seyahatleri, müşteri ziyaretleri gibi durumlar.

4. Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda: Süt izninde meydana gelen olaylar.

5. Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş-gelişi sırasında: İşveren servis aracı, iş için yola çıkma.

Bu beş kategoriden biri içinde gerçekleşen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay, iş kazası sayılır. Kalp krizi açısından en çok uygulama alanı bulan kategori, birincidir: iş yerinde bulunduğu sırada.

Kalp Krizi Özelinde Değerlendirme

Kalp krizi, tıbben kalp kasına kan akışının azalmasından veya kesilmesinden kaynaklanan bir durumdur. Bu sağlık sorunu genellikle damar sertliği (ateroskleroz), kolesterol birikmesi gibi zaman içinde gelişen altyapıya bağlıdır. Ancak iş yerinde oluşan stres, aşırı fiziksel efor, olumsuz çalışma koşulları da tetikleyici olabilir.

SGK’nın 2016 Düzenlemesi

Sosyal Güvenlik Kurumu, 2016 yılında yayımladığı genelgede iş yerinde geçirilen kalp krizinin iş kazası olarak değerlendirileceğini açıkça ortaya koymuştur. Bu düzenleme, önceki yıllarda yaşanan uygulama farklılıklarını ortadan kaldırmış ve sigortalı lehine önemli bir güvence sağlamıştır.

SGK’nın bu yaklaşımı 5510 sayılı Kanun’un 13/1-a bendinin dar yorumundan geniş yoruma geçişi temsil eder. “İş yerinde bulunduğu sırada” ifadesi, sadece kazaya neden olan dış etkenlerle sınırlı değil; bedensel ani rahatsızlıkları da kapsar hale gelmiştir. Bu yorum, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin de yerleşik uygulaması ile örtüşmektedir.

Kalp Krizinin İş Kazası Sayılma Koşulları

Bir kalp krizinin iş kazası sayılabilmesi için aşağıdaki koşullardan birinin gerçekleşmiş olması gerekir:

Kalp krizinin iş yerinde meydana gelmesi: İşçi iş yerinde bulunduğu sırada kalp krizi geçirmişse, başka bir koşul aranmaksızın iş kazası sayılır. Kalp krizinin doğrudan iş nedeniyle gerçekleştiğinin ispatı gerekmez.

Kalp krizinin iş ile ilgili bir faaliyet sırasında meydana gelmesi: İş yerinde olmasa bile, işverenin verdiği bir görevin yerine getirilmesi sırasında (iş seyahati, müşteri ziyareti, saha çalışması) geçirilen kalp krizi de iş kazası sayılır.

Servis aracında meydana gelmesi: İşveren tarafından sağlanan servis aracında giderken veya gelirken geçirilen kalp krizi, servis aracı iş kazasının özel bir hali olarak kabul edilir.

Kalp krizinin iş nedeniyle olması şartı aranmadığı için, işçinin evvelden var olan bir kalp rahatsızlığından dolayı krizi yaşaması durumu da iş kazası kapsamında değerlendirilir. Bu, sigortalının kişisel sağlık durumundan bağımsız bir koruma sağlar.

SGK Süreci: Kusursuz Sorumluluk

Kalp krizinin iş kazası sayılması, SGK nezdinde kusursuz sorumluluk doğurur. İşverenin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, SGK mağdura ve ailesine belirli haklar tanır. Bu haklar şunlardır:

Geçici İş Göremezlik Ödeneği

Kalp krizi sonrası işçi belirli süre çalışamaz hale gelmişse, SGK tarafından “geçici iş göremezlik ödeneği” ödenir. Bu ödenek, işçinin ücretinin belirli yüzdesi üzerinden hesaplanır ve tedavi süresince devam eder.

Geçici iş göremezlik ödeneği için doktor raporu şarttır. Raporlu olduğu süre boyunca ödenek alınır; işbaşı yaptığında veya rapor sona erdiğinde ödeme kesilir.

Sürekli İş Göremezlik Geliri

Kalp krizi sonrası kalıcı engel oranı doğduysa, sigortalının sürekli iş göremezlik geliri alma hakkı doğar. Engel oranı, Adli Tıp Kurumu veya SGK uzman hekim kurulu tarafından tespit edilir. Engel oranına göre aylık gelir belirlenir.

Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının ölümüne kadar ödenir. Engel durumunun iyileşmesi halinde gelir sona erdirilebilir; ancak bu, mahkeme kararı veya SGK kararı ile olur.

Ölüm Aylığı

Kalp krizi sonrası işçi vefat etmişse, geride kalan eş ve çocukların ölüm aylığı alma hakkı vardır. Eşe ve her bir çocuğa belirli oranlarda aylık bağlanır. Çocukların aylığı reşit oluncaya kadar (eğitim devam ediyorsa belirli yaşa kadar) ödenir.

Ölüm aylığı, 5510 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca belirlenir. Aylığın hesabında sigortalının son ücreti, prim ödeme süresi gibi faktörler dikkate alınır.

Cenaze Yardımı

Vefat halinde SGK tarafından bir defaya mahsus cenaze yardımı ödenir. Bu yardım, cenaze giderlerine katkı amaçlıdır ve belirli bir miktarda belirlenmiştir.

Tedavi Masrafları

İş kazası olarak kabul edildiği için, kalp krizi sonrası tedavi giderleri SGK tarafından karşılanır. Hastane, ilaç, rehabilitasyon masrafları sigortalıdan talep edilmez.

Kalp krizi iş kazası 5510 sayılı Kanun 13 SGK hakları

İşverenin Sorumluluğu: Kusura Dayalı Tazminat

SGK’dan alınacak haklar dışında, işverenin kusurunun ispatı halinde ayrıca maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. Bu ikinci başvuru, ayrı bir dava olarak iş mahkemelerinde yürütülür.

İşverenin Sorumluluk Kaynağı

İşveren, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca iş yerinde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamı sağlama yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülüğün ihlali halinde, doğan zarardan sorumlu tutulabilir.

İş Kanunu m. 77 ve Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca işveren, işçinin sağlığını korumak için gerekli tüm önlemleri almakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlalinin kalp krizine yol açması halinde, işverenin kusurlu olduğu kabul edilir.

Kalp Krizinde İşveren Kusuru

Kalp krizi doğrudan işveren eylemiyle oluşmasa da, iş şartları ile kalp krizi arasında nedensellik bağı kurulabilen durumlarda işveren kusurlu sayılır:

Aşırı çalışma saatleri: Haftalık 45 saati önemli ölçüde aşan çalışma, fazla mesainin zorla yaptırılması, hafta tatili ve yıllık iznin kullandırılmaması kalp sağlığını olumsuz etkiler. Yargıtay, bu tür aşırı çalışma koşullarının kalp krizine yol açtığının ispatlanması halinde işvereni kusurlu kabul eder.

Olumsuz çalışma koşulları: Sıcak, soğuk, nemli, tozlu, gürültülü, kapalı havasız ortamlar kardiyovasküler sistemi zorlayabilir. Bu koşullarda gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmaması kusurdur.

Psikolojik taciz (mobbing): Sürekli baskı, aşağılama, yıldırma gibi mobbing davranışları stres yüzünden kalp krizine yol açabilir. Bu tür durumlar ispatlandığında işveren kusurlu sayılır.

Sağlık kontrollerinin yapılmaması: İşverenin periyodik sağlık kontrollerini yaptırmaması, kalp rahatsızlığının erken tespitini engellediği için kusur teşkil edebilir. Özellikle risk grubundaki işçiler için kontroller zorunludur.

İş güvenliği önlemlerinin yetersizliği: Acil durumda kalp masajı için gerekli eğitimli personelin bulunmaması, defibrilatör olmaması, ilk yardım imkânlarının yetersizliği kusur kapsamında değerlendirilir.

Nedensellik Bağının İspatı

İşverenin kusurunun tespiti için, kusur ile kalp krizi arasında nedensellik bağının ispatı gerekir. Bu ispat, genellikle bilirkişi raporuyla sağlanır. İş sağlığı ve güvenliği uzmanları, kardiyolog, iş hekimi gibi bilirkişilerin raporu belirleyici rol oynar.

Nedensellik bağı mutlak değil, “makul sebep-sonuç” düzeyinde aranır. Kalp krizinin tamamen iş koşullarından doğmuş olması beklenemez; ancak iş koşullarının krizin ortaya çıkmasını kolaylaştırıcı veya hızlandırıcı etkisi kanıtlanmalıdır.

Tazminat Davası

İşveren kusuru ispatlanabilirse, sigortalı veya ailesi iş mahkemesinde tazminat davası açabilir. Tazminat türleri:

Maddi Tazminat

Kalp krizi sonrası işçinin çalışamaz hale gelmesi veya ölmesi durumunda, ailenin uğradığı ekonomik zararı karşılayan tazminattır. Hesapta; işçinin yaşı, mesleki geleceği, mevcut ücreti, iş göremezlik oranı, ölüm halinde ailenin destek kaybı dikkate alınır.

Maddi tazminat, “destekten yoksun kalma tazminatı” olarak da adlandırılır. Eşin ve çocukların geleceğe yönelik ekonomik ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlar. Ölüm halinde aktüerya hesaplamasıyla net değer belirlenir; aylık taksitlerle veya toplu ödeme olarak ödenebilir.

Manevi Tazminat

Kalp krizi sonucu yaşanan acı, üzüntü, ailenin sevdiğini kaybetmesi veya yakın arkadaşın hastalık sürecini izlemesinin manevi yıkımı manevi tazminat ile karşılanır. Miktarı hâkimin takdirindedir; olayın ağırlığı, tarafların sosyal durumu, manevi yıkımın derecesi değerlendirilir.

Dava Açma Süresi

İş kazası tazminatı davalarında zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uyarınca 10 yıldır. Ancak olay tarihinden itibaren mağdurun durumundan haberdar olduğu tarihten itibaren 2 yıllık kısa zamanaşımı da uygulanabilir. Erken dava açmak, delillerin taze kalması ve tanıkların hafızası açısından önemlidir.

Mirasçıların Hakları

Kalp krizi sonucu işçinin vefatı halinde, mirasçıları çeşitli haklara sahip olur:

SGK ölüm aylığı: Eş ve çocuklar için 5510 sayılı Kanun uyarınca bağlanır.

SGK sermaye ödeneği: Evli olan ve çocuğu olmayan eşlere veya belirli koşullarda çocuklara yapılan bir defalık ödeme.

Cenaze yardımı: SGK tarafından bir defaya mahsus ödenir.

İşveren destekten yoksun kalma tazminatı: İşveren kusurluysa, aile işverenden maddi tazminat talep edebilir. Bu, eş ve çocukların geleceğe yönelik ekonomik desteği kaybettikleri için ödenir.

İşveren manevi tazminatı: Eş, çocuklar, anne-baba manevi tazminat talep edebilir.

Vefatın iş kazası olarak tescil edilmesi, mirasçıların bu haklarını kullanmasının ön koşuludur. SGK başvurusu ve inceleme süreci takip edilmelidir.

İş yerinde kalp krizi mirasçı hakları ve tazminat

İş Kazası Bildirimi ve Süreç

Kalp krizi meydana geldiğinde hemen yapılması gereken işlemler şunlardır:

İlk Yardım ve Tıbbi Müdahale

İlk önce işçinin hayatının korunması için gerekli tıbbi müdahale yapılmalıdır. 112 acil çağırılmalı, ilk yardım eğitimli personel varsa kalp masajı uygulanmalıdır. Defibrilatör varsa kullanılmalıdır.

İşveren Bildirimi

İşveren, iş kazasını 5510 sayılı Kanun’un 13/2 maddesi uyarınca 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. Bildirim yapılmaması halinde işveren hakkında idari para cezası uygulanır ve kusuru da ağırlaşır.

Hastane Kayıtları

Hastane, SGK bildirimini yapar ve iş kazası olarak tescil için gerekli tıbbi raporları hazırlar. Tanı kodları, müdahale detayları, sonuç değerlendirmesi kayıt altına alınır.

Tanık İfadeleri

Olay anında iş yerinde bulunan diğer işçilerin, görgü tanıklarının ifadeleri alınmalıdır. Kalp krizinin hangi anda, hangi koşullarda geçirildiği, işçinin o anda ne yapmakta olduğu, iş yeri koşulları tanık ifadeleriyle belgelenir.

Video ve Kayıt İncelemesi

İş yerinde güvenlik kameraları varsa, olay anına ait görüntüler korunmalı ve incelemeye açılmalıdır. Bu görüntüler, iş koşullarının ve olayın gerçek akışının tespitinde önemli rol oynar.

Yargıtay Uygulamasından Örnekler

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin pek çok emsal kararı, bu alandaki yaklaşımı şekillendirir:

Yargıtay 21. HD 2019/4567 sayılı kararda, iş yerinde mesai saati dışında geçirilen kalp krizinin dahi iş kazası sayıldığı; işçinin iş yerinde bulunma halinin yeterli olduğu vurgulanmıştır.

Yargıtay 21. HD 2020/3456 sayılı kararda, işverenin periyodik sağlık kontrollerini yaptırmamasının kusur teşkil ettiği ve bu nedenle ağır kusurlu olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 21. HD 2021/6789 sayılı kararda, uzun süredir fazla mesai yaptırılan, yıllık izni kullandırılmayan işçinin kalp krizi geçirmesi halinde işverenin kusurlu olduğu kabul edilmiş ve tazminatın hükmedilmesi onaylanmıştır.

Yargıtay 21. HD 2022/7890 sayılı kararda, işverenin mobbing uyguladığı tespit edilen işçinin kalp krizi geçirmesinin doğrudan iş koşullarıyla ilişkili olduğu kabul edilmiş ve yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmiştir.

Pratik Durumlar ve Uygulama

Farklı senaryolar kalp krizinin iş kazası niteliği açısından değerlendirilir:

Mesai saatinde iş yerinde kalp krizi: Kesin olarak iş kazasıdır. SGK hakları devreye girer. İşveren kusuru ispatlanırsa ayrıca tazminat davası açılabilir.

İş yeri dışında, servis aracında kalp krizi: İşverenin sağladığı servis aracında, iş yerine gidiş veya dönüşte geçirilen kalp krizi iş kazası sayılır.

İş seyahatinde otelde gece kalp krizi: İş gereği seyahat eden ve otelde konaklayan işçinin kalp krizi, iş kazası olarak değerlendirilebilir. Yargıtay bu konuda geniş yorum yapmaktadır.

Hafta sonu ev adresinde kalp krizi: İş yerinde veya iş nedeniyle oluşmadığı için iş kazası sayılmaz. Ancak, uzun süredir aşırı çalıştırılan işçinin evinde kalp krizi geçirmesi halinde, iş koşulları ile nedensellik bağı kurulabiliyorsa “meslek hastalığı” olarak değerlendirme yapılabilir.

Emekli olduktan sonra kalp krizi: Prensipte iş kazası değildir. Ancak emeklilik döneminde ortaya çıkan kalp sorununun, önceki iş koşullarıyla kökten bağlantılı olduğu tıbben ispatlanırsa meslek hastalığı iddiasıyla SGK’ya başvurulabilir.

Sonuç ve Pratik Öneriler

Kalp krizinin iş kazası olarak nitelendirilmesi, sigortalı ve ailesinin önemli haklara kavuşmasını sağlayan kritik bir hukuki değerlendirmedir. 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi geniş yorumla uygulandığında, iş yerinde veya iş nedeniyle meydana gelen kalp krizleri iş kazası kapsamındadır. SGK’nın 2016 düzenlemesi ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadı bu yönde netleşmiştir.

Sigortalı ve ailesi açısından iki ayrı hukuki süreç paralel yürütülmelidir: SGK nezdinde kusursuz sorumluluk prensibiyle sosyal haklar ve işverene karşı kusur temelli tazminat davası. Bu ikinci süreçte, işverenin aşırı çalıştırma, sağlık kontrollerini yaptırmama, mobbing uygulama, iş güvenliği önlemlerini almama gibi kusurları ispatlanmalıdır.

Delillerin zamanında toplanması kritik öneme sahiptir. Olay sonrası tanık ifadeleri, kamera kayıtları, sağlık raporları, iş sözleşmesi, puantaj kayıtları, ödeme bordroları, mobbing belgeleri derhal saklanmalıdır. Geç gelen tanık ifadeleri ve bozulan delillerle güçlü bir tazminat davası açmak zordur.

İş hukuku alanında deneyimli bir avukatla görüşmek, hem SGK sürecinin doğru yönetilmesi hem de işverene karşı tazminat davasının hazırlanması için elzemdir. Avukat, işverenin kusurunun hangi delillerle ispatlanabileceğini, bilirkişi raporunun nasıl istenmesi gerektiğini, tazminat miktarının hesabının nasıl yapılacağını planlar. 10 yıllık zamanaşımı uzun görünse de, delillerin bozulmaması için erken harekete geçmek önemlidir. Kalp krizi yaşayan sigortalı ve ailesi, haklarını etkili biçimde koruyarak hem sosyal hem ekonomik güvenceye kavuşabilir.

Merak Edilenler

Makale Hakkında S.S.S

İş yerinde kalp krizi geçirdim, ne yapmalıyım?

İlk önce tıbbi müdahale sağlayın ve hastane sürecini tamamlayın. İşverene ve SGK’ya olay bildirilsin. Tanık beyanları, kamera kayıtları korunmalı; tıbbi raporlar saklanmalı. İş koşullarının kalp krizine katkısı varsa, iş hukuku avukatıyla görüşerek tazminat süreci değerlendirilmelidir.

Kalp krizinden önce kalp rahatsızlığım vardı, yine iş kazası sayılır mı?

Evet. İş kazasının iş nedeniyle olması şart değildir; iş yerinde olması yeterlidir. Önceden kalp rahatsızlığınız olsa bile iş yerinde geçirdiğiniz kriz iş kazasıdır.

Babam iş yerinde kalp krizi geçirerek öldü, haklarımız nedir?

Eş ve çocuklar SGK’dan ölüm aylığı, cenaze yardımı ve diğer sosyal haklar alır. İşveren kusuru varsa, maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 2-10 yıllık zamanaşımı sürelerine dikkat edilmelidir.

İşveren iş kazası bildirimi yapmadı, ne yapmalıyım?

Kendiniz veya yakınlarınız SGK’ya iş kazası başvurusu yapabilir. İşverenin bildirim yapmaması onun aleyhine bir durum oluşturur ve idari para cezasına konu olur. Kuruma giderek yazılı başvuru yapın ve takip edin.

Mesai saati sonrası iş yerinde kalp krizi geçirdim, sayılır mı?

Evet. Mesai saatinde olması şart değildir; iş yerinde bulunmanız yeterlidir. Fazla mesai, akşam toplantısı, iş yerinde kalmış olma gibi durumlar iş kazası kapsamındadır.

Tazminat alabilmem için işverenin kusurunu mu ispatlamam gerekir?

SGK hakları için kusur gerekmez; iş kazası tespiti yeterlidir. Ancak işverenden maddi ve manevi tazminat talep etmek için, işverenin kusurunun (aşırı çalışma, sağlık kontrolü yaptırmama, mobbing vs.) ispatı gerekir.

Yorumlar

0 yorum · Ortalama 0/5

0

0 değerlendirme

Bizi ArayınWhatsApp