Anlaşmalı Boşanmada Hakim Ne Sorar? Duruşma Rehberi (2026)

Anlaşmalı boşanma duruşmasında hâkim, TMK m. 166/3 uyarınca tarafları bizzat dinleyerek boşanma iradesinin özgürce oluşup oluşmadığını araştırır. Hâkimin sorduğu sorular; kimlik kontrolü, boşanma iradesi, protokol onayı, yoksulluk ve iştirak nafakası, velayet düzeni, kişisel ilişki saatleri, mal paylaşımı ve tazminat başlıklarını kapsar. Duruşmaya hazırlık, cevaplar arasında çelişki çıkmaması ve protokolün net biçimde hazırlanması davanın tek celsede tamamlanması için belirleyicidir. Eşlerden birinin vazgeçmesi veya cevapların çelişkili olması dava çekişmeliye dönüşebilir.

Av. Aydın Aytuğ

Av. Aydın Aytuğ

Kurucu Avukat

17 Nisan 2026Güncelleme: 17 Mayıs 202612 dk okuma
Anlaşmalı Boşanmada Hakim Ne Sorar? Duruşma Rehberi (2026)

Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma kararı üzerinde mutabakata vararak mahkemeye ortak iradeleriyle başvurdukları bir boşanma türüdür. Süreç, çekişmeli davalara göre çok daha hızlı ve az çatışmalı biçimde tamamlanır. Ancak duruşma aşamasında hâkim, tarafları tek tek dinleyerek iradelerinin özgürce oluşup oluşmadığını araştırır. Bu nedenle anlaşmalı boşanmada hâkim ne sorar sorusu hem süreci merak eden hem de kendilerini duruşmaya hazırlamak isteyen eşler için kritik önem taşır.

Türk Medeni Kanunu'nun 166/3 hükmü, anlaşmalı boşanmanın şartlarını açıkça düzenlemiştir. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi ve hâkimin tarafları bizzat dinlemesi zorunludur. Dolayısıyla anlaşmalı boşanmada duruşma, sürecin en belirleyici aşamasıdır. Hâkim sorularıyla protokolün her maddesini inceler ve tarafların bu maddeleri özgür iradeyle kabul edip etmediğini doğrular. Bu makalede hâkim sorularının hangi konuları kapsadığı, duruşmanın nasıl ilerlediği ve tarafların hangi cevapları vermesi gerektiği ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Anlaşmalı Boşanmanın Yasal Şartları (TMK m. 166/3)

Anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesi için TMK m. 166/3 uyarınca üç temel şart aranır. Bu şartların gerçekleşmediği davalarda anlaşmalı boşanma hükmü kurulamaz. Hâkim duruşmada öncelikle bu şartların varlığını araştırır ve eksik şart bulunduğu takdirde davanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesi gündeme gelir.

  • Evlilik süresi: Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bu süre, tanık beyanı veya nüfus kayıtlarıyla ispatlanır.

  • Ortak irade: Eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi gerekir.

  • Hâkim huzurunda dinlenme: Hâkim tarafları bizzat dinler ve iradelerinin özgürce oluştuğunu tespit eder.

  • Protokol: Tarafların boşanmanın mali ve velayete ilişkin sonuçları konusunda yazılı bir protokol imzalamış olmaları gerekir.

Bu şartlardan herhangi birinin eksik kalması durumunda hâkim, anlaşmalı boşanma hükmü kuramaz. Özellikle duruşmada yapılan beyanların birbiriyle çelişmesi ya da bir tarafın iradesinin baskı altında oluştuğunun anlaşılması sürecin çekişmeli boşanmaya dönüşmesine yol açar. Dolayısıyla anlaşmalı boşanmada duruşmaya hazırlık, dikkatle yürütülmesi gereken bir süreçtir.

Duruşma Öncesi Hazırlık

Anlaşmalı boşanma duruşmasına katılacak eşlerin, duruşma öncesinde dosyayı kapsamlı biçimde incelemesi gerekir. Protokolde yer alan her madde bilinçli olarak kabul edilmelidir. Aksi hâlde duruşmada verilecek cevaplar arasında çelişkiler ortaya çıkabilir. Bu çelişkiler, hâkimin anlaşmalı boşanma hükmü kurmaktan vazgeçmesine yol açabilir.

Protokolün avukat denetiminde hazırlanması, tarafların haklarını koruyacak biçimde düzenlenmiş olması açısından önemlidir. Nafaka miktarları, velayet düzeni, kişisel ilişki saatleri, mal paylaşımı ve tazminat konuları net biçimde yazılmalıdır. Ayrıca her iki eşin protokolde belirtilen hususları duruşmada hâkime açıklayabilecek düzeyde bilmesi büyük önem taşır. Bu hazırlık, duruşmanın tek celsede tamamlanmasını sağlar.

Duruşmanın Başlaması ve Kimlik Kontrolü

Anlaşmalı boşanma duruşması, tarafların salona alınması ve kimlik kontrolü ile başlar. Hâkim öncelikle tarafların kimlik bilgilerini sorar ve nüfus cüzdanlarını inceler. Bu aşamada eşlerin adı, soyadı, doğum tarihi ve evlilik tarihi gibi bilgiler teyit edilir. Ayrıca tarafların mesleği ve adresi de kayda geçirilir. Bu temel bilgiler, mahkeme kararının oluşturulmasında esas alınır.

Kimlik kontrolünün ardından hâkim, tarafları duruşma salonunda ayrı ayrı veya birlikte dinlemeyi tercih edebilir. Ancak bir baskı ihtimali sezildiğinde hâkim, eşleri ayrı ayrı dinleme yolunu tercih eder. Bu uygulama, özellikle aile içi şiddet iddialarının bulunduğu ya da bir tarafın diğerinin etkisi altında kaldığı izlenimi veren dosyalarda belirleyici olur.

Boşanma İradesine Yönelik Sorular

Anlaşmalı boşanma duruşmasında hakim soruları ve protokol

Hâkim, duruşmanın ilk aşamasında tarafların boşanma iradesini sorgular. Bu aşamada sorulan sorular genellikle şu biçimde şekillenir: "Eşinizden boşanmak istediğinize dair kararınızda kararlı mısınız?", "Boşanma iradenizi özgür iradenizle mi verdiniz?", "Baskı, tehdit veya yanıltma altında bulunuyor musunuz?". Tarafların bu sorulara açık ve net biçimde olumlu cevap vermesi gerekir.

Tereddütlü ya da çelişkili cevaplar, hâkimin anlaşmalı boşanma hükmü kurmaktan kaçınmasına yol açabilir. Örneğin "bilmiyorum", "eşim istiyor" ya da "kabul etmek zorundayım" gibi ifadeler iradenin özgür olmadığı izlenimi yaratır. Bu durumda hâkim, davayı çekişmeli boşanmaya dönüştürebilir veya duruşmayı ertelemek suretiyle taraflara yeniden değerlendirme imkânı sunabilir.

Protokolün Okunması ve Onayı

Hâkim, boşanma iradesini teyit ettikten sonra anlaşmalı boşanma protokolüne geçer. Protokol genellikle duruşmada yüksek sesle okunur ya da hâkim maddelerin özünü aktararak tarafların bilgi sahibi olup olmadığını kontrol eder. Bu aşamada hâkim, protokolün her maddesini ayrı ayrı onaylatır. Eşlere tek tek "protokolün bu maddesini kabul ediyor musunuz?" sorusu yöneltilir.

Protokol maddelerinin hâkimin kamu düzenine, çocukların üstün yararına veya hukuki düzenlemelere aykırı bulması hâlinde, değişiklik önerisi gündeme gelebilir. Hâkim protokolde belirli bir hükmün değiştirilmesini önerebilir. Tarafların bu değişikliği kabul etmesi hâlinde duruşma tutanağına geçirilir. Kabul edilmemesi durumunda ise dava çekişmeli boşanmaya dönüşebilir.

Nafakaya İlişkin Sorular

Nafaka konusu, anlaşmalı boşanma protokolünün en önemli başlıklarından biridir. Hâkim, duruşmada tarafların nafakaya ilişkin mutabakatlarını ayrıntılı biçimde sorgular. "Eşinizden yoksulluk nafakası talep ediyor musunuz?", "Tarafların birbirinden nafaka talep etmediğine dair beyan ediyor musunuz?", "Çocuk için iştirak nafakası miktarı konusunda anlaştınız mı?" gibi sorular bu aşamada yöneltilir.

Nafakadan feragat edilmiş ise hâkim bu feragatin iradi olarak yapıldığını doğrular. Feragatin baskı altında yapıldığı izlenimi verirse hâkim, tarafları tek tek dinleyerek ayrıntılı açıklama ister. Ayrıca iştirak nafakası söz konusu olduğunda hâkim, nafakanın miktarını çocuğun ihtiyaçlarına ve ödeyecek ebeveynin mali gücüne göre değerlendirir. Gerekli gördüğünde miktarın artırılmasını önerebilir.

Velayete İlişkin Sorular

Çocuklu ailelerin anlaşmalı boşanma davalarında velayet, en hassas konulardan biridir. Hâkim, velayetin hangi ebeveyne verileceği ve kişisel ilişki düzeninin nasıl kurulduğu konusunda ayrıntılı sorular sorar. Bu aşamada "çocuğun velayetinin size verilmesini kabul ediyor musunuz?", "diğer ebeveynin çocukla görüşme günleri konusunda anlaştınız mı?", "özel günlerde velayet düzeni nasıl olacak?" gibi sorular yöneltilir.

Hâkim velayet kararını verirken çocuğun üstün yararını temel ölçüt olarak kabul eder. Protokolde belirlenen velayet düzeninin çocuğun yararına aykırı olduğu izlenimi verirse hâkim, düzenlemenin değiştirilmesini talep edebilir. Ayrıca sekiz yaşın üzerindeki çocukların duruşmada dinlenmesi gündeme gelebilir. Bu dinleme, velayet kararının şekillenmesinde belirleyici bir rol oynar.

Mal Paylaşımına İlişkin Sorular

Mal paylaşımı, tarafların evlilik süresince edindikleri malvarlığının nasıl paylaşılacağına ilişkin düzenlemeleri kapsar. Hâkim, protokolde yer alan mal paylaşımı hükümlerini tek tek onaylatır. "Protokolde belirtilen mal paylaşımını kabul ediyor musunuz?", "Ortak taşınmazların devri konusunda anlaştınız mı?", "Ziynet eşyalarına ilişkin bir talebiniz var mı?" gibi sorular yöneltilir.

Mal rejimi tasfiyesi anlaşmalı boşanma protokolünde açıkça düzenlenmemişse hâkim bu konunun açıklığa kavuşturulmasını ister. Protokolde yer alan malvarlığı devirleri, tapu müdürlüğü gibi resmi kurumlarda işlem yapılmasını gerektirir. Dolayısıyla protokolde devir şekli, süresi ve koşulları ayrıntılı biçimde belirtilmelidir. Belirsiz ifadeler, ileride uyuşmazlıklara yol açabilir.

Tazminata İlişkin Sorular

Maddi ve manevi tazminat talepleri, boşanma davasında kusur dağılımına göre değerlendirilir. Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar, tazminat konusunda karşılıklı irade beyanında bulunur. Hâkim bu aşamada "maddi tazminat talep ediyor musunuz?", "manevi tazminat talebinizden feragat ediyor musunuz?", "tazminat miktarı ve ödeme şekli konusunda mutabık mısınız?" gibi sorular yöneltir.

Tazminattan feragat edilmesi durumunda hâkim, bu feragatin iradi olarak yapıldığını doğrular. Ayrıca ödenecek tazminatın miktarı ve ödeme şekli de ayrıntılı biçimde sorulur. Toplu ödeme mi yapılacağı yoksa taksitle mi ödeneceği, ödemelerin hangi tarihlerde gerçekleştirileceği protokolde açıkça belirtilmelidir. Bu netlik, ileride yaşanabilecek ihtilaflarının önüne geçer.

Kişisel İlişki Düzenine İlişkin Sorular

Çocuklu boşanmalarda kişisel ilişki düzeni, velayet dışı kalan ebeveynin çocukla görüşme haklarını belirler. Hâkim, kişisel ilişki gün ve saatlerinin protokolde açıkça yer almasını ister. "Çocukla görüşme günleri nelerdir?", "Okul tatillerinde velayet düzeni nasıl olacak?", "Dini ve milli bayramlarda hangi ebeveynde kalacak?" gibi sorular bu aşamada yöneltilir.

Kişisel ilişki düzeninin esnek ve çocuğun yararına uygun biçimde kurulması, duruşmanın olumlu sonuçlanmasına katkı sağlar. Hâkim, bu düzenin hem çocuğun okul hayatını aksatmayacak hem de ebeveynler arasında çatışma çıkarmayacak biçimde planlanmış olmasını tercih eder. Ayrıca çocuğun yaşına uygun düzenlemelerin yapılmış olması da önemli bir kriterdir.

Hâkimin Protokolde Değişiklik Talep Etmesi

Anlaşmalı boşanma protokolünde hakimin değerlendirmesi

Hâkim, anlaşmalı boşanma protokolünde gerekli gördüğü değişiklikleri talep edebilir. Bu değişiklikler genellikle çocukların üstün yararı, kamu düzeni veya tarafların haklarının korunması amacıyla yapılır. Örneğin iştirak nafakası miktarının düşük olduğu, kişisel ilişki düzeninin uygulanamaz olduğu ya da mal paylaşımının dengesiz olduğu tespit edildiğinde hâkim değişiklik önerir.

Tarafların bu değişikliği kabul etmesi durumunda duruşma tutanağına yeni hükümler eklenir. Değişikliğin reddedilmesi halinde ise hâkim anlaşmalı boşanma hükmü kuramaz ve dava çekişmeli boşanmaya dönüşebilir. Bu nedenle protokolün hazırlanması sırasında olası değişiklik taleplerinin öngörülmesi ve alternatif çözümlerin düşünülmesi stratejik açıdan önemlidir.

Duruşma Sırasında Vazgeçme

Eşlerden biri anlaşmalı boşanma duruşmasında karar değiştirerek boşanmaktan vazgeçebilir. Bu durumda hâkim, anlaşmalı boşanma hükmü kuramaz. Davacı eş çekişmeli boşanma sebeplerini ileri sürerek yargılamaya devam edebilir veya davasından feragat edebilir. Duruşma sırasında vazgeçme beyanının nasıl değerlendirileceği, protokolde belirlenen hakların nasıl etkileneceği önemli bir konudur.

Protokolde yer alan mal paylaşımı, nafaka ve tazminat hükümleri, anlaşmalı boşanma hükmünün kurulamaması hâlinde bağlayıcılığını yitirir. Dolayısıyla duruşmada vazgeçen taraf, önceki protokolle bağlı tutulamaz. Ancak bu durum, taraflar arasında ileride yaşanacak yeni davalarda önceki protokolün bağımsız bir sözleşme olarak yorumlanmasına engel değildir. Bu nedenle duruşma sırasındaki vazgeçmenin hukuki sonuçları önceden değerlendirilmelidir.

Çocuk Sahibi Olmayan Eşlerde Duruşma Süreci

Çocuğu olmayan eşlerin anlaşmalı boşanma duruşması, çocuklu davalara göre daha kısa sürer. Velayet, iştirak nafakası ve kişisel ilişki düzeni gibi başlıklar bu davalarda gündem dışındadır. Hâkim genellikle boşanma iradesinin özgürce oluştuğunu, yoksulluk nafakası ve tazminat konularında mutabakatın bulunduğunu ve mal paylaşımının protokolde açıkça düzenlendiğini doğrular. Bu durumda duruşma tek celse ve kısa sürede tamamlanır.

Çocuk sahibi olmayan eşlerin anlaşmalı boşanma davaları, protokol hazırlık aşamasında da daha sade biçimde kaleme alınır. Ancak mal paylaşımının karmaşık olduğu durumlarda süreç yine titiz bir çalışma gerektirir. Özellikle taşınmaz devirleri, şirket hisseleri veya yurt dışındaki varlıklar söz konusu olduğunda protokol kapsamı genişler. Bu tür davalarda hâkim de protokolü daha ayrıntılı inceleyebilir.

Tarafların Duruşmaya Gelme Zorunluluğu

Anlaşmalı boşanma duruşmasına eşlerin bizzat katılması zorunludur. TMK m. 166/3 hükmü, hâkimin tarafları bizzat dinlemesini açıkça emretmektedir. Bu nedenle vekilin duruşmada hazır bulunması yeterli değildir. Eşlerden birinin mazeretsiz biçimde duruşmaya gelmemesi hâlinde, anlaşmalı boşanma hükmü kurulamaz.

Sağlık durumu, yurtdışında bulunma veya başka zorunlu sebeplerle duruşmaya gelemeyen eşler için istinabe yolu uygulanabilir. İstinabe, eşin bulunduğu yerdeki mahkemenin onu dinleyerek beyanlarını ana dosyaya göndermesi biçiminde yürür. Böylece fiziken uzak olan eşlerin de anlaşmalı boşanma sürecinden yararlanması mümkün olur. Ancak bu yol bile tarafların bizzat dinlenmesi kuralını geçersiz kılmaz; istinabe mahkemesi de aynı soruları yöneltir.

Vekille Temsil ve Duruşma

Anlaşmalı boşanma sürecinde vekile geniş yetkiler verilmesi yaygın bir uygulamadır. Bununla birlikte duruşmada tarafların bizzat bulunması zorunluluğu karşısında vekilin rolü sınırlıdır. Vekil, duruşma öncesinde dosyanın hazırlanması, protokolün kaleme alınması ve tarafların bilgilendirilmesi konularında aktif bir işlev üstlenir.

Duruşma sırasında vekil, müvekkilinin yanında bulunarak hâkimin sorularına verilecek cevaplara teknik destek sağlayabilir. Ancak yanıtları bizzat taraf vermek zorundadır. Vekilin müvekkil adına yanıt vermesi, anlaşmalı boşanmanın iradesini sorgulayıcı bir unsur olarak değerlendirilir. Bu nedenle eşlerin duruşmaya kendi ifadelerini açıklıkla verebilecek şekilde hazırlanması beklenir.

Sorular Arasındaki Çelişkiler

Hâkimin eşlere sorduğu sorulara verilen cevaplar arasında çelişki bulunması, anlaşmalı boşanma hükmünün kurulmasını engelleyebilir. Örneğin bir eş protokolde yer alan nafakadan feragati kabul ederken diğer eş nafaka talep ettiğini belirtirse, hâkim irade birliğinin oluşmadığını tespit eder. Bu durumda dava çekişmeli boşanmaya dönüşebilir.

Çelişkili beyanların engellenmesi için eşlerin duruşma öncesi bir araya gelerek protokolün her maddesini birlikte gözden geçirmesi önerilir. Ayrıca avukat, duruşma öncesi yapılan hazırlık toplantısında eşlere hâkimin yönelteceği muhtemel soruları ve bu sorulara verilecek cevapları aktarır. Böylece duruşmanın beklenmeyen bir sonuca ulaşması önlenir.

Duruşma Salonunda Davranış Kuralları

Anlaşmalı boşanma duruşmasında tarafların sergileyeceği davranışlar, süreç için belirleyici rol oynar. Hâkim, eşlerin duruşma salonunda birbirine karşı tutumunu da gözlemler. Karşılıklı saygılı bir iletişim, anlaşmanın özgür iradeyle yapıldığının bir göstergesi olarak değerlendirilir. Buna karşılık yüksek sesle tartışma, ağlama veya agresif tutum, hâkimin iradeyi sorgulamasına yol açabilir.

Ayrıca duruşma kıyafetine dikkat etmek, düzenli bir görünümle hazır bulunmak ve cep telefonunu kapatmak gibi protokol kuralları da süreci olumlu etkiler. Hâkim karşısında açık ve net cümleler kurmak, sorulara kısa ve tereddütsüz cevaplar vermek başarıyı artırır. Uzun açıklamalar yapmaktan ve protokol dışı konulara girmekten kaçınılmalıdır. Bu tutum, hâkime anlaşmanın sağlam temeller üzerine oturduğu izlenimini verir.

Duruşma Sonrası Süreç

Hâkim, anlaşmalı boşanma davasının sonunda boşanma kararını verir ve gerekçeli kararı yazar. Kararın verilmesiyle birlikte boşanma hükmü kurulmuş olur. Ancak kararın kesinleşmesi için tebliğ süreci tamamlanmalı ve istinaf süresinin geçmesi beklenmelidir. Taraflar karşılıklı olarak istinaf hakkından feragat ettiklerinde karar daha hızlı kesinleşir.

Kararın kesinleşmesinden sonra nüfus müdürlüğüne bildirim yapılır ve eşlerin medeni hâli "boşanmış" olarak değiştirilir. Ayrıca protokolde yer alan mal paylaşımı, nafaka ve tazminat hükümleri uygulanmaya başlar. Tapu devirleri, banka hesabı düzenlemeleri ve velayet kayıtları kesinleşen karara göre gerçekleştirilir. Dolayısıyla anlaşmalı boşanma sonrası pratik işlemler de titizlikle takip edilmelidir.

Duruşmada Kayıt ve Tutanak

Anlaşmalı boşanma duruşması sırasında eşlerin verdiği cevaplar tutanağa geçirilir. Katip, hâkimin sorularını ve tarafların cevaplarını yazılı hâle getirir. Duruşma sonunda tutanak eşler ve avukatlar tarafından imzalanır. Tutanaktaki beyanlar, gerekçeli kararın oluşturulmasında esas alınır. Dolayısıyla tutanağa geçirilen cevapların beyanla uyumlu olması büyük önem taşır.

Bazı mahkemelerde duruşmaların ses ve görüntü kaydı alınması uygulaması bulunur. Bu kayıtlar, sonradan ortaya çıkabilecek usul uyuşmazlıklarında başvurulan delillerdir. Duruşma kaydının alınmış olması, tarafların cevaplarının tartışmaya açık olmaması açısından güvence sağlar. Öte yandan kayıt olmayan duruşmalarda yalnızca yazılı tutanak esas alınır ve bu tutanak hukuki geçerlilik taşır.

Yabancı Eşlerin Anlaşmalı Boşanmada Durumu

Taraflardan birinin yabancı uyruklu olduğu anlaşmalı boşanma davalarında duruşma süreci farklı bir boyut kazanır. Türkçeyi yeterince anlamayan yabancı eş için yeminli tercüman bulundurulması zorunludur. Hâkimin sorularının tercüman aracılığıyla iletilmesi ve cevapların aynı yolla mahkemeye sunulması gerekir. Bu süreç, duruşma süresini bir miktar uzatsa da iradenin özgür biçimde ifade edilmesini güvence altına alır.

Yabancı eşin kararın tanınması ve tenfizi açısından kendi ülkesindeki yargı süreçleri de değerlendirilmelidir. Türk mahkemesinin verdiği anlaşmalı boşanma kararı, yabancı eşin ülkesinde tanınma ve tenfiz davalarıyla geçerlilik kazanır. Bazı ülkeler anlaşmalı boşanma kararlarını doğrudan tanırken, bazıları yerel mahkemenin onayını ister. Bu nedenle protokolde yer alan nafaka, velayet ve mal paylaşımı hükümlerinin uluslararası geçerliliği de hazırlık aşamasında düşünülmelidir.

Anlaşmalı Boşanmanın Çekişmeliye Dönüşme Koşulları

Anlaşmalı boşanma davasının çekişmeliye dönüşmesi, duruşma sırasında ortaya çıkan çeşitli koşullara bağlıdır. Taraflardan birinin duruşmada iradesini değiştirmesi, hâkim tarafından önerilen protokol değişikliğinin reddedilmesi ya da eşlerin cevaplarında çelişki bulunması bu koşulların başında gelir. Ayrıca eşlerden birinin duruşmaya gelmemesi de anlaşmalı boşanmanın çekişmeliye dönüşmesine yol açar.

Çekişmeliye dönüşen davada davacı, talebini değiştirerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini ileri sürebilir. Bu durumda dava yeniden kurulur ve delil aşaması başlar. Önceki anlaşmalı boşanma protokolü bağlayıcı olmaktan çıkar; ancak taraflar için içeriğin referans değeri taşıması söz konusu olabilir. Yargılamanın yeni seyri, eşlerin hukuki strateji değiştirmesini gerektirir.

Anlaşmalı Boşanmada Sıkça Yapılan Hatalar

Anlaşmalı boşanma sürecinde yaşanan hataların başında protokolün yüzeysel biçimde hazırlanması gelir. Nafaka miktarlarının belirsiz bırakılması, velayet düzeninin muğlak kalması, kişisel ilişki saatlerinin net ifade edilmemesi ileride uyuşmazlıklara yol açar. Bu nedenle protokolün her maddesinin açık ve uygulanabilir biçimde kaleme alınması gerekir.

İkinci hata tarafların duruşmaya yeterince hazırlanmamasıdır. Protokoldeki hükümleri tam olarak bilmeyen eşler hâkimin sorularına çelişkili cevaplar verebilir. Üçüncü hata ise anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan hükümlerin kamu düzenine aykırı nitelik taşımasıdır. Örneğin iştirak nafakasının fahiş biçimde düşük belirlenmesi, çocuğun üstün yararına aykırı sayılabilir. Bu durum hâkimin protokolde değişiklik talep etmesine yol açar.

Anlaşmalı boşanma duruşması, sürecin en kritik aşamasıdır. Hâkim sorularının kapsamı ve içeriği önceden bilindiğinde, taraflar hazırlıklı biçimde duruşmaya girebilir. Protokolün her maddesine hakim olmak, verilecek cevaplar arasında çelişki çıkmamasını sağlar. Böylece dava tek celsede sonuçlanır ve eşler hızlı bir şekilde hayatlarına devam edebilir. İzmir'de aile hukuku alanında faaliyet gösteren Avukat Aydın Aytuğ, aydinaytug.av.tr üzerinden sunduğu danışmanlık hizmetleriyle anlaşmalı boşanma davalarında protokol hazırlama, duruşmaya hazırlık ve hâkim sorularına uygun yanıt formülasyonu konularında danışanlarına kapsamlı hukuki destek sağlar.

Merak Edilenler

Makale Hakkında S.S.S

Anlaşmalı boşanmada hâkim hangi soruları sorar?

Hâkim boşanma iradesi, protokol onayı, nafaka, velayet, mal paylaşımı, tazminat ve kişisel ilişki düzenine ilişkin sorular yöneltir. Ayrıca iradenin özgürce oluşup oluşmadığını ve baskı bulunup bulunmadığını araştırır.

Duruşmada eşlerden biri gelmezse dava ne olur?

Anlaşmalı boşanma için hâkimin tarafları bizzat dinlemesi zorunludur. Mazeretsiz gelmeyen eşin bulunduğu durumda anlaşmalı boşanma hükmü kurulmaz. Sağlık veya yurt dışı gibi zorunlu sebeplerde istinabe yolu uygulanabilir.

Anlaşmalı boşanma kaç celsede biter?

Protokol eksiksiz ve taraflar hazırlıklı ise dava tek duruşmada sonuçlanabilir. Protokolde değişiklik önerisi veya çelişkili beyan durumunda duruşma ertelenebilir ya da dava çekişmeliye dönüşebilir.

Hâkim protokole itiraz edebilir mi?

Evet. Hâkim, protokolü çocuğun üstün yararı, kamu düzeni veya tarafların haklarının korunması açısından denetler. Uygun görmediği maddelerin değiştirilmesini talep edebilir.

Duruşmada avukat söz alabilir mi?

Avukat duruşmada müvekkili adına konuşabilir, ancak anlaşmalı boşanmada hâkimin sorularına cevap vermek tarafların bizzat yerine getirmesi gereken bir yükümlülüktür.

Evlilik bir yıldan kısa ise anlaşmalı boşanma mümkün mü?

Hayır. TMK m. 166/3 hükmü gereği evliliğin en az bir yıl sürmüş olması zorunludur. Bir yıldan kısa evliliklerde anlaşmalı boşanma hükmü kurulamaz.

Duruşmada eşlerden biri vazgeçerse ne olur?

Anlaşmalı boşanma hükmü kurulamaz. Davacı eş çekişmeli boşanma sebeplerini ileri sürerek yargılamaya devam edebilir veya davasından feragat edebilir.

Nafakadan feragat ettikten sonra tekrar talep edebilir miyim?

Hayır. Protokolde açıkça nafakadan feragat eden eş, yoksulluk nafakasını yeniden talep edemez. Ancak iştirak nafakası çocuğun yararı gereği yeniden dava konusu olabilir.

Çocuk duruşmada dinlenir mi?

Sekiz yaşın üzerindeki çocuklar velayet hakkında görüşleri alınmak üzere dinlenebilir. Ancak her davada zorunlu değildir; hâkim koşullara göre karar verir.

Yorumlar

0 yorum · Ortalama 0/5

0

0 değerlendirme

Bizi ArayınWhatsApp